23 Kasım 2014 Pazar

REVLON BOLD LACQUER LENGHT&VOLUME MASCARA DENEYİMLERİ

   Bazı markalar var ki aslında gerçekten çok kıymetli.Tek bir ürününden dahi memnuniyetsizlik yaşamadığım Revlon markasının Türkiye kozmetik piyasasında neden yer almadığını öncelikle konuşmamız gerekiyor.

     Revlon demeyelim sadece; birtakım markalar Türk piyasasında zamanında boy gösterdiler.Ancak ürünlerine öyle fahiş fiyatlar biçtiler ki, kimse rağbet edemedi.Daha sonra da beklenen verimin alınmadığı iddiasıyla Türk piyasalarından çekilmeye başladılar.Bu tarz davranışların değişik versiyonları da var tabii.
     Türkiye'ye gelen çoğu ürünler ESKİ VERSİYON.Biliyorsunuz bunu.Maybelline, Loreal, Rimmel gibi markaların bizlerin raflarda görmediği ürünleri var.Bu ürünlerin Türkiye'ye neden getirilmediği konusunda açıkçası benim alicengiz fikirlerim var.Birşeyler dönüyor.
   Şunu da unutmayın Türk dergilerinde 200-300 liralık ürünlerin reklamından başka birşey görmesek de bu ürünlere itibar edilme oranı % 20.
   Revlon da bizlerin halen mumla aradığı markalardan biri.Daha önce krem farları ve lipbutterlarını severek kullandığım Revlon markasının Amerika'dan bana kanatlanarak gelen Bold Lacquer Lenght&Volume Rimeli bugünkü konuğumuz.


      Ürün sanki amacını gösterir gibi uzun bir ambalaja sahip.Metalik lacivert ve su yeşili renkleriyle çok şık tasarlanmış.

      Kirpikleri uzatırken aynı zamanda dolgunlaştırma iddiası olan, kıl formda fırçaya sahip rimelin içinde minik mikrofiberler var.Bu mikrofiberlerin avantajı da var; dezavantajı da.



     Avantajı kirpiklerinize yapışarak kirpiklerinizi daha sık ve uçlarına eklenerek daha uzun göstermesi.Bunu yapabiliyor mu derseniz evet; çaktırmasa da gerçekleştiriyor.Ancak yoktan var eden bir bitirişi yok. Dezavantajı ise bu tip fiberli rimelleri kirpik diplerine çok getirerek uygularsanız fiberler diplere tutunarak gözünüze batabilir.Gün içinde ara sıra batması sizi rahatsız edecektir.



      Rimelin isminde "BOLD" kelimesinin geçmesinin sebebi, yoğun siyah renk ile daha kalın kirpikler elde ettiğini iddia etmesi.Ancak ben öyle belirgin yoğunlukta ve simsiyah bir görüntü göremedim kirpiklerimde.Ancak fiberler ile uzatması KISMEN tatmin edici düzeyde.
     
     Gün içinde rimeldeki fiberlerde dökülme yaşamadım ancak kirpiklerimin rimeli ilk uyguladığım zamanki gibi olmadığını ve aşağıya düştüğünü farkettim.Eleştirmek gerekir ise rimel sıvısı da her an kuruyabilir izlenimi verecek kadar da kıvamlı.Fazla kat atmadan tek kat sürüp rimeli bitirmeyi planlıyorum açıkçası.

      Bu rimeli inceleyen Türk Bloğu yok incelediğim kadarıyla.Ancak yabancı forumlarda bu ürüne verilen puanlar orta seviyede.Bu şekil puanlamaları seviyorum;  yabancı kozmetikseverler "neyse o" diyerek yorumluyorlar kozmetik ürünlerini.

    Evet; bitince atacağım ve almanın şart olmadığı ortalama rimellerden biri olan Revlon Bold Lacquer Lenght&Volume Rimeli hakkında düşüncelerim bu şekilde.

Sevgilerimle
Nihan 

22 Kasım 2014 Cumartesi

ESTEE LAUDER SUMPTUOUS EXTREME MASCARA İNCELEMESİ

Elbette ki rimel pahalı olunca olmayan kirpiğinizi var gösterecek diye bir kaide yok.Pahalı rimel kesinlikle iyidir gibi düşünceleriniz varsa hemen bırakın onları bir kenara.Kirpiklerinize en iyi gelen rimeli bulabilmek masraflı ve uzun bir yol olsa da; denemek bana göre çok eğlenceli!

     Biliyoruz ki Estee Lauder markası herkesin ulaşabileceği bir marka değil.İhtiyacınız olan şey de herkesin ulaşamadığı marka ürünü de değil.

    Bu spesifik girişten sonra hemen yorumlara başlayalım!


     Kasım ayı Nihanperi'de rimel ayı demiştim.Bu ay içerisinde pek çok rimel ile tanıştık;  kimisi topaklandı, kimisi yoğun siyah değildi.Kimisi de güzel kıvırdı kirpiklerimi.Her markadan değişik formlarda rimelleri sizlere aktarmak istediğim için bu yazımızın konuğu Estee Lauder Sumptuous Extreme Rimeli oldu.


