♥♥♥

♥♥♥

29 Temmuz 2014 Salı

RİMEL DENEMESİ : FARMASİ ALL İN ONE MASCARA YORUMLARIM

Yeni bir marka ile tanıştığım zaman göz ürünlerini denemekten çekinirim.Genelde ruj, allık gibi ürünleri alır biraz kurcalarım. Göz cilde nazaran daha tehlikeli geliyor bana.Zira bir enfeksiyon kaparsa olay körlüğe kadar gidebilir; cildinizi bir nebze toparlarsınız.Ama ya gözünüzü?

   Açık konuşmak gerekirse birşeylere üye olmayı pek sevmiyorum.Ona bağımlıymışım gibi geliyor ki; çocukluğumdan beri hep fikren ve tabiatım gereği özgürdüm, kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim. Oriflame bana fazlasıyla yetiyordu...Sonra mevzuatlarda helal kozmetik şartlarına rastlayınca blog için yaptığım araştırmalar beni Farmasi ile tanıştırdı.Deneyimleyip sizlerle paylaşmam için pek çok ürün kullandım ve yapım gereği altta kalamazdım bu jestin karşısında.Üye oldum ve kendi ihtiyaçlarımı almaya başladım.İyi ki de olmuşum!



Oriflame The One Lash Resist rimelinin kirpiklerimi döktüğünden bahsetmiştim.Maybelline Colossal Go Extreme ile göz altlarımdan hare ayıklamaktan yorulduğum için gerçekten tepemin tası attı.Ben de Farmasi kataloğundan All in One Mascarasınun siparişini verdim.



Rimel kıvrık fırçası ile dikkat çekiyor.Bu tip fırçaların eğimli olması; düz ve düşük kirpiklerin kıvrık ve kalkık durmasını sağlamak için olduğunu söylemeliyim.Yalnız dikkatimi birşey çekti paylaşmadan edemeyeceğim.Katalogda fırça ucu sanki çengel gibi görünüyor ama benim aldığım rimel fırçası katalogdaki gibi çok kıvrık değil.Yakın çekimden olabilir diye düşünüyorum.

      Katalogdaki fırça :

     

   Kendi çekimim :



Rimelin en güzel yanı; içeriğinde KERATİN bulunması.Bu ara keratinli ürünlere takmış durumdayım; çünkü keratin kirpik yapısını oluşturan temel proteinlerden biri.Kirpikleri besliyor ve onlara bakım yapıyor üstelik kalınlaştırarak.

    Rimeli uygularken hiç zorlanmadım, fırça yapısı kirpik şeklime hemen oturdu.Uygulama sırasında kirpiklerinizde hissettiğiniz ilk şey kirpiklerinizin tel tel ayrıldığı. Dolayısıyla doğal bir görünüm olacağını anlayabiliyorsunuz.

     İkinci katta daha siyah ve daha yoğun kirpikler elde edebiliyorsunuz.Renk olarak evet siyah ama çok yoğun bir siyah olduğunu söyleyemem.Kirpik yapım gereği düz ve düşük kirpiklerim yok.O sebeple kirpiklerimi çok güzel kıvırdı ya da kaldırdı dersem sizleri yanıltmış olurum.Kirpiklerim normalde nasılsa o halinin daha hacimli görüntüsünü verdi. (ilk resimde görebilirsiniz)

     Gelelim en çok beğendiğim özelliğine.Akmıyor, dağılmıyor ve topaklanmıyor.Yazlığın sıcağında kullandım hiçbir harelenme gözlemlemedim.Lancome Hypnose (özel tasarım) rimelin dahi hare bıraktığı deneyimlerimin arasına harelenmeyen rimel olarak bu ürünün girmesi mutlu edici bir durum.Çünkü Türk malı!

    Fiyatları da çok uygun arkadaşlar.Bütçeyi zorlamayan, kirpikleri tane tane ayıran, biraz da hacim veren, herşeyden önce akıp dağılmayan bu mascara ile tanıştığım için mutluyum.Yaz aylarımı geçireceğim mascaramı buldum!

