♥♥♥

♥♥♥

21 Ekim 2014 Salı

BEBAK SUYA DAYANIKLI GÖZ VE DUDAK MAKYAJI TEMİZLEYİCİSİ DENEYİMLERİM

Makyaj yapmak iyi güzel de; gece yatmadan önce makyajı çıkartmak dert.Sabah yeterince vaktin var deseler saatlerce sindire sindire makyaj yaparım ama makyajını çıkaracaksın deseler 2 dakika bile geçmek bilmez.

Her ne kadar makyaj ürünleri  artık günümüzde mümkün olduğunca az hasar verse de kozmetik kozmetiktir unutmayın.Üşeniyorum demeyin, cildinizi en güzel şekilde temizleyin ki 50 yaşında da o surat sizinle olacak.

    Instagram alemine girdiğimde çok sevdiğim Bebak markası bu kadar aktif değildi.Sosyal medya ve biraz da bizlerin çabaları ile daha geniş kitlelere ulaştı ve sadece annelerimizin bildiği marka artık yeni ürünler çıkarıyor.Hatta hiçbir yerde olmayan argan serisi bile çıktı diyebilirim.

     Bebak temizleme sütünü paylaştığımda insanlar çeşitli hurafeler içindeydiler.Acıbademin yüzü tüylendirdiğini iddia eden kitleler vardı.Özellikle bu şehir efsanesini kırmak gerekiyordu zira tüy çıkartan ACI BADEM DEĞİL, TATLI BADEMDİ! Paylaşımlarım ile bu bilgi kirliliğini kırmaya yardımcı olabildiysem ne mutlu.

    Sizlerle paylaşacağım ürün bildiğimiz ürünlerden farklı.Bu ürün bir göz ve dudak makyajı temizleyicisi.


    Suya dayanıklı makyajlar için üretilmiş se olsa suya dayanıklı makyajları çıkarmada çok da başarılı bulmadığımı belirtmek zorunda olduğum bu ürün yapı olarak yağlı.Pamuğa döktüğünüz ürün cilde temas ettiğinde gözü yakacak derecede yağlı bir his veriyor.Ruj çıkarmada ise çok başarılı.Kalıcı rujlarda test ettim ve performansını başarılı buldum.


    Ürünle makyajınızı sildikten sonra yüzünüzü su ile durulamanız gerekiyor. Aksi halde yağlı bir surat cildinizde her tür sivilce, yağ butonu oluşturabilir.O sebeple makyajınızı sildikten sonra durulamanız şart.


   Her ne kadar içeriğinde paraben ve türevlerinden eser olmasa da ben hassas gözlere sahip olan arkadaşlarımızın bu tip yağ bazlı temizleyicilerden uzak durması gerektiğini düşünüyorum.Hafif yanma gözlemlediğim için dikkat etmek gerekiyor . İçeriğindeki papatya özlerine rağmen bu yanma ilgi çekici bir durum açıkçası.

  Ben bu ürünü eczaneden bulabilmiştim arkadaşlar.Hala nedenini anlayamadığım durumdan size bahsetmek istiyorum.Rossmann, Watsons ve Gratislerde Bebak ürünleri neredeyse hep eski seri.Ne zetinyağlı ne de argan yağı içeren ürünlerinin hiçbirini bulamıyoruz.Bunun sebebi konusunda Bebak firmasından açıklayıcı bir mail istiyorum sizlerin huzurunda.

   Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

PANTENE ANINDA GÜÇ VE PARLAKLIK VEREN RENK KORUYUCU SAÇ BAKIM SPREYİ

Başlığa bakmayın.
Evet ciddi söylüyorum;  bakmayın çünkü hiçbir ürün anında etki etmez.Hele saç bakım ürünü yumuşaklık ve biraz spreyin etkisi ile parlaklık verecek ise de "anında güç verme"  vaadi tam bir ütopya açıkçası.

  Pantene sevdiğim bir marka saç bakım markası.Hatta yine "anında" hacim veren saç bakım spreyini çok beğenerek kullandığımı paylaşmıştım sizlerle.Ama o da "anında" değildi elbette; fön makinasına ihtiyaç vardı.

   Gün içerisinde saçlarımız bir çok şekilde yıpranıyor.Maşa, fön, boya derken saçlarımızın yıpranmasının yanı sıra matlık da kaçınılmaz sonuçlardan biri.Normal şartlarda durulanabilen saç kremleri duşta iken işimizi görüyor.Ayrıca pek çok saç kreminin saçlarda 10 dk tutulması halinde maske görevi gördüğünü de yazmıştım.

    Artık durulama gerektirmeyen sıvı saç kremleri sadece saçların kolay taranması ve saçlara yumuşaklık vermesi amacıyla değil saçlara güç, hacim kazandırma, kırıkların onarılması, ışıltı verme gibi ihtiyaçların karşılanması için de geliştiriliyor.


    Bunlardan bir tanesi de Pantene'in güç ve parlaklık veren renk koruyucu saç bakım spreyi.Bu ürün ile ilgili sevdiğim ve sevmediğim noktalar oldu.Öncelikle nasıl kullanmamız gerektiğinden bahsedelim.

NASIL KULLANIYORUZ?