Sumptuous Extreme Mascara, yeni piyasaya sürülmüş bir rimel değil.2012 sürümlü olması gerekiyor takip ettiğim kadarıyla. Ama içeriğinde ilgi çekici olarak kirpikleri besleyici zeytin özleri bulunuyor. Daha önce karşılaşmadığımız bir içerik bu.Zira kaş yapacağız derken göz çıkarmayalım misali dolgun kirpikler elde edeceğiz diye kirpiklerimizi de tehlikeye atmamak gerekiyor.O sebeple kirpikleri beslemeyi de sağlayan ürünleri tercih etsek hiç de fena olmayacak.


    Daha kullanmadan dikkatimi çeken ikinci özelliği ise ambalajı oldu.Max Factor Masterpiece Transform rimelinde de yazdığım gibi; sanıyorum biz kadınların ilgisini dore/altın ambalajlar daha çok çekiyor.Haksız da değiliz bana göre,  daha kaliteli bir görüntü sağlıyor.


 
     Ambalajdan fırça yapısına geçecek olur isek esaslı bir rimel fırçası ile karşılaşıyoruz.Büyük, kirpikleri güzel kavrayan kıl yapıda ve (marka deyimiyle) özel 3’lü güçlendirilmiş fiber yapısı ile kirpiklerde takma kirpik etkisi sağlamayı hedefleyen bir fırça.Her zaman söylediğim gibi eğer benim gibi orta gürlükte ve uzunlukta kirpiklere sahipseniz bu tip kıl fırçalardan daha çok verim alırsınız.Bu fırçalar kirpiklerimize hem tek tek ulaşır; hem de kirpiklerin genel görüntüsüne dolgunluk verir.Fırçanın uca doğru sivrilen ve küçülen kısmı da göz pınarlarınıza yakın olan kirpiklerinizi ve alt kirpiklerinizi tek uygulamada boyayabiliyor.

  Esmer olmam ve yoğun siyah saçlarım sebebiyle ben Extreme Black rengini tercih etsem de rimelin Extreme Brown, Extreme İndigo ve Extreme Violet renkleri de mevcut.

   İçeriğindeki dövülmüş inciler sayesinde olsa gerek rimel sıvısının siyahlığı inanılmaz derecede parlak ki sürdüğünüz an o yoğun parlaklığı fazla fazla hissediyorsunuz.Kirpikleriniz daha ilk katta dolgun ve hacimli bir görüntü alıyor.Kirpikleri yoğun yapıdaki sıvısı ile yukarıya kaldırıyor ancak bu işlemi KESİNLİKLE AĞIRLAŞTIRMADAN gerçekleştiriyor.Rimeli 3 kata kadar rahatlıkla sürebiliyorsunuz; topaklanma ve dökülme problemi yaşamıyorsunuz.Rimel yorumlarına katılmadığım tek nokta kirpikleri kıvırdığı iddiası.


    Eğer düz kirpiklere sahipseniz bu tip kıl ve düz formda fırçalar kirpiklerinizi kıvıramaz. (hiçbir zaman tavsiye etmediğim ve sizi menopoz döneminizde kirpiksiz bırakacak kıvırıcı kullanırsanız ayrı tabii) O sebeple kıvrımlı bir fırça yapısına sahip olmadığı için kirpikleri kıvırdığını söylemem güç.

   Hassas ve alerjik yapıda gözlere sahip olanlar için de rahatlıkla kullanılabilecek bir rimel.Ancak gerekli uyarıyı yapmak gerekir : Rimelinizi başkası ile paylaşmayın!
   Eklenmesi gereken bir başka özelliği harelenme yapıp yapmadığı.% 100 yapmıyor diyemem.Yağ bazlı concealer kullanırsanız bu high end rimelin dahi çözülebildiğini ve harelenme yapabildiğini gözlemledim.

     Ama dikkat çeken bakışlar için denenmesi gereken ender rimellerden biri!


Sevgilerimle
Nihan

21 Kasım 2014 Cuma

DEBORAH DAİLY DREAM FONDOTEN İNCELEMESİ

Anlıyoruz ki kozmetik dünyasında ürün üretiminin sonu yok.Önce BB krem ile tanışan bizler CC kremlerin çıkması ile BB kremin pabucunu dama attık.Ancak alfabe geniş tabii;  tam CC kreme alıştık derken bir de DD Krem çıktı, hem de CC kremlerin tahtını fena sarsacak özelliklerle.


   DD kremler bildiğimiz fondoten yapısında ve BB-CC kremlere nazaran daha kapatıcı ve cilt kusurlarını gizlemede performansı daha yüksek kremler olarak tasarlandı.Tabii Deborah DD yapısını biraz daha genişletmiş; içeriğe bir de anti aging kimliği eklemiş.Yaş da 30 olunca hemen dikkatleri üzerine topladı.