     Kış ayları için de Farmasi Star Look Mascara'yı deneyeceğim gibi görünüyor :)


Sevgilerimle


Nihan
     

28 Temmuz 2014 Pazartesi

OTACI BITKISEL ÖZLÜ LİMONLU&ZEYTİNYAĞLI ŞAMPUAN YORUMLARIM

   Limonun etkilerini az çok hepimiz biliyoruz öyle değil mi? C vitamini bakımından zengin, antiseptik, dinçleştirici, canlandırıcı bir ürün olan limonun daha bir çok faydası bulunmakta. Özellikle parlaklığını yitirmiş saçlarda kısa zamanda etkisini gösteren bu şampuanı 2 şişe (evet yanlış duymadınız tam 2 şişe! ) bitirdikten sonra yazmak istedim.

    Şampuan gücünü limondan yani tam bir C vitamini deposundan alıyor.C Vitamini aslında her derde deva! Mesela,

* Yorgun ve kararmaya yüz tutmuş göz altları
*Matlaşmış saçlar
*Sürekli kırılan tırnaklar
*Enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin güçlendirmek için en çok ihtiyacımız olan vitamin türevi C vitaminidir.



    Işte biz bu yazımızda C vitaminin saça olan etkisini vurgulayacağız.Bu sebeple limon özlü Otacı Bitkisel Şampuandan bahsetmemek olmaz.

    Otacı Bitkisel Özlü Şampuan limon özleri içeriyor,  dolayısıyla C vitamini yönünden zengin, içeriğinde saf zeytinyağı olmasından dolayı oldukça güvenilir, kısaca doğal bir şampuan. İçeriğindeki limon özleri saça ışıltı ve enerji vermeyi, saf zeytinyağı ise saça bakım yaparak yumuşaklık vermeyi hedefliyor.







Ürün içeriği gayet güzel, SLS, SLES, PARABEN, FORMALDEHİT, HAYVANSAL İÇERİK ve tahriş edici sert temizleyici içermiyor.İçeriğe önem veren arkadaşlarımız rahatlıkla tercih edebilir.

     Ürün 450 ml.Keşke 750 ml gibi büyük boyları da üretilse.Duş esnasında elinize döktüğünüzde saydam sarı, akışkan bir sıvı şeklinde olduğunu görüyorsunuz.Saça uyguladığınızda diğer şampuanlara nazaran daha az köpürdüğünü fark edeceksiniz.Sanmayın köpürmezse saçınızı iyi temizlemeyecek!

BU BİR ŞEHİR EFSANESİDİR! TEMİZLEMENİN ŞAMPUANIN ÇOK KÖPÜRMESİ İLE BİR ALAKASI YOKTUR. ŞAMPUANIN ÇOK KÖPÜRMESİ DEMEK İÇERİĞİNİN HİÇ DE DOĞAL OLMADIĞINI GÖSTERİR BİZE!

   Haliyle biz de şampuanın bu yönden daha güvenilir olduğunu anlayabiliyoruz.Saçları gayet güzel temizlemekle kalmayıp saç derisine de hoş bir ferahlık sağlıyor. Zaten limonun iyi bir arındırıcı olduğunu düşünürsek saçlarımızın temizliğini en güzel şekilde yapacağından şüphe duymamak gerek.

    Kokusu aslında çok da hoşunuza gitmeyebilir,  çünkü mis gibi parfüm koktuğunu söyleyemem.Ferah bir limon kokusu alıyorsunuz ve gerçekten rahatlatan bir kokusu var.

    Yukarıda limonun saça güzel bir parlaklık verdiğini yazmıştım. EVET! Düzenli olarak kullanıldığında saçınızdaki canlanma ve parlaklık dikkatinizi çekecektir.

   Bitkisel şampuanların benim tecrübelerime göre en büyük handikapı saçı sertleştirmesi.Ancak bu şampuanı kullanmaya başladığımdan beri herhangi bir sertleşme ve keçeleşme gözlemlemedim.Sadece taramak biraz problem yaratabilir.

   Kimi şampuan zor durulanır ama ben bu şampuanı durularken hiç de zorluk çekmedim.Açıkçası memnun kaldığım şampuanlar arasına girdi.

