♥♥♥

♥♥♥

25 Temmuz 2014 Cuma

SAÇ BOYAMA SORUNSALI-PÜF NOKTALAR

 Kadın olmak sürekli bir değişim içerisinde olmayı da gerektiriyor.Zira her geçen gün değişen moda, değişen modeller ve sürekli değişen ruh halimiz direk saçlarımıza yansıyor.

Örnek vereyim mi:

- Merve'nin (nedense hep Merve'dir o :))) saçını gördün mü aynısını ben de yapacağım!
- Benim adamın kaşı gözü oynuyor, değişiklik mi yapsam acaba? (o kaş göz hep oynar, ne yapsan nafile!)
- Aldatıldım!!! Nasıl olur, niye böyle oldu!!! Hooop kuaföre.
- SIKILDIM!!!...

Kadın ruh hali bu, saymakla biter mi? Bitmez. Bize düşen de sizlerin hayatını kolaylaştırmak!

    Kuaförlerde saç boyatmak için dünya para aldıklarını biliyorum.Elbette bir balyajı,röfleyi ya da gölgeyi evde kendi kendimize yapabilmek çok zor.Ama sevdiğimiz alıştğımız renkleri neden kendimiz uygulamayalım saçımıza? Hem hesaplı, hem de içine koyacağımız bakım yağları ile daha sağlıklı!



BOYADAN ÖNCE:

İLK KURAL : SAÇINIZDA RADİKAL DEĞİŞİKLİKLERİ EVDE DENEMEYİN!

     Evet, saçımızın iki-üç ton açık ve koyusunu evde denememekten bahsediyorum.Saç boyama konusunda tarih de yazsanız içindeki açıcı maddelerin ayarlamasını becerememek ve saça zarar vermek de var işin ucunda.Bu yüzden radikal değişiklikler için mutlaka bir uzman yardımı almalısınız.



İKİNCİ KURAL : AMONYAK İÇERİKLİ BOYALARI TERCİH ETMEYİN.

     Saç boyaları içerisindeki amonyak saç boyasındaki pigmentlerin saçta daha fazla süre kalması için vardır.Ama saç derisine verdiği zararlar malum.Zira bu işin menopoz dönemi var, saç kaybına uğramak var.Şimdi bir şey olmaz dediğiniz uygulama ileriki yaşlarda size zarar verebilir.Bu sebeple saç boyarken amonyak içermeyen boyalardan yana yapın tercihinizi.

ÜÇÜNCÜ KURAL : TEMİZ SAÇ DERİSİNE BOYA UYGULAMAYIN!

   Saç boyarken yıkanmamış kirli saçlarınız olmasına dikkat edin.Boya içerisindeki zararlı maddeler açık gözeneklerden deri altına sızarlar ve size zarar verebilirler.Yaptığınız bu hata size kızarıklık, yoğun kaşıntı ve pullanma olarak geri dönebilir.O sebeple kirli saça uygulamak daha mantıklıdır.Saç derisinin salgıladığı sebum boyaya karşı derinize koruyucu görevi görecektir.

DÖRDÜNCÜ KURAL : BOYA KALINTILARINA SAVAŞ AÇIN!

    Siyah, mavi siyah, kızıl ve kestane renkleri pigment olarak derinin sünger gibi çektiği renklerdir.Önceden önleminizi almazsanız çıkarmanız çok zor olacaktır.



    Bu sebepe saç boyamadan önce boyanın gelebilecek yerlerine (alın, şakaklar, çene kemiği başlangıcı, kulaklar ve ense) yoğun miktarda vazelin sürün.Vazelin şeffaf gibi görünse de esasen opak bir kremdir.Dolayısıyla boyayı cilde geçirmez.Vazelin sürdüğünüz takdirde  bulaşan yerleri pamukla kolaylıkla silebilirsiniz.Haresi kalsa da korkmayın şampuanla yıkarken kolaylıkla çıkacaktır.

BEŞİNCİ KURAL : KOYU RENK OJE KULLANIN!





    Şaka yapmıyorum! Boyaların içersinden çıkan eldivenler bazen yarık, adi ya da geçirgen olabilir.EĞER TIRNAKLARINIZDA OJE YOKSA BOYA KESİNLİKLE TIRNAK YÜZEYİNE GEÇER! Geçtiği takdirde tırnaklarınızı kolay kolay eski rengine döndüremezsiniz.Tırnak yüzeyi törpüsü ile törpülemeniz gerekir ki bu da tırnaklarınızı inceltir.O sebeple benim tavsiyem tırnaklarınıza koyu tonlu oje kullanmanız.Garanti veriyorum boyayı tırnaklarınıza kesinlikle geçirmeyecektir.

BOYA HAZIRLIĞI:

KURAL : SAÇ BOYANIZA ZEYTİNYAĞI, TATLI BADEM YAĞI VE TERCİHEN SAÇ BAKIM KREMİ KARIŞTIRIN.




    Hepimiz saçlarımızın boyadıktan sonra ışıl ışıl olmasını, boyanın verdiği sertliğin olmamasını, saçlarımızın yıpranmamasını isteriz.İşte saç boyanıza karıştıracağınız saf zeytinyağı, tatlı badem yağı ve azcık saç kremi hem boyanın saça daha çok yetmesini sağlar,saçlarınızı hem parlatır, hem de yumuşatır.

BOYA SONRASI :

KURAL : BOYA KALINTILARINI TEMİZLEYİN.

    Saç boyanızın nüfus edebileceği yerlere vazelin sürdüğünüz için artık temizlemek çok kolay!Nasıl mı?

*Yüz temizleme pamuğuna aseton dökerek boyaları kolaylıkla temizleyebilirsiniz.Dikkat! hassas ciltlerde bu uygulama kesinlikle yapılmamalıdır!
*Yüz temizleme toniği ya da jelini bebek yağı ile karıştırıp pamuk yardımıyla boya kalıntılarını temizleyebilirsiniz.
* Eğer bunlardan hiçbiri yok ise dolaptan hemen süt çıkarın, sütü toniğinizle de karıştırabilirsiniz.Süt de iyi bir temizleyicidir.

KURAL: SAÇINIZI SICAK SUYLA YIKAMAYIN!! YÜKSEK ISI İLE KURUTMAYIN!

    Saçınızı boyasanız da boyamasanız da aslında yapmanız gereken şey bu! Niye saç derimizi haşlayalım ki? Bununla birlikte SICAK SU İLE YIKAMA SAÇLARINIZIN DAHA ÇABUK YAĞLANMASINA SEBEP OLUR! Hele saçlarınız yağlı ise belki de saçınızdaki yağlanmanın en önemli sebebi bu!