Deborah markasının kendi deyimiyle DD- Daily Dream ileri teknolojinin getirdiği HEPSİ-BİR-ARADA fondöten.Kremsi yapısıyla her ne kadar fondotenlere benzese de yaşlanma karşıtı içerikle formüle edilmiş biyolojik açıdan eksikleri yerine koyan yapıda ve pigmentler ve aydınlık düzelticiyle cildin daha dolgun görünmesini ve anında görünümünü ve dokusunu kusursuzlaştırmayı hedefliyor.Özellikle 30 yaş üzeri kadınlar için tavsiye edilen DD Daily Dream Fondöten kusurları örttüğünü ve renk tonunu yüksek  bir performans ile dengelemekle kalmayıp; cilde derinlemesine nem veriyor ve cildi dış etkenlerden koruyor.
    Eğer 30 yaş ve sonrasıysanız cilde aydınlık veriyor ve cilde daha canlı ve genç bir görüntü kazandırıyor.İçerdiği 15 faktör spf de cabası.


   Benim cildim karma yapıda ancak kışın kurumaya meyilli bir cilt.Nemli bir bitiriş sağladığı için eğer mat bir görüntü arayışında iseniz bu ürün size göre değil.Ama daha canlı, parlak ve aydınlık bir görüntü istiyorsanız ve amacınız mat bir görüntü değilse aradığınız fondotenlerden biri olabilir.


    Ürün leke problemim olmasa da cildimdeki eşitsizlikleri güzelce dengeledi ve kapatıcılığı da tatmin edecek vaziyette.Sürdüğüm an gerçekten canlı, çizgilere dolmamış ve fondotesiz halinden daha aydınlık/ışığı yansıtan bir görüntü elde ettim.

    Geçenlerde size Yves Rocher fondotenlerden çok memnun olduğumu yazmıştım.Aynı şekilde Deborah DD fondoteninden de memnun kaldım.

    Dikkat çeken başka yönleri daha var bu ürünün.Bu ürünü dilerseniz fondoten olarak; dilerseniz çok ince bir yapıda sürmek kaydı ile makyaj bazı olarak da kullanabilirsiniz.
    Ben kapatıcılığını, cildime verdiği nemli ve sağlıklı görüntüyü çok sevdim ve rahatlıkla sizlere tavsiye edebilirim . Ürünün uygulanmış resimlerini instagram hesabımdan takip edebilirsiniz.

ZZ krem incelemesinde buluşmak dileğiyle :)))


Sevgiler
Nihan

15 Kasım 2014 Cumartesi

RİMMEL BROW THİS WAY KAŞ ŞEKİLLENDİRİCİ MASCARA

    Piyasada pek çok kaş ürünü var.Eskiden sadece kaş kalemlerini kaş ürünü olarak bilirken artık kaş farları, şeffaf şekillendirici rimeller ile tanışınca favorimiz olan kalemleri bir kenara bıraktık.

    Neden? Üretilen kaş kalemlerinin pek çoğu sert olduğu gibi renkleri tam olarak kaşımızın rengine ya gri kaldı ya da kızıl.



    Haliyle kaş farlarının ben daha doğal bitirişli ve kaşın rengine daha uygun olduğunu düşünüyorum.Ki doldurma işlemini de kaş farım ile yapıyorum.Ancak, kaş doldurmak zorunlu bir işlem değil.Hafif bir renk ve düzgün bir sabitleme yeterli olabiliyor.

    Pek çok fiyatlı marka kaş rimeli piyasaya çıkarmış durumda.Benefit, Mac, Mufe kaş jellerinden rimellerine kadar tüm ürünleriyle göz kamaştırıyor.Kullanmadığım için kıyaslayabilmem mümkün değil ama Ekim ayında  hem uygun fiyatlı hem de işlevi güzel öyle bir kaş rimeli ile tanıştık ki.Vakit kaybetmeden sizleri tanıştırmak gerekiyor.


     Rimmel markası Eyebrow This Way Kaş Şekillendirici mascarası ile kaşlara renk verirken bir yandan da sabitlemeyi amaçlayan bir ürün.Sarışın arkadaşlarımızın dahi kullanabileceği tonlara da sahip olduğu için gerçekten şans verilebilir bir kaş sabitleyici rimel olduğu kanaatine kısa bir sürede vardım diyebilirim.



     Fırça yapısı kaşlarımız için tasarlandığı için normal bir rimel fırçasına göre daha küçük ve konik durumda.Bu fırça yapısı kaşlara direkt yerleşerek kaşlarımızı daha kolay ve etrafa bulaştırmadan boyamasını sağlıyor.