    Saçımız yıkadıktan sonra suyunu iyice aldırdığımız nemli saçımıza eşit olarak sıkıyoruz.Ancak bu ürün durulama istemediği için ister çok sıcak olmamak kaydıyla saçınızı kurutun; eğer yaz mevsimindeyseniz isterseniz fön makinesi ile kurutmadan doğal bir şekilde kendi kendine kurumasını sağlayabilirsiniz.

SEVDİĞİM YÖNLERİ :
  
    Öncelikle mis gibi kokusu var.Saçınızdan kokusu 1-3 saat çıkmıyor.Ferah ferah burnunuza gelen koku gerçekten hoşunuza gidecektir.

    Ikinci olarak saç bakım yağlarından ve bazı spreylerden farklı olarak saçlarda ağırlık hissi yaratmıyor.Sıktığınız zaman yapışmış ve sönük saçlardan ziyade saçınız daha hafiflemiş ve daha yumuşak bir hal alıyor.(İlk 2 gün)

    Son olarak renk koruyucu özelliğinin hakkını verdiğini düşünüyorum.Mavi siyah saçlara sahibim.Saçlarım -bu ürünü kullanırken de- 2 hafta öncesine kadar çok fazla akmıyordu.Ne zaman Watsons tarafından gönderilen Head&Shoulders Kepek Giderici Şampuanı kullandım; saçlarımın mavimtraklığı bir yıkamada gitti sağolsun.Bu da demek oluyor ki sprey saç rengime zarar vermiyor.



Paraben içermiyor.

SEVMEDİĞİM YÖNLERİ :

   Ben normal saçlara sahibim.Saçımı yağlandırma süresi 2 gün.2 gün bitiminde saçlarım hafifçe ağırlaşmaya ve yağlanmaya başlıyor. Yağlı saçlara sahip arkadaşlarımız bu ürünü alsalar dahi DİPLERE KESİNLİKLE UYGULAMAMALILAR.Yağlanma süresi kısalacağı gibi saçlarda ağırlık yaratabileceği kanaatindeyim.

    Ürünü saçıma sıktığımda öyle ahım şahım bir parlaklık gözlemlemedim.Bu iddiada olan tüm spreyler kadar parlaklık iddiası var bana göre.Saçım instagramda parlak da görünse bunun sebebi bu sprey değil;  daha önce burada yer verdiğim Otacı Limon Özlü Bitkisel Şampuan.

     Sonuç olarak hoşuma giden bir bakım spreyi oldu.Arada rossmann, gratis gibi mağazalarda 4-5 liraya kadar düşüyor o zamana bir tane denk getirebilirsiniz :)

  Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..
  Sevgilerimle
   Nihan
   

20 Ekim 2014 Pazartesi

YVES ROCHER YOUTHFUL GLOW FONDOTEN ANALİZİ

Zamana ayak uydurmak zor.Hele bir bayansanız hem cilt bakımınıza hem de cildinizdeki değişime göre ürün tercih etmeye özen göstermeniz gerekiyor.Kendimden örnek verecek olursam 25 yaşında kullandığım fondotenden bir 5 sene sonra verim alamadığımı farkettiğim çok olmuştur. Neden? Çünkü ne kadar bakım yaparsanız yapın mutlaka mimik bölgelerinizde değişim hissedebiliyorsunuz.Zamanında cildinizi pürüzsüz gösteren biricik fondoteniniz artık oluşan mimik çizgilerine yerleşerek size "geçen zamanı" hatırlatabiliyor.

Ben de bunu gözlemleyince denemediğim bir markayı yani Yves Rocher'i tercih ettim.Özellikle bitkisel içerikli ürün skalasına sahip olması markayı daha cazip hale getirdi.
Önce markadan bir bahsedelim.Yves Rocher markası hepimizin bildiği gibi Fransa menşeili bir marka.Ürünlerini genellikle bitkilerin aktif bileşenlerini kullanarak üretmeleri bizler için çok olumlu sonuçlar verebiliyor.

  Ben zevk olarak çok mat bir ten görüntüsünden hoşlanmayan biri olduğum için yapı olarak ince, 30 yaşındaki cildime iyi gelebilecek ve cildime ışıltı katmasını istediğim bir fondoten tercih ettim.Fondotenim Yves Rocher Youthful Glow Foundation oldu.


   Fondotenin ön plana çıkan özelliği gençleştirici etki vaad etmesi.Bunu da içeriğindeki şam ve muskat gülü özleri ile sağlıyor.Daha önce gül özlerinin anti aging özelliklerinin olduğunu yazmıştım.Cildinizi rahatlatmak ve dinç tutmak için gül özlü ürünler kullanmak benim gibi 30 yaş ve sonrası bayanlar için daha sağlıklı.Ancak gül özlerine alerjik tepkime veren bayanlarımızın bu üründen kesinlikle uzak durması gerekiyor.Gül alerjisini gözümle gören biri olarak eğer böyle alerjik probleminiz varsa bu fondoteni almamanız gerekiyor.


Dikkat ettiniz mi ürünün pompalı olması iyi hoş da kapağı yok.



  Ürün sıvı ve kremsi bir formda.Cilde çok güzel dağılıyor.İster süngerle ister elle uygulayın verdiği etki yumuşacık ve maske gibi durmayan bir görüntü oluyor.İddia ettiği gibi cildimde aydınlık ve parlak bir görüntü olduğunu söyleyebilirim.