    Sıcak su ile yıkama şampuanın ve saç kreminizin etkilerini de fazlasıyla azaltır.Bununla birlikte saçlarınızın mat görünmesine sebep olur.Denemesi bedava!

    Yüksek ısı ile saç kurutmak saçınızda yakındığınız pek çok şeyin sebebi:

Hemen söyleyelim:

-Kuruluk
-Matlık
-Aşırı yağlanma
-Saçların aniden sönmesi

    O sebeple soğuğa dönük ılık su ile yıkayın saçlarınızı.Kuruturken de soğuk ayarda kurutun.Merak etmeyin saçınızın kuruması için havaya ihtiyaç vardır.Bu havanın sıcak olmasına gerek yok:)

RENKLERİ MUHAFAZA ETME YÖNTEMLERİ:

     Gelelim en önemli konuya.Birinci kural elbette ki boyalı saçlar için koruyucu şampuan ve saç kremleri hatta türevlerini kullanmaktır.Eh onu da bütün bloglarda tavsiye olarak bulursunuz.Ben size daha canavarca yöntemlerle geleyim:)))

BİRİNCİ YÖNTEM : BOYAYI YAPTIĞINIZ HAFTA DİREKT SAÇ BAKIM YAĞLARI İÇEREN MASKELER YAPMAYIN.

     Evet bu doğru.Çünkü boya saçınıza daha yeni tutundu, bırakın alışsın saçınıza.Biberiye yağı vs. gibi birtakım yağların boya çözücü özellikleri vardır.Hazır saçınızı boyamışken ışıl ışıl saçlarınızın keyfini çıkarın.Yeni boyamış saçınıza yağ maskeleri, karışımlar uygularsanız küvette gördüğünüz renkten ben mesul değilim.İki hafta bekleyin:)

İKİNCİ YÖNTEM : KAKAO BAKIMI




    Eğer siz de benim gibi koyu renk saç müptelası iseniz bu bakım sizin için!Siyah ve kahveler bir süre sonra parlaklığını ve canlılığını yitiren renklerdir.Saçınızı boyadıktan bir iki hafta sonra saçlarınızın matlaştığından ve renginin canlılığını yitirdiğinden yakınıyorsanız çözüm kakaoda!


     Bir tatlı kaşığı kakaoyu elinize dökeceğiniz şampuanınız ile karıştırıp saçınızı ovalamaya başlayarak bir güzel yıkayın.Mekanizma harika çalışacak ve saç renginizin canlandığını ve saçlarınızın parladığını görürsünüz.Mis gibi çikolata kokmak da yanında eşantiyon benden söylemesi!

ÜÇÜNCÜ YÖNTEM : SAÇ BOYASI AKMASINA ELVEDA!

      ARTIK 8 HAFTA BOYUNCA SAÇ RENGİMİZİ KORUYABİLİRİZ!

   İlk kez bir blogda ismini duyuyorsunuz : Pantene Pro-V Boyalı Saçlar İçin Renk Sabitleyici Renk Konsantresi!


   Bu ürünle tanıştığım için gerçekten çok mutluyum.Duş esnasında yapabileceğiniz küçük bir işlem ile hem saç boyanızın akmasını önleyeceksiniz, hem de 8 haftaya kadar canlı renkler sizlerle olacak.

    NASA teknolojisi ile yapılan bu ürün boyalı saçlarda harika sonuçlar veriyor.Demek ki NASA sadece uzay araştırması yapmıyor, saçlara da el atıyor:)

    İnstagramdan sürekli olarak saç boyamın ne olduğunu soran oldu, elbette saç boyasının da etkisi var ama saçımdaki rengin bu kadar uzun süre canlı görünmesinin sebebi bu ürün kızlar.



   Miktar olarak minik bir ürün olsa da bana yetiyor.Ben ona küçük mucize diyorum.Duşta saçımı şampuanladıktan sonra suyunu sıkıp tüm saçıma uygulayıp 5 dakika bekletiyorum.Sonuç HARİKA!! Eskiden küvette mavi mavi suların aktığını gören ben, artık bu sularla çok çok az miktarda karşılaşıyorum!

  Yalnız şunu belirteyim ürün Gratis'te şuanda 3,00 TL ve ben bunu yazdıktan sonra eminim ki bitecek.Bebak, Rimmel 14 Gün Bakım Ojesi'nden sonra bu ürünü de bulamıyoruz serzenişlerini göreceğiz.Yalnız ürün 13.90 gibi bir fiyata satılacak, seri davranın!

Saç boyama yöntemlerine el attıktan sonra saç parlaklığı ile ilgili bir yazı daha hazırlayacağım, geri dönüşleriniz benim için çok önemli zira Nihanperi'yi daha güzel yerlere taşıyacak!.Keyifli okumalar sizlere..

Umarım memnun kalmışsınızdır yazıdan..

Sevgilerimle..

Nihan

   



24 Temmuz 2014 Perşembe

FARMASİ SKİN PERFECTION BALM BB KREM VE 5 İN 1 BB EYE CREAM YORUMLARI

Farmasi ten ürünlerine devam etmek istedim bugün ki yazmasak olmazdı!

BB kremler hayatımıza gireli nerdeyse 3,4 sene olacak.O kadar çok çeşit denedik ki, ve o kadar çok soru cevapladık ki bu konuda :)

BB kremler ile sivilce izlerini, güneş lekelerini ve cilt lekeleri ile cildimizdeki renk eşitsizliklerini tıpkı fondoten kullanıyormuşcasına hafifletebiliyoruz artık.



Peki Farmasi Skin Perfection All in One BB kremle neler yapabiliyoruz bir bakalım :



   Öncelikle içerikten bahsedelim ki kozmetik markalarının son dönemlerde ürünlerinde kullandığı Macademia özü ile tanışalım.Bu öz cildimizi gün içerisinde kurutmayacak şekilde nem vermeyi hedefliyor, dolayısıyla ciltte pütürlenme ve kuruma ile karşılaşmıyoruz.Ürün aynı zamanda B3 vitamini ile cildimizi destekleyerek doğal bir ışıltıya kavuşmamızı sağlıyor.İçeriğindeki yulaf özü de hem lekelere karşı savaş açıyor hem de cildimizi besliyor.


    İçerikte kolajen ve argan yağı ile karşılaşıyoruz ki bu da yoğun bir detox sağlıyor ve dolayısıyla antiaging etkisi var da diyebiliriz.

