♥♥♥

♥♥♥

29 Ekim 2014 Çarşamba

ESSENCE LASH BASE (MASKARA BAZI) ANALİZİ

Herkes dolgun ve kıvrık kirpikler ister.Bazen birtakım rimeller bu vaadi fazlasıyla yerine getirse de bizi tatmin etmeyen rimellere ufak dokunuşlar yapmak gerekebiliyor.

   Örneğin bir Max Factor 2000 calorie sizin dolgunluk ve kıvrıklık ihtiyacınızı karşılayan başlı başına bir rimel ise de bir Gosh Boombastic rimel (yakında yazısı gelecek) tek tek ayrılmış ama volüm vermeyen hatta gün içinde düşmüş ve etkisini yitirmiş kirpiklere sebep olabiliyor.

   İşte firmalar da rimelimizin daha kalıcı olması; gün içinde etkisini yitirmemesi için maskara bazları çıkararak kullandığımız rimellerin kapasitesini arttırmayı hedefliyor.

    Ben en ucuz olan üründen başladım bu rimel bazlarını denemeye.Etkisi olmadığı takdirde kaybedeceğim bir 9 lira olur diye düşünerek Essence markasının rimel bazını aldım.


    Baz karşılaşacağınız bütün mascara bazları ile aynı formda yani beyaz renkte ve akışkan yapıda.Kirpiklerinize uyguladığınız zaman ilk etkisi bembeyaz renkte ve taranmış kirpikler oluyor.




    Ürün kullanımında bazı sürdükten sonra VAKİT KAYBETMEDEN rimelinizi uygulamanız gerektiği yazıyor ki yazmasa bile rimel bazlarını sürdükten sonra fazla beklemeden sürülmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Eskiden Loreal Double Extension rimelini kullananlar beni çok daha iyi anlar.Baz kısmını sürüp beklerseniz bu baz kirpiklerinizde kurur ve rimelinizi kuru kirpiklere uygulamanıza ve dolayısıyla kirpiklerinizde tortulu ve aşırı kalın bir görüntü sağlamanıza sebep olur.Buna ek olarak topaklanma dahi yapmamış rimelinizi tanıyamaz ve göz altlarınızdan rimel döküntüsü ayıklarsınız.

     Bazı sürdükten hemen sonra rimelinizi uyguladığınızda kullanacağınız renkli rimelinizi uygulayın.Bazın beyazlığı sizi yanıltmasın çünkü renkli rimeli uyguladığınız zaman o beyaz görüntü kayboluyor.Buna ek olarak kirpikleriniz daha çok kalkıyor ve rimeliniz NİSPETEN daha verimli oluyor.Bu da uygulaması :



    Nispeten dedim çünkü en azından bu marka için konuşacak olur isek ortalama bir ürün.Hele ki mimli (topaklanan, çok fazla etkisi olmayan ve akma yapan) bir rimel kullanıyorsanız pek de bir etkisi yok; hatta kirpiklerinizde kuruma ve dökülme gözlemleyebilirsiniz.Ama sağlam ve güvendiğiniz rimelde ortalama da olsa bir etki görüyorsunuz.

   Her rimel bazında olduğu gibi özellikle eyeliner ya da göz kalemi kullandıktan sonra rimel bazını kullanırsanız fırçada siyahlaşma görebilirsiniz.Hatta bu renklenme bazın yapısında değişiklik yapıyor mudur; işte orası tam bir muamma...

    Gözlerimde baz sonrası yanma ve kaşıntı gözlemlemedim.Çok da şart olmayan ama yukarıda da belirttiğim gibi rimelinizin performansını az da olsa arttıran bir ürün olduğunu düşünüyorum.

Yeter ki baz kuruyana kadar beklemeyin.


Sevgilerimle
Nihan

28 Ekim 2014 Salı

M.ASAM MAGİC FİNİSH FONDOTEN DENEYİMLERİM

Bir fondötene sihirli demek yürek istiyor bence.Hele benim gibi youtube videolarından ürün takip ediyorsanız ürünün etkileri sizin bu fondötene yeşil ışık yakmanız için bir etken.



Geçenlerde deneyimlememiz için gönderilen fondöten de sihirli etki etiketi altında aslında uzun süredir Watsons raflarında.Ancak denemek bu ara nasip oldu.Normal şartlarda ten ürününü biraz bekler öyle yazarım ama beklememi gerektirecek bir durum olmadığı kanaatine vardığım için hemen sizlerle paylaşmak istedim.Ama biraz farkla.
Ben bu fondotene makyaj bazı gözüyle baktım!Evet; yanlış duymadınız aslında aradığınız makyaj bazı bu ürün olabilir!


   Fondoten ambalajı ile dahi dikkat çekiyor.Metal bir kavanozun içinde; köpük formda ve ağzına kadar ürünle dolu bir fondötenden bahsedeceğim sizlere.


    Ürün tek renk olarak piyasaya sürülmüş.Köpük formda tanıştığımız ilk fondoten olan Maybelline Dream Mousse Köpük fondotende dahi renk seçeneği vardı ama bu markada böyle bir durum yok.