    Alerjik ciltler genelde şampuana kaşıntı ve pul pul deri döküntüsü şeklinde cevap verir. Ben kaşıntı ve kuruma da gözlemlemedim.Dolayısıyla 3.şişeme rahat bir şekilde başladım. Özellikle verdiği parlaklık ve ferahlık hissi gerçekten çok güzel.

    Bir eleştirim olacak sadece,  bu marka şampuanların indirime girdiğini daha hiç görmedim. 450 ML e göre fiyat malesef biraz pahalı (15 lira) ama çok memnun olduğum için bir sakınca görmüyorum hakediyor çünkü.

   Sonuç olarak büyük bir rahatlıkla bu şampuanı önerebilirim :)

   Siz hangi bitkisel seriyi kullanıyorsunuz?  Tecrübeleri paylaşalım!

  Sevgilerimle

   Nihan

GARNIER AMBRE SOLAİRE DRY MİST 50 SPF YAĞSIZ DOKUSU İLE KORUYUCU SPREY YORUMLARI

Herkese mutlu bayramlar, tebrik faslını geçtikten sonra ben yine klavye başında Happy Holidays yazılarıma devam ediyorum.

    Güneş ürünleri yazımıza Garnier Ambre Solaire +50 spf Yağsız Dokusu İle Koruyucu Sprey ile devam ediyoruz. Güneş hepimize büyük bir enerji verdiği gibi cildimize zarar vermeye de tam gaz devam ediyor.Ozon tabakasının deformasyonu arttıkça bu zararlı etkiler de malesef devam edecek.

    Günümüzde artık her ten rengi korunmaya muhtaç vaziyette.Koyu tenler güneşe daha çok dayanıklıdır diye bir kaide yok.Kendimden örnek vereyim 50 faktör güneş losyonları ile de gayet bronzlaşan biriyim.Ancak çevredeki kulaktan dolma bilgiler ile aklınız karışmasın.

"Ben 50 faktörlü güneş koruması ile hayatta yanmam"
    Böyle bir durum yok, sadece bronzlaşma süreniz uzayacak ve daha kalıcı bir bronzluk elde edeceksiniz!

    Bunu ben demiyorum artık uzmanlar da aynı fikirde! Ozon tabakasındaki deformasyon büyüdükçe küresel ısınmanın da  etkileriyle en az 30 faktörlü güneş kremi kullanmamız şart yaz aylarında! Ben de öyle yapıyorum,  evet belki bronzlaşma süresi uzuyor ama lekelenme, ben oluşumu, soyulma, haşlanma gibi sorunlarım hiçbir zaman olmuyor.



      Garnier markasının BB güneş koruyucu kremini hiç sevmemiştim ama vücut ürünlerini severek kullanıyorum.Bu sene yeni çıkan Dry Mist Koruyucu Spreyini edindim ve iyi ki edinmişim dedim.O kadar rahat ettim ki!

   Bu ürün kuru Sprey koruyucu olarak piyasaya sürülmüş.Mexoryl XL içeren patentli fotostabil filtreleme sistemi sayesinde güneş yanığı ve cildin erken yaşlanmasına sebep olan UVB ve UVA ışınlarına karşı yüksek koruma sağlayan bu sprey içerik olarak paraben bulundurmasa da ALKOLSÜZ olduğunu iddia edip içeriğinde  "benzyl alkol" barındıran bir ürün.


   Ancak ben içeriğe fazla takılan bir insan değilim.Sadece uyarma gereği duyuyorum.Benim için koruma özelliği ve yapış yapış his vermemesi, beyaz kalıntı bırakmaması bir güneş losyonu için yeterli.

   Ürün tam istediğim gibi çıktı, önce çalkalıyorum sonra tüm vücuduma sıkıyorum.Sıktığınız zaman beyaz görünümlü olan krem cildinize sürdüğünüz zaman hemen emilerek kuruyor.Tek bir kum tanesi yapışması söz konusu değil! Üstelik çok hafif!