    Renk olarak ben dark brown rengini tercih ettim.Ancak renk ve kıvam olarak bildiğimiz rimeller gibi yoğun değil, daha şeffaf daha soft bir yapısı var.Uygulamasına gelince;

     Kaşınıza yerleştirdiğiniz fırçayı bastırmadan uygularsanız sadece kaş kıllarınız boyandığını ve sabitlendiğini göreceksiniz. Ancak ben bu rimeli hafif bastırarak uyguladığımda hem kaşlarımın aralarının dolduğunu hem de sabitlendiğini farkettim.O sebeple eğer doğal bir görünüm istiyor ve kaşlarınız hafif renklensin istiyorsanız rimeli bastırmadan uygulayın.Ancak istediğiniz yoğun bir görüntü ise bastırarak uygulamanızı öneririm.Sol resimde kaş rimelinin uygulanmış halini görüyorsunuz.


   Rimelin dezavantajı yok değil.

-Rimelin fırçasındaki kıl yapısı sık değil.Sık olmayınca da fırçaya rimel sıvısı çok yoğun geliyor.O sebeple fırçayı güzelce sıyırmazdanız kaşlarınıza uygularken bulaştırma olasılığınız yüksek.Keşke kıl yapısı daha sık olsaymış.
-Hedeflediği sabitleme yerinden oynamayan kaşlar anlamına gelmiyor. Saçınız düşse elinizle dokunsanız kaşlarınız yerinden oynayacaktır.



     Geçtiğimiz aylarda Flormar Eyebrow Fixator Mascarasını yazmıştım. O çok suyumsu mascaraya "sabitliyor" diyenler vardı. O mascaraya sabitliyor diyenler sanıyorum Rimmel Eyebrow This Way Kaş Şekillendirici mascarasına mascara değil "kaş jölesi" yorumunu yapacaklardır.İnsanlar yanlış yönlendirilmesin.

    Sonuç olarak ben bu rimeli oldukça tatmin edici buldum. Fiyatı da her keseye uygun, seveceğiniz bir kaş mascarası.


   Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..


   Sevgiler
   Nihan
    
  

10 Kasım 2014 Pazartesi

YVES ROCHER COMFORT CREAM FONDÖTEN DENEYİMLETİM

     Makyajda ten ürününe dikkat etmek gerektiğini önceki yazılarımda belirtmiştim.Hatta demiştim ki gençlik döneminizde size iyi gelen fondoteninizin 30 yaş ve sonrasında size iyi gelemeyebileceğinden de bahsetmiştim.

    20li yaşlarda cilt daha genç ve parlaktı tabii.O zamanlar matlık içeren ve yağsız fondotenlerimizi bayılarak kullansak da yaş 30 ve sonrası olunca daha genç bir görüntü istiyoruz elimizde olmadan.Bu sebeple de tercihimiz daha çok nem veren, nem verirken bir yandan da yılların bize hediyesi olan mimik çizgilerimize birikmeyen fondotenlerden yana oluyor.


     İşte Yves Rocher Comfort Cream Fondoteni de bu fondotenlerden biri.Fondotenin Türkiye uzantılı sitede ismi "Nemlendirici ve Işıltı Veren Fondoten" olarak geçiyor.Bunu sağlıyor mu? Evet sonuna kadar sağlıyor!

   Tüm Yves Rocher ürünleri gibi bu fondoten de bitkisel bir içeriğe sahip.Kremsi dokusuyla cildimizi beslerken bir yandan da kusur ve cilt alt tonu eşitsizliklerini gidermeyi amaçlayan bu fondotenin içeriğinde Yalancı Safran Yağı,  Soya Özü ve her üründe rastladığımız peygamber çiçeği suyuna rastlıyoruz.Peygamber çiçeği suyunun hassas ve alerjik ciltler için çok faydalı olduğunu yazmıştım.Bunun yanında aslında doğal östrojen deposu olan soya özü ile de anti aging kimliğine bürünen fondotenden çok memnun kaldım.
   
    Öncelikle cildime verdiği ışıltı ve nemli görüntü benim beklentilerimi karşıladı. Hatta çok mat bir görüntüyü de sevmediğim için parlaklığı tam kararında bir cilt elde ettim. Ancak benim cildim mevsime göre değişiklikler gösteren bir yapıya sahip.Yazın karma hatta yağlıya dönük karma olan cildim bu fondoteni kaldıramazdı.Ama kışın cilt yapım kuruya dönük normal, yer yer nemsiz cildime çok iyi geldi.