    Ürünün koruma bandını kaldırdığımda akışkan bir krem ile karşılaşacağımı düşünmüştüm ancak önyargım ürünü elime sıktığımda kırıldı.Çünkü yoğun bir krem yapısı ile karşılaştım ki bu da benim için güzel bir durum.Çünkü bugüne kadar su gibi akışkan hangi ürünü kullandıysam cildimde dalgalanmalar ve gün içinde gözle görülür parlamalar gözlemliyordum.

   Cildime uyguladığımda tek kötü yönü cilt tonuma çok açık düşmesi oldu.Ancak gün içinde gözlemlemem gerektiğinden aldırmadım ve uyguladım.Orta düzeyde kapatıcılık benim için yeterli olduğundan baktığım ilk etki kapatıcılık etkisi oldu.Cilt tonumu güzel bir şekilde eşitlediğini rahatlıkla söyleyebilirim.





    Ürünü kullandığımdan itibaren cildimde yumuşama hissettim arkadaşlar.Gerçekten bu macademia özü etkisi olmalı.Zira aynı içerik sık sık kullandığım Note Cosmetics Detox&Protect fondoteninde de mevcut ve kesinlikle kuruma, pullanma gibi sorunlar ile karşılaşmıyorum.Çizgilere dolma ve sürdüğüm andan itibaren cildimde dalgalanma da gözlemlemedim.Dediğim gibi tek sorun kremin renginin cildime açık düşmesi oldu.

   Unutmadan üründe 15 faktör güneş koruma özelliği olduğunu da söylemeliyim.

   Bunca cümleden sonra bu ürünü yeniden alır mısın diye soracak olursanız, ameliyat izlerim geçtiğinde kendi tonumu alırım derim.Tatmin edici olduğunu da güvenle söyleyebilirim.

**Unutmadan olgun ciltler aynı serisinin HYARÜLONİK ASİT içeren krem ve göz kremini kullanmalı!!

   TÜRK MARKASINDAN BB GÖZ ALTI KAPATICISI!!



    Aslında bu ürüne concealer muamelesi mi yapmalıyım yoksa göz altı kremi mi gerçekten bilemiyorum.Çünkü ismi eyecream olarak geçtiğinden sadece concealer özelliği olmadığını, aynı zamanda göz altımıza da bakım yaptığını iddia eden bir ürün var karşımızda.Üstelik BB etiketini de almış sırtına.Bu da renkleri daha iyi dengelediğini bizlere göstermek için.

    Ürünün yoğun bir kapatıcılığı var mı derseniz malesef kapatıcılığı değil güzel bir aydınlatma özelliği var derim.Çok mor halkalara sahip olan arkadaşlar bu üründen tatmin olmayacaklar.Ancak koyu halka sıkıntısı olmayan arkadaşlar bu ürünün verdiği aydınlatmadan memnun kalacaklardır.



   Aslında nemli aydınlatma demeliyim!Çünkü ürün pamuk gibi dağılıyor göz altınıza sanki bir göz kremi gibi.  ( doğru ya aslında ürün aynı zamanda göz kremi!) Göz altında kuruluk sorunundan yakınan ve koyuluk sorunu yaşamayan arkadaşlar bu ürünün verdiği nemlilikten memnun kalacaklardır.Merak etmeyin çizgilerde birikme gibi bir sorun yaşamadım.( ancak bu cümlemi yazarken göz altımda sadece katlanan yerlerde çizgi oluştuğunu söylemeliyim benim kaz ayağı ya da göz altında ince çizgi problemim yok şuanda)


    Sonuç olarak Türk menşeili  bir markanın değişik özelliklerde ürün üretmesi beni ziyadesiyle mutlu ediyor.

    Bu arada eklememiz gereken bir durum var; önceki Farmasi yazımda fondotende paraben içeriğine rastladığımı belirtmiştim.Firma tarafından yapılan geri dönüşte yeni sürüm ürünlerde paraben içeriği olmadığı belirtildi.Bilginize.

Herkese mutlu günler:)

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

Nihan

21 Temmuz 2014 Pazartesi

KOYU RENK OJELERİ SORUNSUZ ÇIKARMA TEKNİKLERİ

Merhabalar!

Kadınsal mevzularımızı kolaylaştırmak için önerilerimize devam ediyoruz.Bizi biz yapan şeylerden biri de kırmızı ya da bordo ojelerdir öyle değil mi? Peki bu sevdamız nereden geliyor?

Cevap? ÇOCUKLUĞUMUZDAN:)))

Hele ki benim gibi 80li yıllarda doğanlar çok daha iyi bilir bunu.O zaman hatırlatalım.Kimler kırmızı ojeli el şeklindeki sabunlukları hatırlıyor? Hani şu fayanslara monte edilenlerden :)))


Eveeet!!! Dediğinizi duyar gibiyim!

Işte bizim kırmızı oje sevdamızın kaynaklarından biri de bu.Ama ojeyi sürmek güzel de çıkarması problem! Asetonlu pamuğun rengini alan pembe pembe parmaklar, kaç kere silinen eller? Eh bunlara da bir çözüm bulmak lazım!

Şimdi anlatacağım çözüm yolu tamamen eskilerin kullandığı bir yöntem.Gerçi son zamanlarda koyu renk ojeleri çıkarmak için tasarlanan asetonlar da var ama inanın onlar da bir yere kadar sonuç veriyor.

1.TEKNİK- TURBO GÜÇ VAZELİN!



NE YAPMALI?

   İhtiyacımız olan tek şey vazelin :)) Evet vazelin ile hem tırnak etlerini yumuşatmaya hem de bordo/siyah/kırmızı ojeleri tırnak kazımadan çıkartmaya var mısınız? :)

     O zaman tırnakları etler dahil vazeline bulayınız efendim.Dilerseniz ellerinizi vazelinin içine sokup 5 dakika bekletin, dilerseniz bol bol sürüp bekleyin seçim sizin!

    5 dakika sonra vazelinde bekletilen tırnaklarımızı asetonla silmek çok kolay olacak.Silin tırnakları bakın bakalım kalıntı eskiye nazaran nasıl :)

   Tırnak bakımı ile ilgili pek çok yazı paylaştım instagram ve blogda.Bu yapacağınız işlemin dahi tırnaklara faydası var.Nasıl mı?

    Vazelin içeriğinde keratin bulunur ve keratin tırnakları bir folyo gibi kaplar, korur.Aynı zamanda vazelinle yumuşayan tırnak etlerine hem daha kolay manikür yapılır ya da manikür yaptırmayanlar için geriye itme yöntemi daha zahmetsiz hale gelir.O sebeple bir yandan tırnaklara bakım yaparken diğer yandan koyu renk ojelerimizi kolay bir şekilde çıkarabiliriz.