   Fondoteni sürdüğünüz an gördüğünüz o koyu renk cilt renginiz ile bütünleşerek aynı tonu alıyor.Sihirden maksat bu ise bingo! Bu etkiyi Maybelline markasında görmemiştik.
   Yine sürdüğünüzde cildinizde bir kadifemsilik ve pudramsı bir his hissediyorsunuz.Fondöten cildinize uyum sağladığı gibi bir de pudralı bir görüntüye kavuşturuyor.Özellikle mat bir bitirişi hedefliyorsanız ürün mat; ciltte fazla bir parlama yapmıyor matlığını nispeten koruyor.Bir de mis gibi kokuyor.


    Ancak;
    Normalde cilt lekesi olmayan biriyim ama instagramda sizlere yağ bezesi operasyonu geçirdiğimi anlatmıştım.Halen biraz lekeleri durduğundan burun üstü ve kenarlarında lekelerim var.Fondöten bu lekeleri KAPATMADI.Artı çukurlarınız varsa çukurlara çökme yaparak daha belirgin hale getirebilir. Dezavantajları bunlar.

    Bazı avantajları var ki beklentinizi karşılayacak durumda.Fondoteni uyguladığımda gözenekleri güzel kamufle ettiğini keşfettim.Sanki primer uygulamışcasına pürüzsüz bir bitiriş sağladı yüzümde.Ki İŞTE BU ÖZELLİK BENİM FONDOTENE "FONDOTEN OLAN" BAKIŞ AÇIMI DEĞİŞTİREREK "BAZ" OLARAK BAKMAMI SAĞLADI.

     Uzun süredir baz arayıp duruyordum.Artık bu fondöteni baz olarak ÇOK İNCE BİR TABAKA OLMAK KAYDI İLE sürüp hem gözenekleri gizliyorum; hem de cildimi matlaştırarak süreceğim fondötene zemin hazırlıyorum.Sonuç daha kapatıcı bir ten; mat ve fazla parlamayan bir T bölgesi!

Baz olarak uygulanıp üzerine fondoten sürülmüş hali gördüğünüz gibi mat :


     Youtube izleyicisi iseniz bu fondotenin uygulanışını mutlaka izleyin.70 yaşındaki teyzelere bir topan fondoteni sürüp kusursuz kapatıcı cilt izlenimi veriliyor.Ancak durum böyle değil.Teyzenin cildindeki makyaj siliniyor ortada silmeden kaynaklı pembeleşme oluyor, fondoten bu pembeleşmeyi nötürlüyor.Ancak yoğun uygulamada o kırışık görüntü gidiyor mu? Evet gidiyor çünkü fondoten yoğun ve pudramsı.Ekrandan gördüğünüz görüntü mükemmel, ama teyzelere yakından bakmak lazım.Ben kapatıcılık görmedim.

    Ama bu ürüne makyaj bazı gözüyle bakarsanız işte o zaman işler değişiyor.Zemin mat ve pürüzsüz olduğu için fondoteninizden daha çok verim alıyorsunuz.Dikkat edilecek nokta çok hafif uygulama yapmanız; aksi halde cakey bir görüntü verirsiniz.O yanağı öpen eşiniz nude ton dudaklara sahip olabilir :))))

    Durumu tersine çevirerek de uygulamak mümkün . Fondoteni uygulayıp tampon hareketler ile bu ürünü kullanırsanız pudramsı bir matlık da elde edebilirsiniz.

    Fondoten olarak verim alamasam da makyaj bazı olarak verim aldığım için sıkıntı yok.Sivilce problemi -bir tane- yaşadım ürünü kullandıktan sonra.Ama özel dönem kaynaklı da olabilir.

    Markanın cilt bakımında daha iyi olduğunu düşünüyorum izlediğim videolardan.Ha fondoteni bir daha alır mıyım?  80 lira olduğunu düşünürsek sanırım olumlu bir yanıt veremeyeceğim.

Makyaj bazı arayanlar mutlaka denesin :)


Sevgilerimle
Nihan

23 Ekim 2014 Perşembe

GOSH VELVET TOUCH RUJLARI HAKKINDA İZLENİMLER

Danimarkalı dudağı sanırım fazla pürüzsüz.İroni olsun diye demiyorum ürettikleri rujlara bakılacak olunursa ne demek istediğimi anlarsınız.
Neyse.

Daha önce sizlerle sohbet ettiğim bir yazımda yeni bir marka geldiği zaman alacağım ilk ürünün ruj olduğunu söylemiştim.Denemek üzere hemen beğendiğim iki rengi alıp çıktım.

   Gosh Velvet Touch rujları Gratis' te yer alan lipstick formunda olan rujlardan.Standın ruj kısmında aslında ağırlıklı olarak lipglosslar var.Lipgloss fazla kullanmadığım için ve elimde yapılarını beğendiğim için bu rujları tercih ettim.


   Renk skalaları güzel,  nude, şeftali, turuncu,  kırmızı, pembe olmak üzere seveceğiniz renkler mevcut.Ben biri mercan diğeri soft pembe olmak üzere iki tonunu tercih ettim.


Birinci renk; 145 Shocking Coral rengi oldu. İçinde hafif pembelik barındıran çok güzel bir mercan tonu.Yazın bronz tenle de çok güzel durabilecek bir renk; aslında kışlık bir ton değil.Günlük makyajlarda soft pembe ve krem farlarla çok rahat kombinleyebileceğiniz bu mercan renkte ruju sürerken hiç zorlanmadım.Nemli yapısı ile dudakta yağ gibi kaydı diyebilirim.