    Bu sebeplerle cildiniz yağlı ya da karma ise ve mevsimsel değişikliğe de uğramıyorsa bu fondoteni kullanmanızı önermem.Parlama had safhada olacağı gibi cildinizde kusma dahi yapabilecektir.Nemsiz ve kuru ciltler için ise ideal bir görüntü sağlayacaktır.
   Kapatıcılığına gelince,  orta düzeyde bir kapatıcılığı var.Çok lekeli ve sivilceli ciltlerde yoğun kapatıcılık sağlamaz.Benim cildimde bu tip bir sorun olmadığı için tatmin edici bir düzeyde kapatıcılık sağladı.Uygulanmış halini de hemen paylaşayım:


Ambalaj Sorunsalı :




   Fondotenin bana göre tek handikapı ambalajı.Kavanoz içinde ve dar ağzıyla ürünü kullandıkça hatta dibini gördükçe ne yapılabilir inanın bilmiyorum.Ele dökülmüyor, fırçayı içine soksanız ürünü ayarlamanız mümkün değil.Süngeri neresine sokacaksınız? En güzeli kendinize bir tahta çubuk alın (doktorların boğaz muayenesi yaptıkları çubuklar ya da Starbucks tahta kahve karıştırıcısı olabilir) ve ürünü kullanın.Aksi halde çok zorlanırsınız.Tamam ambalaj çok şık ama kullanışlı olmadıktan sonra hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum.Ben açıkladığım şekilde kullanıyorum.

    Ambalajı dışında nemsiz ve kuru ciltlerin çok seveceği bir fondoten olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Yves Rocher bu ara benim favorim!


   Sevgilerimle
   Nihan

9 Kasım 2014 Pazar

GOLDEN ROSE QUİCK DRY TOP COAT İZLENİMLERİ

    Kadın olmak zor....



    Diyerek yazıma başladım ki şimdi film şeridi gibi hayat hikayeniz gözünüzün önünden geçecek.Hadi bakalım.

  Öğrencisin, derse 1 saat var daha otobüse bineceksin, ojeyi hangi arada süreceksin?  Hadi sürdün diyelim hangi derede kurutacaksın?

  Çalışıyorsun, işe geç kaldın.Zaten işyerindeki hatunlar seni baştan aşağıya süzüyor! Ojesiz mi çıkacaksın? Hadi sürdün diyelim blazerını giyerken çoktan bozuldu ojeler...

   Ev hanımısın, kocan kahvaltı bekler,  çocuk okula gidecek,  akşam yemek yap, ortalığı topla... Kendine ayıracağın 5 dk da oje nasıl kurusun!!!

     Geçti mi gözünüzün önünden.Tamam, o zaman bu yazıyı okumaya hazırsınız.

    Oje kurutmak için eskiden elimizi soğuk suyun altına koyup parmaklar donana kadar (!!) bekliyorduk.Sonra sivri zekalar çalıştı ve oje kurutucu sprey keşfettiler! Hemen koşuldu alındı, bakıldı ojeli tırnakların üzerinde kabarcıklar var!

   Buna mı para verdim ben, üstelik leş gibi de kokuyor!  Sonra Watsonsda duyuldu ki NYC diye bir marka var öyle bir oje yapmış ki 1 dkda hem parlak,  hem de kurumuş tırnaklar dediiiiik....
     OJE KALKTI!

    Kimimiz şuanda Gratislerde satılan NK marka sanıyorum onun kurutucusundan memnun olduk, kimimiz de benim gibi Golden Rose markasını denemek istedi.


    Golden Rose Quick Dry Top Coat Nail Care Line serisinin bir üyesi.Tırnaklara oje sürdükten 1 dk sonra uygulayın talimatıyla ojemizin kuruma süresini minimuma indirmeye çalışıyor. Başarıyor da.


   Ojemi iki kat sürdükten 1 2 dakika sonra üzerine sürdüğümde ojem çok kısa sürede kuruyor.Ojenin parlaklığını ve dayanıklılığını arttırması da çok sevdiğim özelliklerinden biri oldu.


    Kimi top coatlar oje üzerine uygulandığı zaman soyulma yapabilir.Quick Dry Top Coat ojesini tek kat uyguladığınızda böyle bir soyulma da olmuyor.Hemen kurumuş ve parlak,  uzun süreli dayanıklı tırnaklarınız ile vakitten kazanmak için bana göre faydalı bir ürün.
Sevgilerimle
Nihan

YVES ROCHER SEXY PULP ULTRA HACİM MASCARA ANALİZİ

     Her markanın bir kült rimeli vardır.Her ne kadar sonrasında pek çok rimel piyasaya sürse de genellikle tercih edilen hep o "kült" rimeli olur.İşte Yves Rocher markasının da kült rimeli Sexy Plup Ultra Hacim rimeli.


    
     Rimeli incelerseniz çok ilginç bir içerik ile karşılaşmanız mümkün.Mesela Brezilya Palmiyesinden elde edilen balmumu, akasya ve pirinç reçinesi.Yani anlayacağınız reçine dolu bir içeriği var ve sanıyorum kirpiklere bu kadar iyi tutunması da bu reçine ve balmumun eseri.
    Balmum ve reçine deyinde akla yapışkanlık ve ağırlık geliyor ama rimeli uyguladığınızda kirpikleriniz ağırlaşmıyor.Rimel sıvısı kirpikleri çok güzel kavradığı için de güzel bir hacim elde ediyorsunuz.
    Yves Rocher marka olarak Peygamber çiçeği suyunu çok seviyor, genellikle ürünlerinde bu bitkinin özleri ile karşılaşmanız mümkün.Bunu da araştırdım ki genellikle alerjik ve hassas ciltler için bu özler cildimizin, gözlerimizin olağanüstü tepkiler vermemesini sağlıyor.Son zamanlarda çok fazla rimel değiştirmekten sık sık kaşınan gözlerimde bir reaksiyona sebep olmadı diyebilirim.