2.TEKNİK- NAYLON ÇORAP-ANNEANNEMİN DİZ ALTI ÇORABI YÖNTEMİ (+18)

(Kübra'cım kulakların çınlıyor mu ;)

    Merak etmeyin banka soymayacağız, amacımız sadece koyu renk oje çıkartmak! :))) Koyu renk ojelerimizin tırnakta pembelik yaratmaması için en güzel temizleyici caaart diye kaçırdığınız için burnunuzdan dumanlar çıkarak baktığınız seksapalitasyon oranı tavan yapmış çorabınızdır!!! :)))))

Müjdee müjde sizeee :)))



    Kaçan çorabınızı büzerek üzerine aseton döküp tırnaklarınızı silin.Oje kolaylıkla çıkacaktır.Çıkarır mı diye soru işaretleri ile bakmayın yüzüme; halıya dökülen ojeyi çıkaran o seksi çorap tırnaklarınızın ojesini mi çıkaramayacak!

    Evet, bu makyaj ve güzellik bloglarında bir ilktir, denemesi bedavadır ve aslında 60'lı yıllarda yapılan pek revaçta bir yöntemdir.Ha limonu da mı icat ettin diyenler vardı, hayır, emin olun naylon çorabı da ben icat etmedim :)

  Gördüğünüz gibi hayatta herşeyin bir çaresi var, güçlü ve zeki kadın herşeye çözüm bulur! Bizler dünyanın en zeki varlıklarıyız! Bu dünyada zeki erkek timsali bana göre tek kişidir, o da bloğumun en güzel köşesinde yerini almış durumda zaten.O sebeple zekanızın ve pratikliğinizin keyfini çıkarın hanımlar.Eminim iki salınsanız sizden de daha ne tüyolar çıkar!

Hadi denemesi bedava :)

Emeğe saygı!

Herkese sevgiler :)

Nihan


20 Temmuz 2014 Pazar

BİTMİŞ EYELİNER VE CONCEALER FIRÇALARINI ATMAYIN!

Bitmiş eyeliner ve concealer sizin için bir zaferdir! Neden? İstikrarlı olarak kullandığınız bir üründür ve sonuna kadar bayıla bayıla kullanmışsınızdır, sonunda bir ürün sizi mutlu etmiştir... Ya da ohh be!! Hiç beğenmediğiniz üründen kurtuluyorsunuz :))

Ama bazı şeyleri atmamak, hatta değerlendirmek lazım.Ben de bunun arayışına girdim.

EYELİNER FIRÇASI NELERE KULLANILIR?


   Eyeliner fırçasını alıkoydunuz ve güzelce dezenfekte ettiniz.Şimdi fırçamızı nerelerde kullanabiliriz bir bakalım :

* EYELİNER FIRÇASI ALMANIZA GEREK YOK, BOŞA PARA VERMEYİN BİR EYELİNER FIRÇANIZ VAR ARTIK!
 
    Jel eyeliner sevdasına hepimiz kapıldık öyle değil mi :) Hatta bu jel eyeliner ile çok ince uygulamalar yapamadığımızdan yakındık çünkü jel eyeliner fırçaları HEP KALINDI!

    Eyeliner fırçası jel eyeliner fırçasından her zaman iyidir! Size daha az hata yaptırır arkadaşlar.O yüzden jel eyelinerlarınızı, ıslatarak eyeliner olarak kullandığınız farlarınızı da temizlediğiniz fırçanız ile harika bir şekilde kullanabilirsiniz!


    Demekki neymiş? Bilmem ne marka eyeliner fırçası çıkarttıysa hemen koşup almanıza ya da ballandıra ballandıra anlatarak insanlara masraf yaptırmaya gerek yokmuş!

* KAŞLARIMIZIN ARALARINI DOLDURMAK İÇİN AÇILI MAÇILI FIRÇA ALMANIZA GEREK YOK!

    Özendiniz ve kendinize bir kaş farı aldınız.Kaşlarınızda çizgisel boşluklar var.Maşallah kaş farlarından çıkan farlar kaşınız için değil gözünüze gölge yapacak kadar büyük öyle değil mi?...


 
   Sorun yok temiz liner fırçanız var! Eyeliner fırçanız kaş farınızı sadece uç kısmına alır ve siz çizgi şeklindeki boşluğunuzu sanki resim yapar gibi fırçanızla doldurabilirsiniz.Emin olun daha doğal ve noktasal bir uygulama olacak!

* NAİL ART FIRÇASI MI ÇIKMIŞ? NE GEREĞİ VAR?

    Evet? Ne gereği var üstelik hem sert hem de kalemle çizer gibi şekiller yapabilecekken?


    Kaygan bir kağıda ojelerinizi damlatıp eyeliner fırçanızla tırnaklarınızın üzerine harika şekiller yapabilirsiniz.

     Benim gibi nail art sevmeyenler için de güzel bir haberim var.French cizgisi bu fırça ile çok kolay, benden söylemesi! :))

CONCEALER FIRÇASI NELERE KULLANILIR?

     Concealer fırçasını alıkoydunuz ve dezenfekte ettiniz.Nereye kullanacağız bakalım :

* MAKYAJ KUSURLARI CONCEALER FIRÇASI ILE DÜZELTİLİR!

    Corrector pen'miş! Bizim de Concealer fırçamız var arkadaşım.
    Hepimiz kirpiklerimizim altına dökülen far ve rimel kalıntılarından nefret ederiz öyle değil mi? Islak mendil ile alırsanız bütün makyaj dağılır, elinizle alsanız rimel kalıntısı çizgiye dönüşür boyar...

Eee ne yapacağız o zaman? Çok kolay.

   Far döküntüleri concealer fırçasına hemen yapışacaktır.İnatçı durumlar için concealer fırçasını bir nemlendiriciye batırarak hataları silmeniz mümkün!

    Bunun dışında alt kirpik diplerine far uygulamışsanız ve beğenmemişseniz batırın hemen nemlendirici ya da fondotene.Silmesin de göreyim!

* CONCEALER FIRÇASI ASLINDA LİPGLOSS FIRÇASININ AYNISIDIR!

    (Yazar burada zzzttt erenköy modunda:)))

     Evet yanlış okumadınız.Hadi yatak odanıza gidin de bir bakın.Resimde gördüğünüz fırçalar arasında fark var mı?


     O halde elimizde tertemiz bir ruj karıştırıcısı var.Rengi mi beğenmediniz? KARIŞTIRIN! Harika bir lipglossunuz var ama dudağınızdaki rujun üzerine sürdüğünüz zaman fırça batacak öyle değil mi? Ee batırma o zaman! Elinde başka bir fırça olmuş oldu.Sür gitsin!