Renk orta koyulukta olduğu için dağılma ve çizgilenme sorunu yaşamadım.Sadece sorun dudakta uzun süre durduğunda dudak içlerinde çok çok az olmak kaydı ile toplanmalar yapması.Normal şartlarda kalıcı bir ruj olmadığı için uzun süre dudakta muhafaza etmek bu yapıda bir ruj için doğru bir davranış olmadığından toplanma yapması bana göre normal.


  
İkinci renk ise 155 İnnocent rengi.İsmini fazlasıyla hakeden bir ton bu.Masumane, tertemiz, saf bir soft pembe.Özellikle koyu füme rengi far kullandığınızda harika durabilecek bir renk.Ama...


Rujun yapısı çok nemli olduğu için sürdüğünüz vakit dudakta dalgalanma yapıyor. Rengi net olarak bir türlü alamamakla birlikte; dalgalanma yaptığı için mutlaka elinizle dudağınıza tampon hareketler ile ruju sabitlemeye çalışıyorsunuz.Ben ruju parmakla dağıtmaktan hiç hoşlanmadığım için açıkçası bu tonu aldığıma pişman oldum.

    Bahsettiğim bu dalgalanma sorunu SADECE ÇOK AÇIK TONLARI İÇİN GEÇERLİ.Daha koyu tonlarda bu sıkıntıyı yaşamıyorsunuz.

    Yapı olarak nemli ve kremsi olan bu rujlar doğal makyajlardan hoşlanan, yoğun renk sevmeyen arkadaşlarımız için ideal.Dudakları kurutma problemi de yaşamadım.Nemli olmasına rağmen kenarlardan taşma gibi bir sıkıntı yok.Eğer renkleri sevdiyseniz ve almışsanız dudaklarınıza güzelce peeling yapın.Yenmiş, kabuk bağlamış pütürlü dudaklarda çok kötü bir görüntü oluşacağına eminim.

18.90 TL bir ruja verecekseniz daha güzel rujlar alabilirsiniz.



Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.
Sevgilerimle
Nihan

GOSH CC CREME ILLUMİNATİNG FONDOTEN DENEYİMLERİ

Türkiye'de olan kozmetik mağazaları artık yurtdışında ün salmış markalara da yer vermeye başladı.Gratis bu konuda diğer mağazalara göre bir adım daha önde.The Balm gibi özellikle Amerika'da high end statüsünde olan bir markayla bizi tanıştıran Gratis şimdi de vegan ürünleri olan Danimarka menşeili Gosh firmasına mağazalarında yer verdi.


     Gosh ürünlerinin neredeyse hepsini deneme fırsatına eriştim diyebilirim.Dikkatimi çeken öncelikli husus ürünlerin inanılmaz ince ve doğal yapıda olmasıydı.Zaten ilerleyen zamanlarda denediğim ürünlere burada yer vereceğim.


     İlk yer vereceğim ürün CC krem formunda aydınlık bir görüntü veren fondoteni.Neleri sevdim neleri sevmedim hemen sizlerle paylaşalım.


     Ürün tüp şeklinde bir ambalaja sahip.Fondoten oldukça akışkan hatta su gibi bir formda.Akışkan olması bir yönden iyi fırça ya da sünger ile kolaylıkla cilde dağılıyor.


    CC Krem açılımının " color correcting" olduğunu daha önceki paylaşımlarımda yer vermiştim.Öncelikli hedef cilt alt tonunun eşitlenmesi.Bunu başarıyor mu diye sorarsanız normal bir cc krem gibi diyebilirim.Hafif bir dengeleme durumu mevcut.Ancak fondoten içeriğine sahip olduğunu iddia etse de bu vaadi yerine getirmediğini söylemem gerekiyor.


     Ürün KESİNLİKLE KAPATICI BİR ÜRÜN DEĞİL.O sebeple bu üründen kapatıcılık beklentiniz varsa beklentinize cevap veremeyecek hatta ürünün renkli nemlendirici  niteliğinde olduğunu farketmenize sebep olacaktır. Cilde sanki renkli nemlendirici sürmüşsünüz izlenimi veriyor.

     Ürünün ikinci vaadi ise "aydınlık bir görünüm" vermesi konusunda.Eğer aydınlık görüntüden kastınız parlak bir görüntü ise evet aydınlık bir görünüm veriyor. Ama benim aydınlık görüntüden anladığım parlaklık değil.Ürünü sürdüğünüzde inanılmaz glowy (ıslak bitirişli) bir ten görüntüsü ile karşılaşıyor ve cildimizin birçoğumuzun sevmediği sanki yağlanmış da parlama yapmış gibi görünüm aldığını farkediyorsunuz.

   Ama ıslak görünümden hoşlanan arkadaşlarımız için bu beklentiyi fazlasıyla karşılayacak bir ürün olduğunu söyleyebilirim.