     Eskiden güneş kremlerini sürdüğümüzde suya girince sevimli hayalet casper şeklinde bembeyaz olurduk.Kum yapışması, yapış yapış bir his  ve hayalet gibi bir görüntü gerçekten rahatsız ediciydi. ANCAK GARNIER AMBRE SOLAİRE DRY MİST 50 SPF YAĞSIZ DOKUSU İLE KORUYUCU SPREY KULLANDIĞIMDA BU ŞİKAYETLERİMİN HİÇBİRİNİ YAŞAMADIM.Kokusu da ferah ve kalıcı.

      Yalnız uyarım ürünü kullanmadan önce güzelce çalkalamanız.Her ne kadar suya dayanıklı olsa da; ürünü bir kere sürmeniz gün boyu koruma sağlamaz, belli aralıklarda ürünü tekrarlayın ve yine de güneşin altında uzun süre durmayın.
Bu ürünle güneşlenmek çok keyifli!


  Keyifli bronzlaşmalar...
  Nihan
    
   

27 Temmuz 2014 Pazar

TATİL ÇANTASI İÇİN ÖNERİLER - TATİL ÇANTAMDA NELER VAR?

Ve beklenen tatil geldi arkadaşlar!! Önümüzde kocaman bir bayram tatili var, hatta bayram tatili ile yıllık iznini birleştirenler için tatil çok daha uzun olacak :)

   Biz bayanların sıkıntısı tatile herşeyimizi götürmeyi arzu ettiğimiz halde yer sıkıntısından çok sınırlı şeyleri almak durumunda kalmamız."Valizlere sığmıyorsun be kadın!!!" serzenişi de bu sıkıntıdan kaynaklanıyor.

   Peki ihtiyacımız olan herşeyi nasıl yanımıza alabiliriz? Ya da götürmeyi düşünüp aslında gereksiz olan neyimiz var? Bu yazı sizler için :)



* SEYAHAT BOYU ÜRÜNLER- SEYAHAT ŞİŞELERİ


     Artık nemlendiricilerimizi, makyaj temizleme ürünlerimizi, tonik, şampuan, saç kremi gibi ürünlerimizi fazla yer kaplamadan yanımıza almak çok kolay! Kozmetik mağazalarından satın alacağımız seyahat boyu ürün setleri ya da seyahat için ürün şişeleri/kutuları sizi en az bir hafta idare edebilir.

     Ambalajlar minik olduğundan istediğiniz tüm ürünlerinizi yer sıkıntısı yaşamadan yanınıza almanız mümkün!

* GÜNEŞ ÜRÜNLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN!


    Eğer tatiliniz yaz mevsimine denk geliyorsa yanınıza güneş kremi almayı kesinlikle unutmayın! Kendinizi korumazsanız tatiliniz keyiften çok işkenceye dönüşecektir ki koca bir sene işkence çekmek için çalışmadınız!

     Ben güneş ürünleri konusunda çok hassas olduğum için güneş ürünlerine ağırlık verdim :)

Bakalım neler almışım :

Yüzüm için :
*Vazgeçemediğim iki yüz ürünüm La Roche Posay Anthelious XL +50 SPF ve SOLAİT 50 Spf Mattfying Güneş Koruyucu yüz kremi

*Vücudum için GARNİER Ambre Solaire +50 spf Yağsız Dokusu İle Koruyucu Sprey ve güneş sonrası ürünüm SOLAİT After Sun Aleo Vera'lı spreyim!

* Hafif bronzlaşmak için her zamanki tercihim BEBAK Kakaolu ve Havuçlu Güneş Bakım Sütlerim!

       Özellikle yüzüm ve vücudum konusunda SOLAİT güneş koruyucu ve After Sun Spreyimden çok memnunum.Merak edenler varsa yorumlarımı BURAYA tıklayıp okuyabilirler.

* MAKYAJ ÜRÜNLERİNİZİ KÜÇÜK AMBALAJLI VE HER KIYAFETİNİZ İLE KOMBİNLEYECEĞİNİZ ÜRÜNLERİNİZDEN SEÇİN!

       İstesek hepsini yanımıza alırız öyle değil mi? Ama yer sıkıntısından dolayı ürünlerimizin çoğunu yanımıza alamıyoruz.Peki tercihlerimizi nelerden yana kullanalım?