* OJE SÜRERKEN YAPILAN HATALAR BU FIRÇA İLE DÜZELTİLEBİLİR.

      Her zaman elimizin ayarı bir olmayabiliyor.Elimiz titrer, acele işe şeytan karışır.İnsanız! Herşey dört dörtlük olacak diye birşey yok!
 
       Aseton kapağını ters çevirip içine azcık aseton koyup concealer fırçanızı batırarak tırnak kenarlarınızı temizleyebilirsiniz.Çok kolay!

     Evet kızlar, iki minik ve çöpe doğru yollanan malzeme bakın ne işlere yarıyor.Artık yok liner fırçasıymış, nail art fırçasıymış, corrector peni imiiş....gerek var mıymış masrafa girmeye?

Bence yokmuş....


Yazı ve fikir bana aittir.Bir yerde rastlamam inşallah; zira Fikri ve Sınai Haklar bazında suç, hatırlatayım.Emeğe saygı duyun!

Herkese sevgiler ♡
Nihan
    
   

FARMASİ TEN ÜRÜNLERİNE GENEL BİR BAKIŞ -FARMASİ HİGH PERFORMANCE ANTİAGİNG& SHİNE CONTROL 16 H FONDOTEN

   Evet 4 hafta geçti ve yazı alarmımız çaldı.Artık gönül rahatlığı ile Farmasi ürünlerinden bahsedebilirim.

    Helal kozmetik yazımı okumuş muydunuz? O halde Farmasi ürünlerinden bahsetmeden önce BURAYA tıklayarak öncelikle helal kozmetik konusunda kısa bir bilgi edinmek hepimiz için çok faydalı olur.Zira bu yazı Farmasi ürün içeriğine korku dolu gözlerle bakmamamız gerektiğini bize hatırlatacak.


   Biliyorsunuz ki Nihanperi'nin üslendiği en büyük misyon Türk sermayesine katkıda bulunmak ve Türk kozmetiğini daha yüksek seviyelere ulaştırmak.Farmasi de Türk kozmetik markalarından biri.Istanbul Ömerli'deki fabrikalarında üretimlerine devam eden Tan-Alize Kozmetik A.Ş'nin yarattığı Türk Markası. Bloguma yazarken memnun kaldığım ürünlerden Made in Turkiye diye bahsetmek benim için inanılmaz bir mutluluk!


    Açılışı ten ürünleri ile yapmak istedim.Ten ürünleri deyince akla BB krem, Concealer, Fondoten vs. geliyor.Ben de en çok beğendiğim üründen yani Farmasi High Performance Antiaging & Shine Control 16 h Fondoten ile başlayayım.

FARMASİ HİGH PERFORMANCE ANTİAGİNG &SHİNE CONTROL 16 H FONDOTEN


     Kalıcı fondoten olarak bugüne dek bir çok fondoten kullandım.Tek tek de saymayalım ama en iyi örnek Loreal İnfalliable fondotenidir.Özellikle yaz aylarında sıcakların bastırması ile yüzlerimizde durmayan fondotenlerden yakındığımız süre zarfında aslında ihtiyacımız olan fondoten tipi bu! Keza karma ve yağlı ciltler için de mevsim ne olursa olsun meydana gelen parlama problemleri; hatta 35 yaş sonrası kırışıklık görünümünün artması gibi durumlarda da bu tip fondotenleri seçmemiz gerekiyor.

   Fondoten içeriğindeki anti-aging aktifi (Thermus Thermoshilus deniyor buna) sayesinde oluşmuş kırışıklıkları azalttığı, yeni yaşlanma izlerinin oluşumunu engellediği ve hücresel yapılanmayı arttırarak, cildi güneş ışığının zararlı etkisinden koruduğu söyleniyor. Yaşa bağlı oluşan lekeleri azaltıcı özellikleri de var bu fondotenin.

     Ben de ürünü kullanmaya hemen başlayıp telefon alarmını kurdum.Biliyorsunuz ki geçirdiğim operasyon sonrası yüzümde üç tane geçici iz var ve şuanda fondotenden beklentim en azından izlerimi kapatması.Kapattı da. İnstagramda bu fondoten ile yapmış olduğum makyajlarda izlerin gayet güzel kapandığını hep birlikte gördük.




  
    Gün içerisinde parlama gibi bir sorunum kesinlikle olmadı.Çizgilerim olmadığından kamufle etti mi anlayamıyorum ama kapatıcılığından ve gün içinde ağırlaşmama özelliğinden çok memnun kaldım.

    Ürünün özellikleri sadece bunlar ile de kalmıyor.Üründe spf 15 özelliği var, bu da yazın yüzünüze baz olarak güneş koruyucu üzerine sürülebilecek bir fondoten olduğunu gösteriyor (beyaz tenler için), esmer ve bronz tenlerde rahatlıkla tek başına uygulama yapabilirsiniz.

    Ürün içeriğinde markanın helal kozmetik sertifikasına rağmen paraben ve paraben türevlerini görüyoruz.Ben içeriğe çok takılan biri değilim ama bu konuda hassas olan arkadaşlar bilsin ki paraben içeriyor.

    Ürün ambalajı oldukça kullanışlı ve cam şişede ayrıca.Ambalaj pompalı olunca sıktığımızda fazla ürün çıkar mı diye korkuyoruz ama korkmayın ürün gayet kullanabileceğiniz miktarda çıkıyor.

    Sonuç olarak memnun kaldığım güzel bir fondoten olduğunu söyleyebilirim.Hatta şu yorumu yapmamda da sakınca yok.Fondoteni beğendiğim ve diğer Farmasi ürünlerinden ihtiyaçlarım olacağında almak için üye oldum bile :)

    Yarınki yazımız ise Farmasi Skin Perfecting Balm All İn One BB krem ve 5 in 1 BB eye cream hakkında olacak.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle ♡♡
Mutlu Pazarlar
    
  

19 Temmuz 2014 Cumartesi

ALLIK HATALARI NASIL DÜZELTİLİR?

Herkese merhaba,

Bu hafta gündemin dışına çıktığımın farkındayım ancak gördüğüm lüzum üzerine bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

  Doğru makyaj yapmanın ilk adımının makyajınızı iyi algılayabileceğiniz bir ışıkta yapmanız olduğunu öncelikle unutmayın.SARI VE FLORASAN IŞIKLARI ALTINDA YAPTIĞINIZ MAKYAJIN YOĞUNLUK AYARINI AYARLAYAMAMANIZ OLASI! Çünkü bu tip ışıklar bizleri çok yanıltabilir; hatta hiç renk vermedi diyerek Allah ne verdiyse sürdüğünüz o güzelim allığın gün ışığındaki halini görüp günahını fazlasıyla aldığınızdan allığınız size güzel bir cevap verecektir :



TRAVMA : 

ALLIĞIN İNTİKAMI : HEPİMİZ HEİDİ'YİZ!