KİMLER ALMASIN?
   Bu ürünü;
1- Lekeli ve akne izleri mevcut olanlar
2-Karma ve yağlı cilt yapısı olanlar
3-Çukur ve gözenek sorunu yaşayanlar ALMASIN.Bu ürün yağlı cilt ile karşılaştığında çözünerek hem sivilcelenmenize sebep olabilir; hem de vıcık vıcık bir görüntü ile rahatsız edici bir görüntüye neden olabilir.Buna ek olarak kapatıcı özelliği neredeyse hiç olmadığından lekelerinizi kamufle edemeyecektir.
    Eğer çukurlarınız ve gözenekleriniz var ise bunların içlerine dolarak onların daha da görünür hale getirecektir.

    Velev ki aldınız;
1- KREM ALLIK KULLANMAYIN, DAĞITIR.
2- YAĞ BAZLI BİR CONCEALER KULLANMAYIN, ÇÖZER, RİMEL-LİNER-GÖZ KALEMİ NE VARSA HARELENME YAPTIRIR.
3-EN İYİ SABİTLEYEN PUDRANIZ BİLE GÜN İÇİNDE DAĞILABİLİR.
     Dolayısıyla bu ürün çok kuru ya da kuruya dönük ciltlerde çalışır.Ürün içeriği vegan bir marka olduğu için temiz; o konuda içiniz rahat olsun.


     Dikkat! Ürün renkleri grilik içeriyor. Ben ala ala honey rengini aldım o da bana bir ton koyu düştü diyebilirim.Danimarkalılar ten rengi olarak çok açık oldukları için onların ten rengine göre yapılmış ürünler bunlar.Aynı şekilde fondoten ve BB kremlerde de aynı sıkıntıyı yaşarsınız.


     Bu ürünle yapılmış makyajları da paylaşalım ki size fikir olsun. Ben glowy görünümü çok sevdiğim için güzel bir sonuç aldım ama gün içinde aşırı parlama yapacağını lütfen unutmayın bu ürünün.

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle...


Sevgilerimle
Nihan

21 Ekim 2014 Salı

BEBAK SUYA DAYANIKLI GÖZ VE DUDAK MAKYAJI TEMİZLEYİCİSİ DENEYİMLERİM

Makyaj yapmak iyi güzel de; gece yatmadan önce makyajı çıkartmak dert.Sabah yeterince vaktin var deseler saatlerce sindire sindire makyaj yaparım ama makyajını çıkaracaksın deseler 2 dakika bile geçmek bilmez.

Her ne kadar makyaj ürünleri  artık günümüzde mümkün olduğunca az hasar verse de kozmetik kozmetiktir unutmayın.Üşeniyorum demeyin, cildinizi en güzel şekilde temizleyin ki 50 yaşında da o surat sizinle olacak.

    Instagram alemine girdiğimde çok sevdiğim Bebak markası bu kadar aktif değildi.Sosyal medya ve biraz da bizlerin çabaları ile daha geniş kitlelere ulaştı ve sadece annelerimizin bildiği marka artık yeni ürünler çıkarıyor.Hatta hiçbir yerde olmayan argan serisi bile çıktı diyebilirim.

     Bebak temizleme sütünü paylaştığımda insanlar çeşitli hurafeler içindeydiler.Acıbademin yüzü tüylendirdiğini iddia eden kitleler vardı.Özellikle bu şehir efsanesini kırmak gerekiyordu zira tüy çıkartan ACI BADEM DEĞİL, TATLI BADEMDİ! Paylaşımlarım ile bu bilgi kirliliğini kırmaya yardımcı olabildiysem ne mutlu.

    Sizlerle paylaşacağım ürün bildiğimiz ürünlerden farklı.Bu ürün bir göz ve dudak makyajı temizleyicisi.


    Suya dayanıklı makyajlar için üretilmiş se olsa suya dayanıklı makyajları çıkarmada çok da başarılı bulmadığımı belirtmek zorunda olduğum bu ürün yapı olarak yağlı.Pamuğa döktüğünüz ürün cilde temas ettiğinde gözü yakacak derecede yağlı bir his veriyor.Ruj çıkarmada ise çok başarılı.Kalıcı rujlarda test ettim ve performansını başarılı buldum.


    Ürünle makyajınızı sildikten sonra yüzünüzü su ile durulamanız gerekiyor. Aksi halde yağlı bir surat cildinizde her tür sivilce, yağ butonu oluşturabilir.O sebeple makyajınızı sildikten sonra durulamanız şart.


   Her ne kadar içeriğinde paraben ve türevlerinden eser olmasa da ben hassas gözlere sahip olan arkadaşlarımızın bu tip yağ bazlı temizleyicilerden uzak durması gerektiğini düşünüyorum.Hafif yanma gözlemlediğim için dikkat etmek gerekiyor . İçeriğindeki papatya özlerine rağmen bu yanma ilgi çekici bir durum açıkçası.

  Ben bu ürünü eczaneden bulabilmiştim arkadaşlar.Hala nedenini anlayamadığım durumdan size bahsetmek istiyorum.Rossmann, Watsons ve Gratislerde Bebak ürünleri neredeyse hep eski seri.Ne zetinyağlı ne de argan yağı içeren ürünlerinin hiçbirini bulamıyoruz.Bunun sebebi konusunda Bebak firmasından açıklayıcı bir mail istiyorum sizlerin huzurunda.

   Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

PANTENE ANINDA GÜÇ VE PARLAKLIK VEREN RENK KORUYUCU SAÇ BAKIM SPREYİ

Başlığa bakmayın.
Evet ciddi söylüyorum;  bakmayın çünkü hiçbir ürün anında etki etmez.Hele saç bakım ürünü yumuşaklık ve biraz spreyin etkisi ile parlaklık verecek ise de "anında güç verme"  vaadi tam bir ütopya açıkçası.

  Pantene sevdiğim bir marka saç bakım markası.Hatta yine "anında" hacim veren saç bakım spreyini çok beğenerek kullandığımı paylaşmıştım sizlerle.Ama o da "anında" değildi elbette; fön makinasına ihtiyaç vardı.

   Gün içerisinde saçlarımız bir çok şekilde yıpranıyor.Maşa, fön, boya derken saçlarımızın yıpranmasının yanı sıra matlık da kaçınılmaz sonuçlardan biri.Normal şartlarda durulanabilen saç kremleri duşta iken işimizi görüyor.Ayrıca pek çok saç kreminin saçlarda 10 dk tutulması halinde maske görevi gördüğünü de yazmıştım.

    Artık durulama gerektirmeyen sıvı saç kremleri sadece saçların kolay taranması ve saçlara yumuşaklık vermesi amacıyla değil saçlara güç, hacim kazandırma, kırıkların onarılması, ışıltı verme gibi ihtiyaçların karşılanması için de geliştiriliyor.


    Bunlardan bir tanesi de Pantene'in güç ve parlaklık veren renk koruyucu saç bakım spreyi.Bu ürün ile ilgili sevdiğim ve sevmediğim noktalar oldu.Öncelikle nasıl kullanmamız gerektiğinden bahsedelim.

NASIL KULLANIYORUZ?


    Saçımız yıkadıktan sonra suyunu iyice aldırdığımız nemli saçımıza eşit olarak sıkıyoruz.Ancak bu ürün durulama istemediği için ister çok sıcak olmamak kaydıyla saçınızı kurutun; eğer yaz mevsimindeyseniz isterseniz fön makinesi ile kurutmadan doğal bir şekilde kendi kendine kurumasını sağlayabilirsiniz.

SEVDİĞİM YÖNLERİ :
  
    Öncelikle mis gibi kokusu var.Saçınızdan kokusu 1-3 saat çıkmıyor.Ferah ferah burnunuza gelen koku gerçekten hoşunuza gidecektir.

    Ikinci olarak saç bakım yağlarından ve bazı spreylerden farklı olarak saçlarda ağırlık hissi yaratmıyor.Sıktığınız zaman yapışmış ve sönük saçlardan ziyade saçınız daha hafiflemiş ve daha yumuşak bir hal alıyor.(İlk 2 gün)

    Son olarak renk koruyucu özelliğinin hakkını verdiğini düşünüyorum.Mavi siyah saçlara sahibim.Saçlarım -bu ürünü kullanırken de- 2 hafta öncesine kadar çok fazla akmıyordu.Ne zaman Watsons tarafından gönderilen Head&Shoulders Kepek Giderici Şampuanı kullandım; saçlarımın mavimtraklığı bir yıkamada gitti sağolsun.Bu da demek oluyor ki sprey saç rengime zarar vermiyor.



Paraben içermiyor.

SEVMEDİĞİM YÖNLERİ :

   Ben normal saçlara sahibim.Saçımı yağlandırma süresi 2 gün.2 gün bitiminde saçlarım hafifçe ağırlaşmaya ve yağlanmaya başlıyor. Yağlı saçlara sahip arkadaşlarımız bu ürünü alsalar dahi DİPLERE KESİNLİKLE UYGULAMAMALILAR.Yağlanma süresi kısalacağı gibi saçlarda ağırlık yaratabileceği kanaatindeyim.

    Ürünü saçıma sıktığımda öyle ahım şahım bir parlaklık gözlemlemedim.Bu iddiada olan tüm spreyler kadar parlaklık iddiası var bana göre.Saçım instagramda parlak da görünse bunun sebebi bu sprey değil;  daha önce burada yer verdiğim Otacı Limon Özlü Bitkisel Şampuan.

     Sonuç olarak hoşuma giden bir bakım spreyi oldu.Arada rossmann, gratis gibi mağazalarda 4-5 liraya kadar düşüyor o zamana bir tane denk getirebilirsiniz :)

  Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..
  Sevgilerimle
   Nihan
   

20 Ekim 2014 Pazartesi

YVES ROCHER YOUTHFUL GLOW FONDOTEN ANALİZİ

Zamana ayak uydurmak zor.Hele bir bayansanız hem cilt bakımınıza hem de cildinizdeki değişime göre ürün tercih etmeye özen göstermeniz gerekiyor.Kendimden örnek verecek olursam 25 yaşında kullandığım fondotenden bir 5 sene sonra verim alamadığımı farkettiğim çok olmuştur. Neden? Çünkü ne kadar bakım yaparsanız yapın mutlaka mimik bölgelerinizde değişim hissedebiliyorsunuz.Zamanında cildinizi pürüzsüz gösteren biricik fondoteniniz artık oluşan mimik çizgilerine yerleşerek size "geçen zamanı" hatırlatabiliyor.