* Bir kere yanımızda muhakkak bir fondoten, bir concealer ve ışıltılı pudra bulunmalı. Yaz geceleri ışıltıyı sever o sebeple daha Terracotta içerikli ürünlerden yana yapın tercihinizi.Ben neler aldım?




-NOTE Cosmetics Luminious Mousturizing Fondoten,  Terracotta Pudra "Stardust" ve Concealer :)



* Her kıyafetiniz ile kombinleyeceğiniz iki allık olsun yanınıza alacağınız.Yanınızdaki ruj ve farlara göre de tercih yapabilirsiniz.Ben hem joker renklerinden hem de minik ambalajlarından dolayı The Balm Hot MAMA ve İNSTAİN Swiss Dot allıkları tercih ettim.

* Far olarak paletleri tercih ederseniz bir taşla iki kuş vurursunuz.Elinizde hem daha fazla renk olacak, hem yerden tasarruf edeceksiniz :)


-Ben palet olarak tercihini Wet n Wild Eggshells ve Sunburned paletlerinden yana kullandım.Renkler her makyaja uyum sağlayacak!

* Ana tonlardan en sevdiğiniz rujları yanınıza alın.

     Benim tatil için en sevdiğim rujlar bir araya geldi.Genellikle kırmızı ve turuncu renklerde ağırlık olduğunu hissettim. Nedense bu kez beğenilerim kırmızı tonunda!

    Neler almışım bakalım,


- NYX Black Label Lipstick Fire ve Farmasi Gleam Rouge Liquid Lipstick 16 numara kırmızı rujlardan tercihler. İkisi de tam yazlık ateş gibi! :))

-Turuncu rujlardan yana tercihim Note Long Wearing  Lipgloss 11 Peach ve Farmasi True Color Lipstick turuncu/nude tonları oldu.

* Göz ürünleri olarak olmazsa olmaz ürünler mascara ve eyeliner ikilisidir.Siz rimeli waterproof olarak tercih edin ama benim kirpiklerim biraz döküldü waterproof rimeller yüzünden. O sebeple tercihimi;


- Farmasi All İn One Mascara ve Farmasi Deeplook Diplinerdan yana kullandım :)

* VE YARDIMCILAR

   Onlar olmasa olmaz.Genellikle severek kullandığım ürünlerin seyahat boyu ambalajlarını yanımda getirdim.Örneğin,



- Saçlarım için bu ara vazgeçemediğim iki ürün; Toni &Guy Sea Salt Sprey ve GIOVANNİ Brezilya Keratini ve Argan Özlü Saç Bakım İksiri! Deniz Suyu spreyini saç şekillendirme için, GIOVANNİ ise bakım için bana tatilimde yoldaşlık edecekler!

-Vücut bakımım için WATSONS I LOVE serisinden ahududu ve böğürtlen aromalı vicut spreyi ve body butter yanımda.Yaza en çok yakışan seri bu bence.Merak edenler  BURAYA tıklayarak  I LOVE serisi hakkındaki yorumlarımı okuyabilir :)

-  Son olarak el kremi olarak FARMASİ portakal çiçeği ve zencefil özlü el kremini yanıma alıp blog alarmını kurduk.Denenen ürünler 3 haftalık alarmımız çaldığı an blogda olacak.

     Evet bu yazımız Nihanperi Happy Holiday serimizin ilk yazısı oldu.Bayram tatili boyunca Happy HOLİDAY başlığı ile paylaşım yapmaya devam edeceğim :)

Umarım yazı hoşunuza gider ve sizlere faydalı olur.

Herkese mutlu bayramlar, mutlu tatiller ♡♡

Sevgilerimle

Nihan
    

25 Temmuz 2014 Cuma

SAÇ BOYAMA SORUNSALI-PÜF NOKTALAR

 Kadın olmak sürekli bir değişim içerisinde olmayı da gerektiriyor.Zira her geçen gün değişen moda, değişen modeller ve sürekli değişen ruh halimiz direk saçlarımıza yansıyor.

Örnek vereyim mi:

- Merve'nin (nedense hep Merve'dir o :))) saçını gördün mü aynısını ben de yapacağım!
- Benim adamın kaşı gözü oynuyor, değişiklik mi yapsam acaba? (o kaş göz hep oynar, ne yapsan nafile!)
- Aldatıldım!!! Nasıl olur, niye böyle oldu!!! Hooop kuaföre.
- SIKILDIM!!!...