   Yok yok bazen intikam başka şekillerle de alınıyor.Heidi yine masum bir görüntü.Ya fazla sürülen bronzerların verdiği kirli görüntü?

- Kaç gün yıkanmadın sevgilim?....
-eeee...

Eee yaa... İşte allık böyle alır intikamını! O halde mümkün olduğunca gün ışığında makyaj yapmaya çalışalım kızlar.

TRAVMA 2 :
YOLDA FARKEDİLMEK!!

   Daha beteri.En azından öncekinde hemen uyarıldınız.Erkek sinyalizasyonu hemen alarm verir.Peki ya bunda? İşyerinize doğru catwalk edalarıyla arkanızda sanki bir fan varmış gibi efil efil yürürken karşınıza çıkan arkadaş uyarması ile pembe allığınız mora dönebilir.Yolda insanlar sizi gördü? Ne oldu Allah bilir!



ÇÖZÜM :
   Doğru ışıkta makyaj yapmak ilk adımsa, cilt tipinize uygun allık kullanmak ise ikinci adımdır.

Kural 1- Kuru/karma cilt krem ve toz olmak üzere her tip allığı kullanabilirken yağlı cilt krem allıktan uzak durmalıdır bana göre.Zira krem formunda allık da sıvılaşmış formda olacağından cildinizdeki yağ ile birleştiğinde gün içerisinde çamurlaşma/dalgalanma gibi problemlerle karşılaşırsınız.O sebeple cilt analizi bu konuda çok önemli!

Kural 2- Toz allığınız fazla kaçtıysa ihtiyacınız olan şey temiz ve geniş bir fırça olacaktır.Çok yoğun durumlarda pudranızı da düzeltme emellerinize alet edeceksiniz ama.

   Temiz fırçanız ile dağıttığınız takdirde yoğun olan allığınız bu formunu kaybeder.Ancak.... Teknoloji geliştikçe allıklar da cilde öyle bir yerleşiyor ki dağıtabilmek mümkün değil! Krem allıklarda da aynı sıkıntı söz konusu olabilir.

    İşte o zaman ihtiyacımız olan şey sadece temiz bir fırça değil, fondotenimiz ya da fondoten kullanmıyorsak nemlendiricimiz.Allığınızın yoğun olduğu yere az miktarda fondoteniniz ya da nemlendiricinizi sünger ya da fırça ile uygulama yaparsanız allığınızın yoğunluğu dağılacaktır.

    Evet kızlar; her zaman tüm makyajımızı silecek kadar zamanımız yok.O sebeple elimizden geldiğince zamandan kazanıp pratik bilgiler ile yaptığımız hataları bu şekilde düzeltebiliriz!

   Daha önce eyeliner hatasını nasıl düzeltebileceğimizi yazmıştım.O yazıya da  BURADAN  ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.


Sevgiler
Nihan

17 Temmuz 2014 Perşembe

WATSONSTA LEZZETLİ KOKULAR- I Love Serisi

Merhabalar,

  Size küçük bir sır vereyim mi? Bundan 3 sene önceye kadar bakmazdım kendime, hani makyaj saç her zaman vardı ama vücut bakımını ihmal ederdim.Ama şimdi hiçbir bakımımı aksatma gibi bir lüksüm yok.ÇÜNKÜ HAYATI VE BUGÜNÜMÜZÜ ERTELEME LÜKSÜMÜZ YOK!

    Sevdiğim kokular arasında genelde böğürtlen ve vanilya kokuları üst sıralarda olduğu ve bir çok markada bir türlü istediğim kokuya ulaşamadığım için çok seçici davranmaya gayret ediyorum.Zira bazı ahududu/böğürtlen kokuları öyle ekşi ekşi hissettiriyor ki kendini, olduğum yerden uzaklaşabilirim!!

     Sevgili Watsons ailesinin I Love serisi ürünleri ile aslında kışın bizlere gönderilen hediyeler ile tanıştım.Seri inanılmaz, herşey düşünülmüş : Duş Jeli, Vücut spreyi, Vücut Losyonu, Nemlendiricili Vücut Yağı, El Kremi...kısaca bir bayanın duş sonrası vücut bakımı için herşey düşünülmüş!


I LOVE... EL KREMİ
     El kremi alırken dikkat ettiğim noktalar var.Örneğin elimi yapış yapış yapmaması, -afedersiniz- kir gibi soyulmaması, kokusunun kalıcı olması gibi. Bu krem benim için yoğun bakım kremi vasfında olmasa da çantaya atmalık, arada ferahlamak için, kışın ellerimi nispeten korumak için gayet güzel bir krem.


     Zaten böğürtlen ve ahududu kokusu o kadar tatlı ki yiyeceğim, az kaldı.Şaka bir yana ellerimi yumuşatmasını ve kokusunu çok sevdim.Yapışık bir his yaşamıyorum :)

I LOVE...VÜCUT SPREYLERİ


   Gelelim en hassas konuya.Koku...! Koku benim hayatımdaki herşey.Belki de bana kendimi harika hissettiren tek şey...Hele kokunuz beğenilmeyip en yakınınızdan laf işittiyseniz hayatta, beni çok iyi anlarsınız.

    Ben I love serisini çiftledim.Dayanamadığım iki vücut spreyini de aldım.Boyları düşünüldüğünde tam çantaya atmalık.Aklınıza geldikçe fıslayabilirsiniz yani!! Elbette vücut spreylerinin parfümler kadar sillage yüksekliği bulunmuyor. (Victoria's secret hariç)Ama kalıcılıklarını arttırmak biraz da sizin elinizde.Vücut kremleri, vücut yağları ile birlikte kullanırsanız kalıcılıkları biraz artıyor.

    BİRAZ...
   
    İsterim ki kalıcılıkları biraz daha iyi olsaydı ve ben saatte bir fıslamak zorunda kalmasam.100 ml ürün, küçük ama benim gibi kokusuz yaşayamayanlardansanız çanta için harika.Hindistan cevizlisi nispeten daha yoğun kokuyor.

   Seçeneklerde çilekli/milkshakeli ve mango/papaya da var ama benim beğendiğim bu iki seri oldu.Hatta mango/papaya kokusunu ekşi buldum.