Ben de bunu gözlemleyince denemediğim bir markayı yani Yves Rocher'i tercih ettim.Özellikle bitkisel içerikli ürün skalasına sahip olması markayı daha cazip hale getirdi.
Önce markadan bir bahsedelim.Yves Rocher markası hepimizin bildiği gibi Fransa menşeili bir marka.Ürünlerini genellikle bitkilerin aktif bileşenlerini kullanarak üretmeleri bizler için çok olumlu sonuçlar verebiliyor.

  Ben zevk olarak çok mat bir ten görüntüsünden hoşlanmayan biri olduğum için yapı olarak ince, 30 yaşındaki cildime iyi gelebilecek ve cildime ışıltı katmasını istediğim bir fondoten tercih ettim.Fondotenim Yves Rocher Youthful Glow Foundation oldu.


   Fondotenin ön plana çıkan özelliği gençleştirici etki vaad etmesi.Bunu da içeriğindeki şam ve muskat gülü özleri ile sağlıyor.Daha önce gül özlerinin anti aging özelliklerinin olduğunu yazmıştım.Cildinizi rahatlatmak ve dinç tutmak için gül özlü ürünler kullanmak benim gibi 30 yaş ve sonrası bayanlar için daha sağlıklı.Ancak gül özlerine alerjik tepkime veren bayanlarımızın bu üründen kesinlikle uzak durması gerekiyor.Gül alerjisini gözümle gören biri olarak eğer böyle alerjik probleminiz varsa bu fondoteni almamanız gerekiyor.


Dikkat ettiniz mi ürünün pompalı olması iyi hoş da kapağı yok.



  Ürün sıvı ve kremsi bir formda.Cilde çok güzel dağılıyor.İster süngerle ister elle uygulayın verdiği etki yumuşacık ve maske gibi durmayan bir görüntü oluyor.İddia ettiği gibi cildimde aydınlık ve parlak bir görüntü olduğunu söyleyebilirim.

  Sadece size yapacağım uyarı şu.Bu tip incecik fondotenleri eğer sünger kullanıyor iseniz kuru haliyle uygulamanız gerekli.Nemli olarak uygularsanız ürün yapısı çok ince olduğundan dalgalı bir görüntü elde edebilirsiniz.Sadece bu fondoten için değil, bu tip sıvı ve ince yapıdaki fondotenleri kuru sünger, sık kıllı fırça ya da eliniz ile uygulayın.
Ürün ciltteki derin çizgileri kapatacağı iddiasında olsa da gün içinde çizgilere HAFİF BİR birikme yaptı.Artı olarak yağlı ciltlerin kesinlikle uzak durması gereken bir fondoten ki gün sonunda cildimde inanılmaz bir parlama gözlemledim. Bu durum benim için eksi bir özellik değil; zira benim istediğim görüntü parlaklık vermesi.Tabii bu parlamanın kusma şeklinde olmadığını belirtmem gerekiyor.



Cildi nemlendirmesi gayet güzel; gün içinde cildinizdeki yumuşaklık kaybolmuyor.Yukarıda da belirttiğim gibi ışığı yansıtan bir bitirişi var.
Kapatıcılık oranı fazla değil, idare eder durumda.Ancak koyu leke probleminiz varsa bu fondoten sizin ihtiyacınız olan fondoten değil.

Ürün içeriğinden bahsetmiştim sizlere.Bitkisel özler var ve içeriğe bakıldığında paraben olmadığını görüyoruz.


   Sonuç olarak benim yaşım gereği beğendiğim bir fondoten olduğunu söyleyebilirim.Bendeki renk 200 numaralı beige rengi.Pembe alt tonlu ciltler için rose renk içeren pembe tonlar da mevcut.


   Sizlere bu fondoten ile yaptığım makyajı da göstereyim; bu görüntü taze sürülmüş hali, fondotenin gün içinde parlama yaptığını lütfen unutmayın.


Bir sonraki yazıda görülmek dileğiyle..

23 Eylül 2014 Salı

NİVEA FRESH NATURAL DEODORANT VE FRESH NATURAL SPREY YORUMLARIM

Bazı kokular vardır ki bize çocukluğumuzu, ailemizi, anılarımızı, gençliğimizi hatırlatır.Mutluluk verir, özletir, gülümsetir.Nivea deyince benim aklıma küçüklüğüm ve ilkokuldaki halim geliyor.O zaman Nivea kremler kocaman teneke kutularda olurdu ve ben babaannemin bitirmiş olduğu Nivea kremlerinin kutularıyla oynardım.Neyse.

   Elbette ki zevke hitap eder işin koku kısmı.Nivea son zamanlarda çeşitli serilerde deodorant ve koltuk altı sticki çıkarmış olsa da kendi "has" kokusu asla raflardan eksilmedi.Öyle bir koku ki kremsi, pudra kokularını anımsatan tertemiz bebek kokan harika bir esansı var.Sanıyorum sevmeyeni çok azdır.



    90'lı yıllarda deodorantlar 24 ya da 48 saat koruma vaat edemezken şimdi firmalar daha uzun süre koruma sağlayan deodorantları ard arda raflara dizmiş durumda.Bir klasik olsa da  Nivea da uzun süredir deodorantlarını 48 saat korumalı olarak piyasada yer alıyor.