    Rimelin fırçası oldukça büyük; kıl ve kum saati formunda bir fırça.Kıl fırça olması benim için çok iyi zira plastik fırçalı rimellerden genellikle fayda göremiyorum. Bu sebeple uygulaması benim için çok kolay.
     Kum saati formundaki fırçası kirpiklerimin daha yukarı kalkmasını ve aynı zamanda daha kıvrık bir görüntü vermesini sağladı.Hatta kirpiklerimi kıvıran nadir fırça formlarından biri oldu diyebilirim.Ürünün siyahlığını da gayet yerinde buldum, tatmin edici vaziyette.
    Kirpiklerime vermiş olduğu dolgunluğu da çok sevdim.En azından tek kat rimeli olarak sınıflandırdığım rimellerden değil.İLK KATTA KİRPİKLERİNİZİ ÇOK GÜZEL TARAYIP DOĞAL BİR GÖRÜNTÜ VERİRKEN, SONRAKİ KATLARDA KİRPİKLERİNİZİN DOLGUNLAŞTIĞINI FARK EDİYORSUNUZ.




      Rimel en fazla 2 kat sürmenize müsade ediyor; aksi halde topaklaşma gözlemlersiniz.Daha önceki rimel yorumlarımda da dediğim gibi rimelin fazla kurumasını beklemeden uygulamanız gereken bir rimel olduğunu da hatırlatmam gerekiyor. Aksi halde kirpikleriniz yapışmaya ve topaklanmaya başlıyor. Sanıyorum tek olumsuz özelliği de bu.

    Gün içinde akma, dağılma ve harelenme gözlemlemedim.Bir iki tane küçük dökülme gördüm.Bu kadarını da sorun etmedim ama iş yazmaya gelince belirtmek durumundayım.

    Sonuç olarak alınabilecek ve severek kullanılabilecek bir rimel olduğunu ve özellikle alerjik ve hassas gözlerde korkmadan kullanılabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.Markanın Volume Vertige rimelini de bir sonraki alışverişimde denemeyi düşünüyorum.


    Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle..
Sevgilerimle
Nihan
    

7 Kasım 2014 Cuma

GOSH BOOMBASTİC XXL VOLUME MASCARA İZLENİMLERİ

    Bazı rimeller vardır; evirirsiniz çevirirsiniz sonuç aynı olur.Hele bir de doğal olmayı seven ülke ürünleri ise bu daha çok yaşarsınız bu hissi.



     Danimarka markası Gosh rimellerindeki durum da bu.Tek kat sür çık rimeli ile yine karşı karşıya olduğumu düşünüyorum.Bu yorumu yapmamın sebebi benim yoğun kirpikleri tercih ediyor olmam öncelikle bunu belirteyim.






     Plastik ve minik dişli fırça yapısını Essence I love Extreme rimelinden biliyoruz.Evet; seveni çok biliyorum.Ama çoğu arkadaşımın paylaştığı o yoğun kat uygulanmış kirpiklerde benim gördüğüm volümlü ama topak deryası görüntü inanın ki rahatsız ediyor.İlk katta kirpikler ayrılıyor buraya kadar herşey çok güzel.Ama bu görüntüden tatmin olmayanları hoşnut kılmayınca katlar çıkılmaya başlıyor.
1...2....3....
    Sonuç topaklanmaktan kalınlaşmış kirpikler.Hemen paylaşalım :

Bu tek kat uygulama ve herşey yolunda görünüyor; dolgunluk pek yok gibi :


Katlar arttıkça problem de artıyor; yapışmaya ve kalınlaşmaya bakın :


Bu görüntüye normal dediyseniz kirpiklere bir de yandan bakalım.Yukarıda dediklerime hak verecek misiniz bakalım?





    Rimelden beklentiniz eğer dolgunluksa aradığınız dolgunluk katman katman olup topaklanmış kirpikler olmamalı.Çünkü bu tip fırçaya sahip rimeller tek kat rimelleridir bana göre.Volüm veren esas rimel kirpiğinizi sıkıca kavrar, kalınlaştırır ancak kalınlaştırırken ANGORA YÜN KAZAK GİYMİŞ görüntüsü vermez.

     Çoğunluğunuz 'ben sürmeyi beceremiyorum' diyor; ürün katmanlaşıp gün içinde kirpikleri bayrak gibi indirince.Kendinizde kusur bulmayı bırakın.Bal gibi sürüyorsunuz aslında.Sorun rimelin kıvamı ve kirpiğinizi tutuşundan daha doğrusu tutamayışından kaynaklanır.Bunu da en güzel bu tip fırçalar yapar.