  Sadece size yapacağım uyarı şu.Bu tip incecik fondotenleri eğer sünger kullanıyor iseniz kuru haliyle uygulamanız gerekli.Nemli olarak uygularsanız ürün yapısı çok ince olduğundan dalgalı bir görüntü elde edebilirsiniz.Sadece bu fondoten için değil, bu tip sıvı ve ince yapıdaki fondotenleri kuru sünger, sık kıllı fırça ya da eliniz ile uygulayın.
Ürün ciltteki derin çizgileri kapatacağı iddiasında olsa da gün içinde çizgilere HAFİF BİR birikme yaptı.Artı olarak yağlı ciltlerin kesinlikle uzak durması gereken bir fondoten ki gün sonunda cildimde inanılmaz bir parlama gözlemledim. Bu durum benim için eksi bir özellik değil; zira benim istediğim görüntü parlaklık vermesi.Tabii bu parlamanın kusma şeklinde olmadığını belirtmem gerekiyor.



Cildi nemlendirmesi gayet güzel; gün içinde cildinizdeki yumuşaklık kaybolmuyor.Yukarıda da belirttiğim gibi ışığı yansıtan bir bitirişi var.
Kapatıcılık oranı fazla değil, idare eder durumda.Ancak koyu leke probleminiz varsa bu fondoten sizin ihtiyacınız olan fondoten değil.

Ürün içeriğinden bahsetmiştim sizlere.Bitkisel özler var ve içeriğe bakıldığında paraben olmadığını görüyoruz.


   Sonuç olarak benim yaşım gereği beğendiğim bir fondoten olduğunu söyleyebilirim.Bendeki renk 200 numaralı beige rengi.Pembe alt tonlu ciltler için rose renk içeren pembe tonlar da mevcut.


   Sizlere bu fondoten ile yaptığım makyajı da göstereyim; bu görüntü taze sürülmüş hali, fondotenin gün içinde parlama yaptığını lütfen unutmayın.


Bir sonraki yazıda görülmek dileğiyle..

23 Eylül 2014 Salı

NİVEA FRESH NATURAL DEODORANT VE FRESH NATURAL SPREY YORUMLARIM

Bazı kokular vardır ki bize çocukluğumuzu, ailemizi, anılarımızı, gençliğimizi hatırlatır.Mutluluk verir, özletir, gülümsetir.Nivea deyince benim aklıma küçüklüğüm ve ilkokuldaki halim geliyor.O zaman Nivea kremler kocaman teneke kutularda olurdu ve ben babaannemin bitirmiş olduğu Nivea kremlerinin kutularıyla oynardım.Neyse.

   Elbette ki zevke hitap eder işin koku kısmı.Nivea son zamanlarda çeşitli serilerde deodorant ve koltuk altı sticki çıkarmış olsa da kendi "has" kokusu asla raflardan eksilmedi.Öyle bir koku ki kremsi, pudra kokularını anımsatan tertemiz bebek kokan harika bir esansı var.Sanıyorum sevmeyeni çok azdır.



    90'lı yıllarda deodorantlar 24 ya da 48 saat koruma vaat edemezken şimdi firmalar daha uzun süre koruma sağlayan deodorantları ard arda raflara dizmiş durumda.Bir klasik olsa da  Nivea da uzun süredir deodorantlarını 48 saat korumalı olarak piyasada yer alıyor.

AŞAĞIDA YAZACAĞIM İKİ ÜRÜNDE DE PUDRA BULUNMUYOR.

DEODORANT:


    48 saat gerçekten doğru mu diyecek olursanız,  sadece kötü kokular için evet diyebilirim. Ancak 48 saat boyunca sıcaklarda koltuk altını kupkuru tutan bir ürün ben daha görmedim.Zaten çok terleyen bir insan olmadım hiç, o sebeple kokusunu muhafaza etmesi,  kötü kokular meydana getirmemesi, iz yapmaması benim bir deodoranttan beklentim.


     Kokusunu muhafaza eden bir deodorant bu.Giysilerinizde iz yapmıyor ve en önemlisi ciltte leke yapmıyor. Bu hususta sizi uyarmam gereken durum şu; daha önce değişiklik yapıp Rexona Duş Ferahlığı deodorantını kullanıyordum.Memnundum da; ancak sprey dizaynını değiştirince benim parmakları zorladı açıkçası.Zorlandığım bir gün spreyi çok yakından sıkmışım karaya çalan lekeler oldu tenimde, daha yeni yeni geçiyor.O sebeple sprey kullanımı daha kolay olan ve eski takındım Nivea'ya yeniden dönüş yaptım.

POMPALI SIVI SPREY :


   Bir de aynı kokuya sahip sıvı spreyi var ki; o daha da kalıcı bir ürün.Bir nevi parfüm gibi düşünün bunu.Hem kullanımı kolay, hem ferah, hem hafif.Deodorantı koltuk altı bölgemize, sıvı spreyi de normalde parfüm uyguladığınız yerlere uygularsanız çok daha kalıcı bir koku elde edebiliyorsunuz.



   Özellikle aerosol spreylerin içeriğinde bulunan sıkıştırılmış olan gazlardan rahatsız olan kullanıcılar için geliştirilmiş bir ürün.Yalnız bu sıvı spreyin deodoranttan farkı 24 saat koruma sağlaması. Zaten bu ürünü parfüm niyetine kullandığım için pek de bir sıkıntı olmuyor.