AŞAĞIDA YAZACAĞIM İKİ ÜRÜNDE DE PUDRA BULUNMUYOR.

DEODORANT:


    48 saat gerçekten doğru mu diyecek olursanız,  sadece kötü kokular için evet diyebilirim. Ancak 48 saat boyunca sıcaklarda koltuk altını kupkuru tutan bir ürün ben daha görmedim.Zaten çok terleyen bir insan olmadım hiç, o sebeple kokusunu muhafaza etmesi,  kötü kokular meydana getirmemesi, iz yapmaması benim bir deodoranttan beklentim.


     Kokusunu muhafaza eden bir deodorant bu.Giysilerinizde iz yapmıyor ve en önemlisi ciltte leke yapmıyor. Bu hususta sizi uyarmam gereken durum şu; daha önce değişiklik yapıp Rexona Duş Ferahlığı deodorantını kullanıyordum.Memnundum da; ancak sprey dizaynını değiştirince benim parmakları zorladı açıkçası.Zorlandığım bir gün spreyi çok yakından sıkmışım karaya çalan lekeler oldu tenimde, daha yeni yeni geçiyor.O sebeple sprey kullanımı daha kolay olan ve eski takındım Nivea'ya yeniden dönüş yaptım.

POMPALI SIVI SPREY :


   Bir de aynı kokuya sahip sıvı spreyi var ki; o daha da kalıcı bir ürün.Bir nevi parfüm gibi düşünün bunu.Hem kullanımı kolay, hem ferah, hem hafif.Deodorantı koltuk altı bölgemize, sıvı spreyi de normalde parfüm uyguladığınız yerlere uygularsanız çok daha kalıcı bir koku elde edebiliyorsunuz.



   Özellikle aerosol spreylerin içeriğinde bulunan sıkıştırılmış olan gazlardan rahatsız olan kullanıcılar için geliştirilmiş bir ürün.Yalnız bu sıvı spreyin deodoranttan farkı 24 saat koruma sağlaması. Zaten bu ürünü parfüm niyetine kullandığım için pek de bir sıkıntı olmuyor.

   Benim gibi pek de yeniliklere açık olamayan,  değişikliklere alışmakta zorlanan birinin eski kokusuna dönmesine şaşırmamak gerek.Şimdi keyfini çıkarmak kalıyor :)


Sevgilerimle

Nihan

21 Eylül 2014 Pazar

FARMASİ SKİN CARE KURU VE HASSAS CİLTLER İÇİN GÜL ÖZLÜ BAKIM SERİSİ HAKKINDA YORUMLARIM

Herkes cildi sağlıklı olsun ister.Güzel bir cilt için çareyi bazen güzellik merkezlerindeki kimyasal uygulamalarda, ya da piyasada satılan bir çok markanın ürünlerinde arıyoruz.Aslında tedavi eden herşey doğada gizli.

   Cildimle ilgili olarak fazla çaktırmasam da ciddi problemler yaşadım özellikle son 3 hafta gerçekten zorlu geçti.Essence markasının sivilce karşıtı Pure Effect Pudralı toniği cildimi yaktı.Cildimde şişmeler, sivilceler ve fısırtılara sebep oldu.

   Dermatoloğa gidip duruma müdahale etmek gerekti ve doktorum cildimin inceldiğini; hassaslaştığını söyleyerek, doğallığından emin olduğum gül özü içeren cilt bakım ürünlerini kullanmamı tavsiye etti.Şükür ki ilaçlık bir durum söz konusu olmadı.

    Kuru ve hassas cilt yapısına sahip olan arkadaşlarımız illa ki Farmasi markasını kullanmak zorunda değil.Doğallığından emin olduğunuz bir markayı da tercih edebilirsiniz.Ben en çabuk ulaşabildiğim markayı tercih ettim.


TEMİZLEME SÜTÜ :

    Esasen beni kurtaran ürün bu arkadaşlar.Süt ve kremsi formda ferah bir temizleme sütü bu.İçeriğinde cilde nem veren Aloe Vera özleri de mevcut.Zaten gül özünün cilde faydaları oldukça fazla. Cilt elastikiyetini sağlama, gözenek sıkılaştırma ve özellikle hassas ve kuru ciltler için nem verme, cildi rahatlatma özellikleri olan gülü eğer alerjiniz yoksa rahatlıkla kullanabilirsiniz.



     Dalin ile temizlediğim cildime önce bu temizleme sütünü uyguladım ben sorunlu dönemlerimde.Cildinize sadece bu temizleme sütünü dahi uygulasanız extra nemlendirici kullanmanıza gerek kalmıyor çünkü yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip.Ayrıca E vitamini içermesi de yaşım gereği çok faydalı.

    Mis gibi has gül kokusu da benim en çok beğendiğim özelliklerinden biri oldu ve severek kullandım; devam da edeceğim kullanmaya.

    Ürünü kullanalı 3 hafta olacak neredeyse. Herhangi bir alerjik semptom, gerilme, kuruluk gözlemlemedim.Ben de sivilce de yapmadı.Hijyen gereği pompalı bir ürün olması da büyük bir artı.