     Neden? Hemen söyleyeyim:

   Plastik fırçalı da olsa fırçadaki dişler kısadır.Kısa diş ürünü çok yoğun alır ve eğer rimel sıvısı fazla kaliteli değil ve ürün çabuk donabilen bir yapıya sahipse geçmiş olsun.Kirpik birden bire ağırlaşır, gün içinde ağırlığı kaldıramaz ve aşağıya düşmeye başlar.Sonuç? Pıt... pıt.. pıt dökülmeler...

     Evet bu rimel de işte böyle bir rimel.Tekrarlamam gerekirse Essence I love Extreme rimelini sevdiyseniz bu rimeli de seversiniz.Ama dediğim gibi küçük ve kısa diş sıkıntı yaratır.Buyrun fırça yapıları birebir :



   Eğer doğal görünümlü kirpiklerden hoşlanıyor ve tek tek ayrılmış görüntü istiyorsanız bu rimeli tek kat ya da en fazla 1.5 kat kullanın.Ve özellikle uyarmak isterim ki o buçuk katı dahi çıkmak isterseniz ilk katın kurumasını SAKIN beklemeyin.

    Boom! Etkisiyle havaya uçmuş kirpikler benimkilerde olmadı.Kirpiklerim gün içinde düştü ve ağırlaştı.Vaad ettiği o XXl volüm görüntüsünü de almadım.Rimel rengi de ortalama siyahlıktadır.

   Bilmiyorum belki başka arkadaşlarım bu ürünü sevecektir.Hatta instagramda da belirttiğim gibi çalışan arkadaşlarımızın size bu rimeli önermesi " videolarda bu rimeli kullanıyorlar" şeklinde olacaktır.

    Bir daha tercih etmeyeceğim bir rimel olan Gosh Boombastic XXL Volume mascarası benim kirpik zevkime uymadı.Sizinkine uyarsa güle güle kullanın.Karar ve zevk sizin.


Sevgilerimle.
Nihan

4 Kasım 2014 Salı

MAX FACTOR SKİN LUMİNİZER FONDOTEN İNCELEMESİ

   Eskiden belli markalar bizim için high end olarak adlandırılırdı.Loreal ve Max Factor markaları o zamanın Türkiyesinde kaliteli olarak bahsi geçen ender markalardı.Evet pek çok farklı marka ile tanışmış olsak da benim gibi 2000li yılları lise ve üniversite öğrencisi olarak geçirenlerin gözünde bu iki markanın yeri çok başkadır.

    Max Factor markasının pek çok fondotenini denemişimdir.Örnek verecek olursam Lasting Performance, Color Adapt yapıları bir hayli ağır ve yoğun kapatıcı fondotenlerdi.Max Factor markasının aslında en önemli özelliğidir yoğun kapatıcılık, ürünlerin de yoğun olması da keza.

    Ancak günümüzün makyaj anlayışı değişirken markalar da buna ayak uydurma gayreti içerisine girdiler.Artık fondotenlerimizi daha doğal, daha ince yapılı ve yüzümüzde maske etkisi yapmayan özellikte olanlardan tercih etmeye başladık.Doğru da yaptık; 90ların pembe bazlı yoğun fondotenlerini annelerimizden biliyoruz.

    Max Factor da bu gelişime ayak uydurarak artık cildi yoğun kapatıcılık ile yormayan ve tam tersi cilde sağlıklı ve aydınlık bir görüntü veren fondoten üretimine geçti. Bunun da en güzel örneği Skin Luminizer Fondoteni oldu.



    Önce içerikten bahsetmem gerekir ise; bu fondoten ışığı yansıtan inci pigmentleri ve B ve D vitaminlerini içeriyor.Fondoten içeriğini araştıracak olursanız elastomerler ile karşılaşmanız mümkün.Bunun anlamı cilt elastikiyetini sağlayarak maske etkisi yaratmamak ve daha ışıltılı ve canlı bir ten görüntüsü elde etmek oluyor.Bu canlılık aynı zamanda pürüzsüzlük vaadini de içeriğe dahil ediyor.

    Fondoten ambalajı vanilyalı çikolatalı dondurma hatta fındık ezmesi görüntüsünde.Ekmeğe sürülür ki buu!! tepki verdiğimi belirtmek isterim.Bu ambalaj gerçekten ilgi çekiyor.Elbette ki ürün sıvısı tek renk ama haksız mıyım ? :)


     Fondoten diğer Max Factor fondotenlerine nazaran gerçekten daha hafif bir yapıda.Cilde dağılımı kolay, el, sünger ve fırça ile de istediğiniz sonucu alabilirsiniz.
    Kapatıcı mı diye sorarsanız orta özellikte diyebilirim.Orta kapatıcılıkta olması beklenen bir özellik zira fondotenin asıl amacı cildi aydınlatmak.Ama yine de cilt tonu eşitsizliklerini gideren ve orta hafiflikteki sivilce izlerini kamufle edebilecek bir düzeyde.Bitirişi ise satin ama iyi yedirirseniz mat görünüm elde edebiliyorsunuz.Eğer karma veya yağlı cilt yapısına sahipseniz fondoten çok da uygun değil, parlama yapabilir; mimik çizgilerine birikme yapabilir.