   Benim gibi pek de yeniliklere açık olamayan,  değişikliklere alışmakta zorlanan birinin eski kokusuna dönmesine şaşırmamak gerek.Şimdi keyfini çıkarmak kalıyor :)


Sevgilerimle

Nihan

21 Eylül 2014 Pazar

FARMASİ SKİN CARE KURU VE HASSAS CİLTLER İÇİN GÜL ÖZLÜ BAKIM SERİSİ HAKKINDA YORUMLARIM

Herkes cildi sağlıklı olsun ister.Güzel bir cilt için çareyi bazen güzellik merkezlerindeki kimyasal uygulamalarda, ya da piyasada satılan bir çok markanın ürünlerinde arıyoruz.Aslında tedavi eden herşey doğada gizli.

   Cildimle ilgili olarak fazla çaktırmasam da ciddi problemler yaşadım özellikle son 3 hafta gerçekten zorlu geçti.Essence markasının sivilce karşıtı Pure Effect Pudralı toniği cildimi yaktı.Cildimde şişmeler, sivilceler ve fısırtılara sebep oldu.

   Dermatoloğa gidip duruma müdahale etmek gerekti ve doktorum cildimin inceldiğini; hassaslaştığını söyleyerek, doğallığından emin olduğum gül özü içeren cilt bakım ürünlerini kullanmamı tavsiye etti.Şükür ki ilaçlık bir durum söz konusu olmadı.

    Kuru ve hassas cilt yapısına sahip olan arkadaşlarımız illa ki Farmasi markasını kullanmak zorunda değil.Doğallığından emin olduğunuz bir markayı da tercih edebilirsiniz.Ben en çabuk ulaşabildiğim markayı tercih ettim.


TEMİZLEME SÜTÜ :

    Esasen beni kurtaran ürün bu arkadaşlar.Süt ve kremsi formda ferah bir temizleme sütü bu.İçeriğinde cilde nem veren Aloe Vera özleri de mevcut.Zaten gül özünün cilde faydaları oldukça fazla. Cilt elastikiyetini sağlama, gözenek sıkılaştırma ve özellikle hassas ve kuru ciltler için nem verme, cildi rahatlatma özellikleri olan gülü eğer alerjiniz yoksa rahatlıkla kullanabilirsiniz.



     Dalin ile temizlediğim cildime önce bu temizleme sütünü uyguladım ben sorunlu dönemlerimde.Cildinize sadece bu temizleme sütünü dahi uygulasanız extra nemlendirici kullanmanıza gerek kalmıyor çünkü yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip.Ayrıca E vitamini içermesi de yaşım gereği çok faydalı.

    Mis gibi has gül kokusu da benim en çok beğendiğim özelliklerinden biri oldu ve severek kullandım; devam da edeceğim kullanmaya.

    Ürünü kullanalı 3 hafta olacak neredeyse. Herhangi bir alerjik semptom, gerilme, kuruluk gözlemlemedim.Ben de sivilce de yapmadı.Hijyen gereği pompalı bir ürün olması da büyük bir artı.

    Bu ürünü sadece yüzünüze değil boynunuza da uygulamanızı tavsiye ederim zira gül aynı zamanda anti aging özellik içeren bir üründür. Boynumuz ise yüzümüzden önce kırışacak ilk bölgemiz olacağından boynumuza da bakım yapmayı ihmal etmemeliyiz.


   Ürün içeriğinde rahatsız edici materyaller yok, zaten firma paraben ve türevlerini kullanmadığı gibi hayvanlar üzerinde de deney yapmıyor.

   İlk uygulamada elbette sonuç almadım ama 1 haftadan sonra cildimin o yanık,  çatır çatır yanmış halini gerçekten güzel toparladı ve cildimi yumuşattı.Uzun süre de kullanabileceğim bir ürün 280 ml olduğunu düşünürsek.

TONİK :

    Tonik kısmına cildi toparladıktan sonra geçtim arkadaşlar.Çünkü cildim en ufak bir krem sürdüğümde dahi yanıyordu.Tonikte alkol olduğunu bildiğim için toniği kullanmayı cildimin toparlamasından sonraya bıraktım.


   Bu tonik de temizleme sütü sonrası kullanıldığında cildi ferahlatıyor.Ayrıca alkol barındırması dolayısıyla cildi sıkılaştırmak ve özellikle siyah nokta oluşumunu engellemek ile görevli.Benim siyah noktalarım belki cilt yapısı gereği belki de kahve ile haftada 2 kez peeling yaptığım için pek yok.Bu iki ürün sonrası da siyah nokta oluşumu problemi yaşamadım. Bu üründe de E vitamini bulunuyor.



    Tonik de temizleme sütü ile aynı gramajda ve 280 ml.Uzun süre kullanabileceğim ürünler.Artık cildim toparlandığı için akşam eve geldiğimde ve sabah kalktığımda rutin olarak bu iki ürünü kullanıyorum ve çok memnunum.

   Unutmadan; gül kimi ciltlerde alerjik semptomlar yapabilecek bir üründür.Güle karşı hassasiyet gösteriyorsanız bu ürünleri KESİNLİKLE kullanmayın.Yukarıda da belirttiğim gibi kuru ve hassas cilt yapısına sahip olan arkadaşlarımız illa ki bu markayı kullanmak durumunda değil.Doğal olduğunu bildiğiniz başka bir marka ürününü de kullanabilirsiniz.
  

Sevgilerimle
   Nihan

19 Eylül 2014 Cuma

SUYA DAYANIKLI KAŞ KALEMİ ARAYANLAR! İLACINIZ BURADA!