I LOVE... DUŞ JELİ

    Her zaman dışarıda keyif olmaz, banyo keyfi de olmalı.Banyoyu mis gibi tatlı tatlı kokutan bu duş jeli oldukça bereketli 500 ml olarak.Tek kötü yanı banyo yaparken mis gibi kokan tenimden banyodan kısa bir süre sonra body butter kullanmazsam uçup gidiyor.


    Bu ürün sadece duş jeli de değil, banyo köpüğü de aynı zamanda.Dökün küvete azcık keyif sizin!
Gelelim en bayıldığım ürüne...

I LOVE...NEMLENDİRİCİ BODY BUTTER


   Lütfen dondurma külahınızla gelmeyiniz zira krem şantiden farksız, harika bir toz pembe renk! Harika bir nemlilik, yumuşaklık! Harika bir koku.

    Vücudumun nemli ve parlak durmasının, hatta bebek gibi yumuşak olmasının mimarıdır.Çabuk bitmesin diye butter olanı aldım ve aldığım günden beri sürüyorum.Bu ürünü şiddetle tavsiye ederim.

    Sonuç olarak Watsons hayatımıza pek çok yenilik getirdi ve ben seneler sonra bakıma başladım.Şimdi hem harika kokuyorum, hem de harika hissettiriyor.

UYARI ! BODY MİST İLE PARFÜMÜZÜ LÜTFEN BİRLİKTE KULLANMAYIN!


Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Sevgiler
Nihan
    
  

ORİFLAME THE ONE LASH RESİSTANCE MASCARA ANALİZİ

Herkese çok güzel bir günden merhaba :)




Bugünkü konuğumuz instagramdan da sizlere haber verdiğim Oriflame Lash Resistance rimeli :) The One serisi Oriflame markasının 2014 yılında çıkardığı yeni bir seri.Rujları, rimelleri ve özellikle krem farları ile dikkat çeken bu serinin tanıtımlarına televizyonlarda ve özellike moda dergilerinde belki rastlamışsınızdır.



Ben bir Oriflame üyesi olarak bu seride öncelikle bu rimeli denemeyi tercih ettim.Kısaca özetlemek gerekirde kendine güvenen bir rimel özellikle kalıcılık konusunda.
NE ÖZELLİKLERİ VAR?

    Fırça tipi olarak kirpikleri dolgunlaştırıp tek tek ayırmayı hedefliyor.Ve bekleneni de verdiğini söyleyebilirim ancak BİRKAÇ KULLANIM SONRA.Çünkü ilk kullanımda hacimsiz ve pek bir özelliği olmadığını düşündüğüm rimel, durdukça kıvamını oturtarak istediğim dolgun ve belirgin kirpiklere ulaştırdı beni.Bir süre instagramdan paylaştığım makyajlarımda bu rimeli çok kullandım ve güzel geri dönüşler aldım.


     Rimel waterproof özelliği ile ön planda.İlginç bir şekilde aşırı diyebileceğim kalıcılığı söz konusu.Siyahlığı ortalama ve tatmin edici.

ANCAK....
    Oriflame ürünlerini ne zaman kullansam hep bir ancak... yazısı yazmak kısmet oluyor malesef.Bu parfümleri için dahi geçerli, rujlarında da Giordani Gold serisi dışında bir türlü verim alamadığım noktalar oluyor.Ancak bu kez bir tehlike yaşadım ve rimeli kullanmayı malesef bırakmak durumunda kaldım.Yukarıda rimelin waterproof özelliğinden dolayı çok kalıcı olduğundan bahsetmiştim.Rimel kesinlikle suya dayanıklı bir rimel ama suya dayanıklı makyaj temizleyicilere bile dayanıklı ! O nasıl oluyor demeyin oluyormuş, çıkarmak için çok uğraşıyorum.Suya dayanıklı makyaj temizleyiciler ile bile kirpiklerinizde tortu kaldığını göreceksiniz bu rimeli kullanırsanız.Sakın elinizle tortuları almaya çalışmayın, kirpikleriniz elinizde kalabilir.ANLAYACAĞINIZ KALICILIĞIN FAZLASI DA ZARAR!



    Bu çıkarma zorluğu ile o kadar cebelleştim ki kirpiklerim döküldü arkadaşlar.Şimdi uzamalarını bekliyorum; yer yer boşluklar oluştu malesef.Ama bu kadar çıkarma çabasının böyle bir sonuç vereceğini biliyordum ben.Tahminlerimde de yanılmadım.

   Dolgunluk ve kalıcılık isteyenler için güzel bir rimel hatta çok fazla kalıcı.Ancak ben kirpiklerimi döken bu rimeli bir daha almayı düşünmüyorum ne yazık ki.Kirpiklerimiz bizim silahımız! Makyajın en güzel yeri...

    Yazımız malesef mutlu sonla bitemedi.Eğri oturup doğru konuşmamız gerekiyor.En iyi rimeli aramaya devam!

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

Sevgiler
Nihan

14 Temmuz 2014 Pazartesi

NİHANPERİ BLOG 1. YILINI KUTLUYOR

Herkese özel ve güzel günden koskocaman bir merhaba:)


Evet başlıktan da anlayacağınız üzere nihanperi bloğunun yayına başlamasının üzerinden tam 1 yıl geçti.Bu  bir yıl içinde hepbirlikte büyüdük, herşeyi birlikte öğrendik.Mesela;

* Tırnaklarımız bakımlı oldu, kimimiz tırnak yeme belasından kurtuldu, kimimiz harika tırnaklara kavuştuk.



* Saçlarımız bakımlı hale geldi, hepbirlikte saç uzattık hatta şimdi parlaklık  için yeni bir post hazırlığındayım.



* Hepbirlikte eyeliner kullanmaya çalıştık, elimizi mümkün olduğunda yatkınlaştırmak için gayret gösterdik.




* Sadece kendimiz değil, eşlerimizi ve sevgililerimizi de bakımlı hale getirdik, erkek bakımını da öğrendik.



* Günün kabusu olan hatalı eyeliner uygulaması tarihe karıştı, artık makyajımızın tamamını silmeden eyelinerimizi düzeltebiliyoruz.



* Simli ojeleri çıkarmak kabus olmaktan çıktı, artık 5 dakikada ekstra bir hazırlık yapmadan o inatçı ojelerden kurtulabiliyoruz.



* Neleri alıp neleri almamamız gerektiğini artık çok iyi biliyoruz.İsraftan uzağız ve doğru ürünlere ayırıyoruz artık bütçemizi.

* Türk sermayesini, Türk kozmetikçilerini tanıdık ve artık Türk kozmetiğinin de güzel yerlere geldiğini göreceğiz inşallah.