En öncelikli olan aydınlatma özelliğini ise ben pek gözlemleyemedim.Evet hafif bir fondoten ancak gerçekten aydınlık bir görüntü var mı diye sorarsanız olumlu bir yanıt veremem.Hafif yapılı olması ile kendini diğer serilerinden ayıran bir fondoten şeklinde yorumlayabilirim bu ürünü.

   Yurt dışında pek çok rengi olan bu fondotenin Türkiye'de kısıtlı rengi var her zamanki gibi.
50 Natural
55 Beige
60 Sand
75 Golden
80 Bronze renkleri olan fondotenin 75 golden rengi bile bana açık geldiğinden iyi ki Bronze rengini tercih etmişim.Uygulanmış hali resimde; ki yarı mat bir görüntü elde etmişim.



   Sonuç olarak "olsa da olur olmasa da" şeklinde nötr yaklaşacağım bir fondoten.İndirimde düşünülebilir; ancak indirim yoksa daha iyi seçimler yapılabilir.


   Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.
Sevgilerimle
Nihan
   

2 Kasım 2014 Pazar

MAX FACTOR MASTERPİECE TRANSFORM MASCARA İNCELEMESİ

Dikkat çeken kirpikler makyajımızın olmazsa olmazı.Bilirsiniz kirpikler etkili olmayınca göz makyajınızda sanki birşeyler eksikmiş gibi hissedersiniz.O sebeple benim tercihim esmer de olmamın etkisiyle yoğun,  tek tek ayrılmış ve dolgun kirpikler.

Bugüne dek Max Factor markasına ait rimellerden hiçbirine olumsuz bir yorum yapamadım.Bu rimel de sevdiğim rimeller kervanına katıldı.



    Max Factor Masterpiece Transform rimeli bildiğimiz tombik ve plastik fırçalı Masterpiece serisinin bir üyesi.Ama bir farkla.Fırçası daha ince ve ambalajı çok daha şık.Seyrek taraklı ve ince fırçası ile açtığımda koca bir eyvah! desem de plastik ve ince fırçalı ama sevdiğim rimellerden biri oldu.



    Yapı olarak aslında yoğun ve fırçaya da fazla ürün geliyor.Kirpikleriniz de bu yoğunluktan nasibini alıyor ancak rimel sıvısının kirpik tutuşu çok iyi olduğundan kirpiklerinizi hemen kavrıyor ve ilk uygulamada biraz yapıştırsa da sonraki uygulamalarınızda tek tek ayırarak kirpiklerinizi yukarıya kaldırıyor.

     Bu rimele ait esas fark da bu aslında.Normal şartlarda bu kadar yoğunluğa kirpiklerinizin aşağıya düşmesi an meselesi.Ama ben bu rimelde ne bir düşme ne de topaklanma sorunu yaşamadım.



    Rimelden beklentilerimizden biri de göz altında harelenme yapmaması.Bu rimeli alt kirpiklerime de uyguladım ve harelenme problemi yaşamadım.Yalnız sizleri uyardığım hep bir konu var.En iyi rimeli de kullansanız yağ bazlı concealerlar rimeli çözebilir.Yağ bazlı concealer kullanmadığım (hatta genelde concealer kullanmadığım için) bu konuda bir deneyimim olmadı.Gün boyunca kirpiklerim ilk sürdüğüm halini korudu ve akma/dağılma/harelenme yapmadı.

    Max Factor Masterpiece Transform mascarası waterproof özellikli bir mascara değil.O sebeple çıkarırken de hiçbir problem yaşamadım.Özellikle Max Factor Excess serisinde çıkarırken zorlandığımı anlatmıştım bu seride böyle bir problem yok.Kirpikleriniz zarar da görmüyor.

    Rimeli satın aldığınızda yukarıda dediğim gibi önce bir yapıştırma gözlemleyeceksiniz.Bu durum rimel fırçasının seyrek dişli olması ve yapısının çok yoğun olmasından kaynaklanıyor.Sabredin ve yapının oturmasını bekleyin.Sonra rimel etkisini daha güzel gösterecektir.Uygulanmış halini de paylaşalım :



    Geçenlerde bir özel mesaj aldım.Bu tip sonradan yapısı oturan rimelleri yarım saat açıkta bekletmek gerekir mi diye bir soru geldi.Bu tip yanlış yönlendirmeleri lütfen UYGULAMAYIN.Yeni aldığınız rimelinizi yarım saat açıkta bekletmeniz rimelinizi 3 ay yaşlandırır.

   Sonuç olarak severek kullanacağım bir rimel olduğundan tavsiye edeceğim rimeller arasına girdiğini rahatlıkla söyleyebilirim.


Sevgilerimle
Nihan