Kadın ruh hali bu, saymakla biter mi? Bitmez. Bize düşen de sizlerin hayatını kolaylaştırmak!

    Kuaförlerde saç boyatmak için dünya para aldıklarını biliyorum.Elbette bir balyajı,röfleyi ya da gölgeyi evde kendi kendimize yapabilmek çok zor.Ama sevdiğimiz alıştğımız renkleri neden kendimiz uygulamayalım saçımıza? Hem hesaplı, hem de içine koyacağımız bakım yağları ile daha sağlıklı!



BOYADAN ÖNCE:

İLK KURAL : SAÇINIZDA RADİKAL DEĞİŞİKLİKLERİ EVDE DENEMEYİN!

     Evet, saçımızın iki-üç ton açık ve koyusunu evde denememekten bahsediyorum.Saç boyama konusunda tarih de yazsanız içindeki açıcı maddelerin ayarlamasını becerememek ve saça zarar vermek de var işin ucunda.Bu yüzden radikal değişiklikler için mutlaka bir uzman yardımı almalısınız.



İKİNCİ KURAL : AMONYAK İÇERİKLİ BOYALARI TERCİH ETMEYİN.

     Saç boyaları içerisindeki amonyak saç boyasındaki pigmentlerin saçta daha fazla süre kalması için vardır.Ama saç derisine verdiği zararlar malum.Zira bu işin menopoz dönemi var, saç kaybına uğramak var.Şimdi bir şey olmaz dediğiniz uygulama ileriki yaşlarda size zarar verebilir.Bu sebeple saç boyarken amonyak içermeyen boyalardan yana yapın tercihinizi.

ÜÇÜNCÜ KURAL : TEMİZ SAÇ DERİSİNE BOYA UYGULAMAYIN!

   Saç boyarken yıkanmamış kirli saçlarınız olmasına dikkat edin.Boya içerisindeki zararlı maddeler açık gözeneklerden deri altına sızarlar ve size zarar verebilirler.Yaptığınız bu hata size kızarıklık, yoğun kaşıntı ve pullanma olarak geri dönebilir.O sebeple kirli saça uygulamak daha mantıklıdır.Saç derisinin salgıladığı sebum boyaya karşı derinize koruyucu görevi görecektir.

DÖRDÜNCÜ KURAL : BOYA KALINTILARINA SAVAŞ AÇIN!

    Siyah, mavi siyah, kızıl ve kestane renkleri pigment olarak derinin sünger gibi çektiği renklerdir.Önceden önleminizi almazsanız çıkarmanız çok zor olacaktır.



    Bu sebepe saç boyamadan önce boyanın gelebilecek yerlerine (alın, şakaklar, çene kemiği başlangıcı, kulaklar ve ense) yoğun miktarda vazelin sürün.Vazelin şeffaf gibi görünse de esasen opak bir kremdir.Dolayısıyla boyayı cilde geçirmez.Vazelin sürdüğünüz takdirde  bulaşan yerleri pamukla kolaylıkla silebilirsiniz.Haresi kalsa da korkmayın şampuanla yıkarken kolaylıkla çıkacaktır.

BEŞİNCİ KURAL : KOYU RENK OJE KULLANIN!





    Şaka yapmıyorum! Boyaların içersinden çıkan eldivenler bazen yarık, adi ya da geçirgen olabilir.EĞER TIRNAKLARINIZDA OJE YOKSA BOYA KESİNLİKLE TIRNAK YÜZEYİNE GEÇER! Geçtiği takdirde tırnaklarınızı kolay kolay eski rengine döndüremezsiniz.Tırnak yüzeyi törpüsü ile törpülemeniz gerekir ki bu da tırnaklarınızı inceltir.O sebeple benim tavsiyem tırnaklarınıza koyu tonlu oje kullanmanız.Garanti veriyorum boyayı tırnaklarınıza kesinlikle geçirmeyecektir.

BOYA HAZIRLIĞI:

KURAL : SAÇ BOYANIZA ZEYTİNYAĞI, TATLI BADEM YAĞI VE TERCİHEN SAÇ BAKIM KREMİ KARIŞTIRIN.