Yaz sıcağında kaşlara dolgunluk vermek ne zor..Bazı kalemler o kadar çabuk dağılıyor ki kaş yapayım derken hakikaten göz çıkartıyosunuz.Kahverengi dalgalanmalar, çevreden gelen "kalemin dağılmış"uyarılarıyla pes diyen benim için uzun süredir kullandığım akmayan ve dağılmayan suya dayanıklı bir kaş kalemine büyük bir rahatlıkla yer verebilirim artık.

Kaş liner da ne imiş? Diye elimi attığımda hakikaten eyeliner gibi bir kaş kalemi ile karşılaşmıştım geçen sene. Esmerler bilirler koyu kahve kaş kalemleri siyah saçta hep kızılımsı durur, baktım ki mat bir koyu kahverengi.Bir de dağılmıyor.

Bu liner aslında yeni bir ürün de değil.Zaten standlarda mevcuttu. Ancak son serideki kaş ürünleri çoğunlukta olunca daha dikkat çeker hale geldi ve renk skalası da geliştirildi.

Eyebrow liner ürününün dış görünüşü şöyle arkadaşlar :

Aaa!! Bu bildiğin eyeliner dediğinizi duyar gibiyim şuanda.Kaşın da linerı oluyor işte.Ben 02 numarasını almıştım 1.5 senedir rengini değiştirmeden kullanıyorum.Hatta niyeti bozup kahverengi eyeliner olarak da kullandım.

Eskiden renk skalası şu şekildeydi:


Şimdi ise renk seçenekleri arttı :


Kaşlarımıza bu ürünü uygularken dikkat etmemiz gerekiyor.Linerı uygulasanız bile kaş fırçasıyla dağıtsanız iyi olur.Biraz yoğun bir renk veriyor, fazlası frapan bir görüntü verir.Daha hafif bir görünüm isterseniz hafif hafif, daha yoğun ve karakteristik bir görüntü isterseniz bastırarak uygulamanız gerektiğini söyleyeyim.

Kalıcılığına gelince kalıcı gerçekten :) İnstagramdan takip edenler bilirler; uygulanmış haller aşağıda :)

Kaşlarımın doldurulmuş hali :



Kaşlarımın normal hali de bu şekilde, farkı anlayabilirsiniz.




Bu kaş linerını yukarıda da belirttiğim gibi kaşınızı doldurmak için ya da kahverengi liner olarak gözlerinize de uygulayabilirsiniz.

Benim severek kullandığım eyebros linerı alırsanız iyi günlerde kullanın.


Sevgilerimle

Nihan



16 Eylül 2014 Salı

PASTEL PROFASHİON SERİSİ HAKKINDA YORUMLARIM

   Türk firması olan Pinkar Kozmetik sessiz ve derinden çalışmaya devam edenlerden. Şöyle söyleyebilirim bugün yer vereceğim Profashion serisi aslında yeni bir seri değil.Ancak sosyal medyanın gücü markası Pastel tarafından keşfedildi desem yalan olmayacak sanırım.



    Her zaman söylediğim gibi başka yabancı firmalar olsa ve yeni serileri görsem bu kadar heyecanlanmıyorum ama mevzu bahis bir Türk markası ise içten içe memnun oluyorum.
Öncelikle benim daha önce kullandığım Nude Oje serisi ile başlamak sanıyorum daha kolay olacak benim için.



    Seride açıklı koyulu, pembe ve kahve bazlı pek çok nude rengi var arkadaşlar .
Dikkatinizi çekmek istediğim noktalardan biri normal serilerinde de aslında nude serisinin renklerini bulabilecek olmanız.Ama güzel düşünülmüş,  ismine de renklerine yakışan Nude serisi denilmiş; ambalajı da şişe tasarımı aynı olsa da kapağı renklendirilmiş bir seri bu.


Bakın bu da normal serisi ve renkler mevcut,  parfümeriye gelmedi diye karalar bağlamayın :)


    Daha önce ten rengi French yapımında bahsettiğim seriye ilişkin yorumlarım şöyle :

KALICIKLARI/KURUMA HIZI : Normal almış olduğunuz Pastel ojeler ne kadar sürede kalıyor ve dayanıyorsa o kadar.Ellerimi çok sık yıkayan biri olarak ojenin 3 gün dayandığını gözlemledim.Zaten kuruma hızını quick dry top coatlar ile daha kısa süreye çekmeniz mümkün.

YAPISI : Bride ve Princess renkleri dalgalanma yapıyor ve çok opak ojeler değil.2.katta dalgalansa da gerçek rengini vermeye başlıyor,  4 kata kadar yolu var.Ama koyu nude tonları için 2 kat yeterli olabiliyor. Pastel ojelerde normalde çabuk katılaşma ve sünme problemi yaşamam ama nude serisinde niyeyse böyle bir problem yaşadım.

   Malumunuz üzere tırnaklarımı uzunca bir süre çok uzun kullandım ve bu tip açık tonları çok uzun tırnakta sürmeye zorlanırsınız.İnstagramda da belirttiğim üzere bu hafta sonu kışlık salça yapacağım için kesmek durumundaydım ve kısalttım.Emin olun kısa tırnakta çok daha verim alabileceğiniz ve sıkıntı yaşamayacağınız aşikar.