* Reklam olmadan da doğru şeyler yapılabileceğini, İNSAN CİLDİNİN reklamdan daha değerli olduğunu, Türk kadınının artık kimseye ve hiçbir şeye özenmeden kendine yakışanı yapabileceğini gördük.

Ve daha neler neler...

  Biraz dertleşmek gibi olacak ama ben çok zor günlerde başladım paylaşım yapmaya.Evet hep instagramda da dediğim gibi hayır duasına ihtiyacım vardı, dualarla tutunmak istedim, başarmak istedim, Türk kadını en güzel şeylere en doğru bilgilere ulaşsın istedim ve SAVAŞIM DEVAM EDİYOR!

   Bu öyle bir savaş ki 5000'e yakın bayana güçlü olmak gerektiğini gösterebildim.Üzüntüyü, kederi bakımla kamufle ettik, inadına bakımlı olduk, ve artık dimdik ayaktayız!" Zarar vermek isteyen" buyursun gelsin kapımıza.5000 BELKİ DE DAHA FAZLA kişi HEPBİRLİKTE güleriz artık!

Nihanperi, Nihan'dan bağımsız ama Nihan'ın dünyaya açılan kapısı.Ve önümüzdeki günlerde ve uzun vadede çeşitli projelerimiz olacak.Örneğin,

* Yazım çalışmalarına başlayacağım ve toparlandığında tüm geliri özellikle çocuklar ve sağlık (lösemi vb.) kuruluşlarına bağışlanacak bir güzellik rehberimiz olacak bizim.
* Fransız manikürü olur da Türk manikürü olmaz mı? Bizim de manikürümüz olacak artık! Ki instagramda bu çalışmalara şahit olduk daha da geliştireceğiz.

1.yılda teşekkür etmem gerekenler var; öncelikle ailem...Onlar benim var olma sebebim.Bu süreçte yaşadığım bütün sıkıntıları dinleyen bütün instagram arkadaşlarıma teker teker, kardeşim Ezgi YÜCEL KIYLIOĞLU, en yakın arkadaşım Nilay YALDIZKAYA, bana hep destek olan Gülsen S., zor gün dostlarım ECE ANLI, KÜBRA UYTUN, benim devam etmem için elinden geleni yapan doktorum arkadaşım DENİZ COŞKUNSEVER'e teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Nice yıllarımıza kızlar!!

sevgilerimle..

Nihan

12 Temmuz 2014 Cumartesi

SİMLİ OJE ÇIKARMA SORUNUNDA ALÜMİNYUM FOLYO YÖNTEMİNE ELVEDA DİYORUZ

Simli ojeler birkaç senedir hayatımızda.Aslında simli ojeler için en kolay nail art desek yeridir, hem ışıl ışıl olması da elimizdeki şıklığı tamamlıyor.

   Ne var ki ojeleri kullandıktan sonra çıkarabilmek tam bir sorun.Oje içeriğindeki simler oje sıvısı ile birlikte tırnağa öyle bir tutunuyor ki küçücük bir pamuk o ojeleri kolayca çıkaramıyor.

   Türk kadını akıllıdır, artık kendi keşfimiz mi yoksa yurtdışından alıntı mıdır bilmiyorum ama alüminyum folyo yöntemi ortaya çıktı.Alüminyum folyo yönteminde folyoları tırnağı kaplayacak şekilde kesmek minik pamukları asetonlayarak tırnakların üzerine koyup folyo ile sarmak ve 5 dakikadan fazla bekletmek gerekiyordu.



ZAMAN KAYBINA GEREK VAR MI?

    Şimdi düşünün; alüminyum folyo hemen parçalanan bir materyal.Bıçakla ya da makasla kesmeniz gerekli ki tırnağı kaplarken parçalanmasın.Parçalanırsa zaten simli ojeler çıkmaz hava alacağı için.Hem kırk saat folyoları kes,  pamukları asetonlayıp tırnağa yerleştir... Zor iş!

KOLAY YÖNTEM ARAYIŞI...

    Limon bakımındaki çanak yöntemini buraya nasıl uyarlayabilirim diye düşündüm ve herşey düşündüğüm gibi gelişti.Artık simli ojeleri kolayca çıkartmak daha kolay!
     Bunun için sadece üç şeye ihtiyacımız var:

* Aseton
* Çorba Kasesi
* Tiftilmiş pamuk

YATAK YÖNTEMİ NASIL YAPILIR? 



1- Tiftilmiş pamukları kasemizin içine koyarak tırnaklarımıza yatak yapıyoruz.Yatak yapmamızın sebebi tırnağımızın parlak yüzeyine sarar vermemek.Zira bazen asetonlu pamuk ile ovduğumuz tırnaklarımız bu şekilde zarar görebiliyor.Hele folyo bazen jilet gibi kesebilen bir materyal.Ters bir hareketle tırnak yüzeyine zarar verebiliriz.


2- Pamukların üzerine pamuklar ıslanacak şekilde asetonumuzu döküyoruz.


3- Ojeli tırnaklarımızı bu hazırladığımız asetonlu yatağımıza yerleştirerek ojelerimiz yumuşayana kadar bekliyoruz.Bu şekilde  arada sırada ojelerin çıkıp çıkmadığını kontrol edebileceksiniz.Folyo yöntemiyle kontrol etmeniz imkânsızdı.


    İşte bu kadar!! Yatak yöntemi ile;

* Sadece zor çıkan simli ojelerinizi değil, sand/kum efektli ojelerinizi de kolaylıkla çıkarabilirsiniz.

*Tırnak yüzeyiniz kesinlikle zarar görmez ve çizilmez.

* Hazırlanışı ile zaman kazanır, folyo ayarlamaya uğraşmazsınız.

* Ojenizdeki simler elinizin her yerine bulaşmayacaktır.

* Ojelerinizin çıkıp çıkmadığını kontrol etmeniz için açmanız gereken bir folyo ve kaldırmanız gereken bir pamuk yok :)

     Nasıl ama :) Herşeyin bir çaresi var unutmayın! Ben internette yatak yöntemine hiç rastlamadım kızlar, hani benzer bir düşünce ile yapılmış mıdır diye baktım ama bulamadım.Haliyle sanıyorum blog ve instagram olarak İLK KEZ nihanperide yer almış oldu.Dolayısıyla tekrardan rica ediyorum emeğe saygı duyulmasını.İsim etiketi olmaksızın yapılan paylaşımlar sorumluluk doğurur; sıkılmayalım.


     Yepyeni güzellik önerileri ve ürün analizleri ile başka bir yazıda görüşmek üzere arkadaşlar.


Sevgilerimle

NİHAN

Sevgilerimle ♥♥♥

Sevgilerimle ♥♥♥