    Bu ürünü sadece yüzünüze değil boynunuza da uygulamanızı tavsiye ederim zira gül aynı zamanda anti aging özellik içeren bir üründür. Boynumuz ise yüzümüzden önce kırışacak ilk bölgemiz olacağından boynumuza da bakım yapmayı ihmal etmemeliyiz.


   Ürün içeriğinde rahatsız edici materyaller yok, zaten firma paraben ve türevlerini kullanmadığı gibi hayvanlar üzerinde de deney yapmıyor.

   İlk uygulamada elbette sonuç almadım ama 1 haftadan sonra cildimin o yanık,  çatır çatır yanmış halini gerçekten güzel toparladı ve cildimi yumuşattı.Uzun süre de kullanabileceğim bir ürün 280 ml olduğunu düşünürsek.

TONİK :

    Tonik kısmına cildi toparladıktan sonra geçtim arkadaşlar.Çünkü cildim en ufak bir krem sürdüğümde dahi yanıyordu.Tonikte alkol olduğunu bildiğim için toniği kullanmayı cildimin toparlamasından sonraya bıraktım.


   Bu tonik de temizleme sütü sonrası kullanıldığında cildi ferahlatıyor.Ayrıca alkol barındırması dolayısıyla cildi sıkılaştırmak ve özellikle siyah nokta oluşumunu engellemek ile görevli.Benim siyah noktalarım belki cilt yapısı gereği belki de kahve ile haftada 2 kez peeling yaptığım için pek yok.Bu iki ürün sonrası da siyah nokta oluşumu problemi yaşamadım. Bu üründe de E vitamini bulunuyor.



    Tonik de temizleme sütü ile aynı gramajda ve 280 ml.Uzun süre kullanabileceğim ürünler.Artık cildim toparlandığı için akşam eve geldiğimde ve sabah kalktığımda rutin olarak bu iki ürünü kullanıyorum ve çok memnunum.

   Unutmadan; gül kimi ciltlerde alerjik semptomlar yapabilecek bir üründür.Güle karşı hassasiyet gösteriyorsanız bu ürünleri KESİNLİKLE kullanmayın.Yukarıda da belirttiğim gibi kuru ve hassas cilt yapısına sahip olan arkadaşlarımız illa ki bu markayı kullanmak durumunda değil.Doğal olduğunu bildiğiniz başka bir marka ürününü de kullanabilirsiniz.
  

Sevgilerimle
   Nihan

19 Eylül 2014 Cuma

SUYA DAYANIKLI KAŞ KALEMİ ARAYANLAR! İLACINIZ BURADA!

Yaz sıcağında kaşlara dolgunluk vermek ne zor..Bazı kalemler o kadar çabuk dağılıyor ki kaş yapayım derken hakikaten göz çıkartıyosunuz.Kahverengi dalgalanmalar, çevreden gelen "kalemin dağılmış"uyarılarıyla pes diyen benim için uzun süredir kullandığım akmayan ve dağılmayan suya dayanıklı bir kaş kalemine büyük bir rahatlıkla yer verebilirim artık.

Kaş liner da ne imiş? Diye elimi attığımda hakikaten eyeliner gibi bir kaş kalemi ile karşılaşmıştım geçen sene. Esmerler bilirler koyu kahve kaş kalemleri siyah saçta hep kızılımsı durur, baktım ki mat bir koyu kahverengi.Bir de dağılmıyor.

Bu liner aslında yeni bir ürün de değil.Zaten standlarda mevcuttu. Ancak son serideki kaş ürünleri çoğunlukta olunca daha dikkat çeker hale geldi ve renk skalası da geliştirildi.

Eyebrow liner ürününün dış görünüşü şöyle arkadaşlar :

Aaa!! Bu bildiğin eyeliner dediğinizi duyar gibiyim şuanda.Kaşın da linerı oluyor işte.Ben 02 numarasını almıştım 1.5 senedir rengini değiştirmeden kullanıyorum.Hatta niyeti bozup kahverengi eyeliner olarak da kullandım.

Eskiden renk skalası şu şekildeydi:


Şimdi ise renk seçenekleri arttı :


Kaşlarımıza bu ürünü uygularken dikkat etmemiz gerekiyor.Linerı uygulasanız bile kaş fırçasıyla dağıtsanız iyi olur.Biraz yoğun bir renk veriyor, fazlası frapan bir görüntü verir.Daha hafif bir görünüm isterseniz hafif hafif, daha yoğun ve karakteristik bir görüntü isterseniz bastırarak uygulamanız gerektiğini söyleyeyim.

Kalıcılığına gelince kalıcı gerçekten :) İnstagramdan takip edenler bilirler; uygulanmış haller aşağıda :)

Kaşlarımın doldurulmuş hali :



Kaşlarımın normal hali de bu şekilde, farkı anlayabilirsiniz.




Bu kaş linerını yukarıda da belirttiğim gibi kaşınızı doldurmak için ya da kahverengi liner olarak gözlerinize de uygulayabilirsiniz.

Benim severek kullandığım eyebros linerı alırsanız iyi günlerde kullanın.


Sevgilerimle

Nihan



Sevgilerimle ♥♥♥

Sevgilerimle ♥♥♥