   Renkleri zaten çok güzel ona bir sözüm olamaz;  o kadar temiz ve bir o kadar da sade ki!

PROFASHİON 4'LÜ FAR PALETİ NO: 201


    Renklere baktığınızda tam sonbahar renkleri diyebilirim.3 mat bir de ışıltılı griye çalan bej tonları hakim. Renkler oldukça soğuk.Kışlık makyajlarınızda smoke eye görünümünü doğal bir yapıda yakalayabileceğiniz renkler.Bezelyenin ilgisini pek çektiği söylenemez :))



   Koyu rengi dışında pigment sorunu var yalnız bunu belirtmemiz gerekiyor.Ben Sephora Glitter proof far bazı ile yoğun bir şekilde sürerek uygulamak durumunda kaldım açık renklerini.

    Normal şartlarda bu tonları açıklı koyulu kullanmanız da mümkün ancak renkler pigmentsiz ve mat olduğu için blend etmek (renkleri karıştırarak birbirine geçmesini sağlamak) çok zor. Kolay karışmıyor birbirine.

    Ancak instagramda yaptığım makyajlar beğenildi diyebilirim.Hemen uygulamaları paylaşalım :





     Bu far paletinin koyu rengini kimi zaman gözümde kimi zaman kaşlarımo doldurmada kullanıyorum.Kendi kaş rengime göre harika ve doğal bir görünüm veren bir kaş farı oldu.


PROFASHİON MATTE LIPSTICK NO 554 :

    Sonunda Pastel de mat ruj kervanına katıldı. Rujumuz 554 numaralı çok güzel fuşya pembe renginde.




   Sürümü kolay,  orta kalıcılıkta ve dudakları kurutma problemi olmayan bir ruj.Yemek yiyip birşeyler dahi içseniz hafif olmak kaydıyla bir pembelik kalabiliyor dudağınızda.

    Yalnız ruj vaat ettiği matlıkta değil, hatta bana göre mat ruj bile değil.Sürdüğünüz zaman daha iyi anlarsınız,  belki daha koyu tonları daha mat bir görünüm veriyordur ancak bu renk için mat bir ruj yorumunu yapmak açıkçası yanlış olur.


PROFASHİON 03 SUMMER FEVER  RUJ PALETİ :

    Renkler öyle güzel ki,  hem nude tonları hem de mercan tonlarının hakim olduğu, günlük makyajlarınızda kullanabileceğiniz rujları içeriyor.



    Normalde palet rujları oraya buraya bulaşıp akma yaptığı için pek sevmem ama bu palette böyle bir sıkıntı yaşamadım.



   Paletin tek handikapı içindeki fırça ile uyguladığım zaman homojen bir şekilde dağılım olmadığından dalgalı bir görünüm verdi. E haliyle kimse ruju dudaklarına elle dağıtmak istemez.Ama ihtiyaç duymanız bu palette mümkün.

    Sanırım daha iyi bir dudak fırçası ile daha memnun kalabileceğiniz bir palet olacaktır.

    Profashion serisi hakkında benim söyleyebileceklerim bunlar.Denemesem de bu serinin pudraları ve allıkları da mevcut :)

Herkese mutlu günler diliyorum.


Sevgilerimle
Nihan
   

13 Eylül 2014 Cumartesi

PALMOLİVE KAHVE HAZZI,ÇİKOLATA TUTKUSU VE ŞEFTALİ BÜYÜSÜ BODY BUTTER DUŞ JELLERİ ANALİZİ

Sizin için de duş yapmak bir keyif ise duşu keyifli hale getiren ürünler şüphesiz ki aromatik duş jelleri ve şampuanlar.

Peki size keyfin tarifini vereyim mi?

Çikolata,  kahve ve şeftali!


Hepimiz duş esnasında rahatlamak,  mis gibi kokmak ve cildimizin yumuşacık olmasını isteriz.Bunu başarabilen ender markalardan biri de Palmolive markası.

Eskiden Palmolive in mor renkli olan anti stress duş jeli benim için vazgeçilmez bir üründü ve uzun yıllar değiştirmeden ve bıkmadan kullandım. (Merak etmeyin ona da çamur atıldı! ) Daha sonra Thermal Spa ve Hamam Detox serisi geldi ki Thermal Spa ürününü tatilde gittiğimizde severek kullanmıştım.Hamam Detox ise kokusu bana ekşi gelen bir üründü, açıkçası sevememiştim.



   Sonra firmaların çikolata ve vanilya sevdaları birden bire depreşince Palmolive de geri kalmayarak önce Çikolata Büyüsü ve Vanilyalı duş jellerini çıkardı.Önce vanilyalısını daha sonra da çikolatalısını deneme fırsatım  olmuştu.

ÇİKOLATA TUTKUSU DUŞ JELİ :


     Öncelikle hiçbir markada bu kadar kıvamlı bir duş jeli kullandığımı hatırlamıyorum.Kokusunu bir kenara bırakın o ayrı güzel ama kıvamı benim inanılmaz hoşuma gitmişti.Sanki duş jeli değil de cildime kakaolu krema sürüyormuş gibi hissediyordum.İşte bu yüzden cilde verdiği o yumuşacık kremsi his benim için çok güzel bir deneyim olmuştur.

      Ürün çok kıvamlı olduğu için epey bereketli.Azıcık bir miktar dahi kullandığım lif/kese vs. duş malzemelerini çok çabuk köpürterek duş almanızı sağlıyor.Duştan çıktığımda cildimdeki o pamuksu his ve nemlilik sayesinde çok memnun kaldığım ve severek kullandığım bir ürün oldu.