    Hepimiz saçlarımızın boyadıktan sonra ışıl ışıl olmasını, boyanın verdiği sertliğin olmamasını, saçlarımızın yıpranmamasını isteriz.İşte saç boyanıza karıştıracağınız saf zeytinyağı, tatlı badem yağı ve azcık saç kremi hem boyanın saça daha çok yetmesini sağlar,saçlarınızı hem parlatır, hem de yumuşatır.

BOYA SONRASI :

KURAL : BOYA KALINTILARINI TEMİZLEYİN.

    Saç boyanızın nüfus edebileceği yerlere vazelin sürdüğünüz için artık temizlemek çok kolay!Nasıl mı?

*Yüz temizleme pamuğuna aseton dökerek boyaları kolaylıkla temizleyebilirsiniz.Dikkat! hassas ciltlerde bu uygulama kesinlikle yapılmamalıdır!
*Yüz temizleme toniği ya da jelini bebek yağı ile karıştırıp pamuk yardımıyla boya kalıntılarını temizleyebilirsiniz.
* Eğer bunlardan hiçbiri yok ise dolaptan hemen süt çıkarın, sütü toniğinizle de karıştırabilirsiniz.Süt de iyi bir temizleyicidir.

KURAL: SAÇINIZI SICAK SUYLA YIKAMAYIN!! YÜKSEK ISI İLE KURUTMAYIN!

    Saçınızı boyasanız da boyamasanız da aslında yapmanız gereken şey bu! Niye saç derimizi haşlayalım ki? Bununla birlikte SICAK SU İLE YIKAMA SAÇLARINIZIN DAHA ÇABUK YAĞLANMASINA SEBEP OLUR! Hele saçlarınız yağlı ise belki de saçınızdaki yağlanmanın en önemli sebebi bu!



    Sıcak su ile yıkama şampuanın ve saç kreminizin etkilerini de fazlasıyla azaltır.Bununla birlikte saçlarınızın mat görünmesine sebep olur.Denemesi bedava!

    Yüksek ısı ile saç kurutmak saçınızda yakındığınız pek çok şeyin sebebi:

Hemen söyleyelim:

-Kuruluk
-Matlık
-Aşırı yağlanma
-Saçların aniden sönmesi

    O sebeple soğuğa dönük ılık su ile yıkayın saçlarınızı.Kuruturken de soğuk ayarda kurutun.Merak etmeyin saçınızın kuruması için havaya ihtiyaç vardır.Bu havanın sıcak olmasına gerek yok:)

RENKLERİ MUHAFAZA ETME YÖNTEMLERİ:

     Gelelim en önemli konuya.Birinci kural elbette ki boyalı saçlar için koruyucu şampuan ve saç kremleri hatta türevlerini kullanmaktır.Eh onu da bütün bloglarda tavsiye olarak bulursunuz.Ben size daha canavarca yöntemlerle geleyim:)))

BİRİNCİ YÖNTEM : BOYAYI YAPTIĞINIZ HAFTA DİREKT SAÇ BAKIM YAĞLARI İÇEREN MASKELER YAPMAYIN.

     Evet bu doğru.Çünkü boya saçınıza daha yeni tutundu, bırakın alışsın saçınıza.Biberiye yağı vs. gibi birtakım yağların boya çözücü özellikleri vardır.Hazır saçınızı boyamışken ışıl ışıl saçlarınızın keyfini çıkarın.Yeni boyamış saçınıza yağ maskeleri, karışımlar uygularsanız küvette gördüğünüz renkten ben mesul değilim.İki hafta bekleyin:)

İKİNCİ YÖNTEM : KAKAO BAKIMI




    Eğer siz de benim gibi koyu renk saç müptelası iseniz bu bakım sizin için!Siyah ve kahveler bir süre sonra parlaklığını ve canlılığını yitiren renklerdir.Saçınızı boyadıktan bir iki hafta sonra saçlarınızın matlaştığından ve renginin canlılığını yitirdiğinden yakınıyorsanız çözüm kakaoda!