     Kokusunu tarif etmeme gerek yok sanırım,  çoğunuz zaten merakınıza dayanamayıp alıp denediniz ve bana hak verdiğinizi düşünüyorum. Mis gibi çikolata kokusunu kim sevmez ki! Yalnız duştan çıkıp iyice kurulandığınızda ürünün kokusu ilk 15 dakikada kayboluyor sanırım en büyük dezavantajı bu.Çıkmayan çikolata kokusu keşfetseler keşke de biz de çılgınlar gibi serotonin depolayıp mutlu olsak :))

Aklımdan ekmeğe sürüp yemek bile geçti ciddi söylüyorum! Zaten kutu boş yemişim :)

KAHVE HAZZI DUŞ JELİ :


    Instagtam ailemi bilir, bu ürün ilk çıktığında sizlerle paylaşmış ve epey kahve tiryakisi olan arkadaşlarımın dikkatini çekmiştim.Kahve kokusu da insanı mutlu eden şeylerden biri! Zira çoğumuzun keyif yaparken en büyük yoldaşı kahve.


     Ürünün diğerlerinden farkı tanecikli bir yapıya sahip olması.Aynı çikolatalı duş jeli gibi kıvamlı bir yapıya sahip olmakla birlikte cilde tanecikler vasıtasıyla masaj yaparak biryandan da ölü derilerden arınmamızı sağlıyor.

    Evet ürün misler gibi kahve kokuyor ve insanın canını çektiriyor.Kahve kokusu çikolata kokusundan daha baskın kullananlar farketmiştir.Daha yoğun ve daha keskin olarak algıladı benim burnum bu kokuyu.Kokusunun kalıcılığı daha iyi çikolata aromalısına nazaran.Daha uzun süre cildimde kaldığını hissettim.

    Evet,  peeling yapması ayrı keyif, cildi yumuşatması ayrı bir keyif,  kokusu daha da bir ayrı keyif.Severek kullandım.

ŞEFTALİ BÜYÜSÜ DUŞ JELİ :


    Gelelim içlerinde en tehlikeli olan ürüne.Şeftaliye tahammül edemeyen hatta ismini dahi duyunca garip olan bayanlarımız mevcut.Meyve aromalı ürünler genellikle bana hitap etmez.

     Üründe hoş, meyvemsi bir koku mevcut.Ancak bu kokuyu sarışın ya da açık kumral arkadaşlarımız daha çok benimseyecektir diye düşünüyorum.Koku biraz ekşimtrak geldi bana ama çok da rahatsız etmedi.


    Yapısı diğer iki ürüne nazaran daha hafif olsa da verdiği yumuşaklık ve nem gayet güzel ki, gün içinde cildimde herhangi bir kuruluk hissetmedim.

    Sarışın ve açık kumral arkadaşlar daha çok severektir dedim çünkü kokusu hiç kalıcı değil malesef.En azından kendim için konuşmak herkesten duştan çıktıktan sonra bu kokuyu pek algılayamadım.

    Sonuç olarak içlerinde hangi seriyi beğendin derseniz kahve hazzı derim,  çünkü duş yaparken mutlaka kese yaparım, duş jeli de tanecikli olunca aldığım netice kat ve kat arttı.

    Çikolata kokusu ise sizi Vaseline ürünlerindeki çikolata kokusu gibi rahatsız etmeyecek düzeyde.Dediğim gibi yıldızımın barışmadığı bir tek Şeftalili duş jeli oldu,  kokusuyla anlaşamadık bir türlü.Fazla kullanamadığım için de kuzenime vermiştim.

Alırsanız size de bol keyifler diliyorum :)



Sevgilerimle
Nihan

10 Eylül 2014 Çarşamba

FARMASİ METALİC BLUE EYELİNER DENEYİMLERİM

Renkli makyajlar bana hep daha neşeli ve eğlenceli gelmiştir, ancak ten koyu dolayısıyla renkli olunca çok fazla renk tercih etmediğimi itiraf ediyorum.Renk olarak belki mavi, pemve, yeşil gibi renkleri krem ya da beyaz farlar ile kombinleyip yumuşatıyorum; yoksa düz bir renkli farı gözüme uygulamak çok da tarzım değil açıkçası.

     Renkli olarak tercih ettiğim bir makyaj stili ise göz kalemleri kullanmak.Renkli göz kalemi ve eyelinerlara şans verebiliyorum.Mavi eyelinerlar da bunlardan biri,  genellikle maviye çalan lacivert eyeliner kullanabiliyorum.

    Farmasi kataloğunu kurcalarken gözüm renkli ve metalik görünüm içeren eyelinerlar dikkatimi çekti.Daha önce Flormarın bakır tonlarında bir glitter linerını kullanmıştım ama simleri dağılıyor,  çiğ bir görüntü veriyordu.Ama yine de denemek istedim ve mavi rengini tercih ettim.


    Farmasi Metalik Blue Eyeliner içinde mavi metalik pigmetler olan ışıltılı formda bir eyeliner.Ürün oldukça sıvı olduğundan kıl fırça kullanılmış.



    Ürünü tek başına uygularsanız net bir görüntü elde edemiyorsunuz; belki 3 ya da 4. Katta kendi rengini verebiliyor. Bu yoğun renk ve metalik bir görüntü isteyenler için olumsuz bir özellik.

     Ancak bu eyelinerı aynı tonlarda ya da daha koyu tonlarda bir göz kalemi ya da mavi renkte bir gel eyeliner ile kullanırsanız ürün hemen gerçek rengini ve metalik ışıltısını veriyor. Eğlenceli ve aydınlık gözler elde edebilmeniz bu şekilde mümkün.Ben Maybelline Lasting Drama Gel Eyeliner ın mavi renginin üzerine uyguladım.

    Yoğun görüntüden hoşlanmayan arkadaşlarımız alt ve üst kirpik diplerine hafif ışıltı vermek için de bu ürünü kullanabilir.Ya da kirpik uçlarına eyelinerın ışıltılarını dokundurarak sevimli ve bir o kadar da feminen bir görüntü elde edebilirsiniz.

     Ürünün göze sürüldükten sonra akma, dağılma yaptığını gözlemlemedim hatta metalik görünümünde dökülme  ve kabuklanma meydana gelmedi.



    O sebeple severek kullanacağınız değişik bir eyeliner olduğunu düşünüyorum. Uygulamalı resmini de sizlerle paylaşayım.

Sanırım yeniliklere açık olmak gerekiyor.Sonuç hiç de fena değil.


Sevgilerimle
Nihan

MORFOSE MİLK SHAKE İT! SAÇ KREMİ DENEYİMLERİM

Yumuşacık saçlar aslında herkesin tercihi değil.Nasıl desem elektriklenen kabarık saçlara sahip olan arkadaşlarımızın saç yumuşatma özelliği olan ürünlerden memnun kalmadığı aşikar Ancak benim gibi düz saçlara sahip olanlar yumuşacık hissi çok seviyor biliyorum.
Hele de milkshake kokusu bu yumuşacık hisle birleşince daha da sevilir hale getirebilir bir ürünü öyle değil mi? :)



Morfose Milk Shake it Hair Conditioner  kokusuyla gönlümü fethetmiş güzel bir köpük saç kremi.Şişesini iyice çalkalayıp az miktar sıktığınızda köpük formda olduğu için kocaman oluyor ve saça güzelce yayılıyor.



Ürün içeriğinde süt proteini ve 12 farklı aminoasit bulunuyor.Süt proteini kuru ve cansız saçları besleyerek eski sağlamlığına kavuşturmayı, aminoasitler ise saçtaki keratin dokusuna etki ederek nem ve boya koruması sağlamayı, yıpranmış saçları onarmayı hedefliyor. 


Duştan sonra nemli saçınıza ya da saçlarınız çok elektriklenmişse kuru saçlarınıza kolaylıkla uygulayabilir saçlarınızdaki hafifliği ve o harika kokuyu hissedebilirsiniz.Dediğim gibi ürün ağır yapıda bir ürün değil,  sürüldüğü anda saçta herhangi bir ağırlık yapmıyor, yapış yapış bir his de bırakmıyor.Saçta kurumaya da sebep olmuyor.Ortalama parlaklık verdi diyebilirim.

    Durulanmayan saç kremlerini kullanırken en büyük korkumuz saçtaki yağlanmayı kısa sürede gerçekleştirmesi.Benim saç tipim normal; yazın gözlemleyemesem de kışın saçımın yağlanma süresinin ne kadar olduğunu belirlemek için test yapmıştım ve 2 günde dahi saçlarımda aşırı bir yağlanma gözlemlememiştim.Ancak her saç kremi bir değil,  örneğin Gliss durulanabilir saç kremlerinde saçlarımın yağlanma süreci daha kısa olabiliyor.

   Ben Morfose Milk Shake İt köpük saç kremini kullanırken herhangi bir yağlanma ya da tam tersi kuruma gözlemlemedim.Ancak saç tipi yağlı olan arkadaşlarımız için bu ürün hakkında çekince koymak durumunda hissediyorum kendimi.

    Aslında bu ürün kokusu ile çok ünlü olan bir ürün.Ve akla gelen ilk olarak kokusunun kalıcı olup olmadığı oluyor. Sigara içilen ortamlarda ya da kışın bulunduğunuz şehirde sobalar sebebiyle is kokusu bulunan yerlerde bulunmadığınız takdirde rüzgar estikçe o milk shake kokusunu hafif hafif hissetmeniz mümkün. Yani orta kalıcılıkta bir kokusu var diyebilirim.

     Saçları çabuk elektriklenen arkadaşlarımız için saçı baskılama oranı çok fazla değil; yüzde ver derseniz % 45 oranında saçı baskılayacaktır ancak yumuşatma özelliği olduğu için bu etki çok kısa sürecektir.

    Onun dışında düz ya da hafif dalgaya sahip, kuru ve kalın telli saçlar için güzel bir ürün olduğunu düşünüyorum.İşlem görmüş saçlara sahip arkadaşlarımız için de faydalı bir ürün olabilir.

    Malesef ki heryerde bu ürün bulunmuyor,  genellikle kuaförlerde ve kuaför malzemeleri satan parfümerilerde bulabilmek mümkün bu ürünü.

   Saça hoş koku veren ve yumuşak bir his yaratan bu köpük formundaki saç kremini umarım deneyebilme şansınız olur :)

  Sevgilerimle

Nihan

Sevgilerimle ♥♥♥

Sevgilerimle ♥♥♥