     Bir tatlı kaşığı kakaoyu elinize dökeceğiniz şampuanınız ile karıştırıp saçınızı ovalamaya başlayarak bir güzel yıkayın.Mekanizma harika çalışacak ve saç renginizin canlandığını ve saçlarınızın parladığını görürsünüz.Mis gibi çikolata kokmak da yanında eşantiyon benden söylemesi!

ÜÇÜNCÜ YÖNTEM : SAÇ BOYASI AKMASINA ELVEDA!

      ARTIK 8 HAFTA BOYUNCA SAÇ RENGİMİZİ KORUYABİLİRİZ!

   İlk kez bir blogda ismini duyuyorsunuz : Pantene Pro-V Boyalı Saçlar İçin Renk Sabitleyici Renk Konsantresi!


   Bu ürünle tanıştığım için gerçekten çok mutluyum.Duş esnasında yapabileceğiniz küçük bir işlem ile hem saç boyanızın akmasını önleyeceksiniz, hem de 8 haftaya kadar canlı renkler sizlerle olacak.

    NASA teknolojisi ile yapılan bu ürün boyalı saçlarda harika sonuçlar veriyor.Demek ki NASA sadece uzay araştırması yapmıyor, saçlara da el atıyor:)

    İnstagramdan sürekli olarak saç boyamın ne olduğunu soran oldu, elbette saç boyasının da etkisi var ama saçımdaki rengin bu kadar uzun süre canlı görünmesinin sebebi bu ürün kızlar.



   Miktar olarak minik bir ürün olsa da bana yetiyor.Ben ona küçük mucize diyorum.Duşta saçımı şampuanladıktan sonra suyunu sıkıp tüm saçıma uygulayıp 5 dakika bekletiyorum.Sonuç HARİKA!! Eskiden küvette mavi mavi suların aktığını gören ben, artık bu sularla çok çok az miktarda karşılaşıyorum!

  Yalnız şunu belirteyim ürün Gratis'te şuanda 3,00 TL ve ben bunu yazdıktan sonra eminim ki bitecek.Bebak, Rimmel 14 Gün Bakım Ojesi'nden sonra bu ürünü de bulamıyoruz serzenişlerini göreceğiz.Yalnız ürün 13.90 gibi bir fiyata satılacak, seri davranın!

Saç boyama yöntemlerine el attıktan sonra saç parlaklığı ile ilgili bir yazı daha hazırlayacağım, geri dönüşleriniz benim için çok önemli zira Nihanperi'yi daha güzel yerlere taşıyacak!.Keyifli okumalar sizlere..

Umarım memnun kalmışsınızdır yazıdan..

Sevgilerimle..

Nihan

   



24 Temmuz 2014 Perşembe

FARMASİ SKİN PERFECTION BALM BB KREM VE 5 İN 1 BB EYE CREAM YORUMLARI

Farmasi ten ürünlerine devam etmek istedim bugün ki yazmasak olmazdı!

BB kremler hayatımıza gireli nerdeyse 3,4 sene olacak.O kadar çok çeşit denedik ki, ve o kadar çok soru cevapladık ki bu konuda :)

BB kremler ile sivilce izlerini, güneş lekelerini ve cilt lekeleri ile cildimizdeki renk eşitsizliklerini tıpkı fondoten kullanıyormuşcasına hafifletebiliyoruz artık.



Peki Farmasi Skin Perfection All in One BB kremle neler yapabiliyoruz bir bakalım :



   Öncelikle içerikten bahsedelim ki kozmetik markalarının son dönemlerde ürünlerinde kullandığı Macademia özü ile tanışalım.Bu öz cildimizi gün içerisinde kurutmayacak şekilde nem vermeyi hedefliyor, dolayısıyla ciltte pütürlenme ve kuruma ile karşılaşmıyoruz.Ürün aynı zamanda B3 vitamini ile cildimizi destekleyerek doğal bir ışıltıya kavuşmamızı sağlıyor.İçeriğindeki yulaf özü de hem lekelere karşı savaş açıyor hem de cildimizi besliyor.


    İçerikte kolajen ve argan yağı ile karşılaşıyoruz ki bu da yoğun bir detox sağlıyor ve dolayısıyla antiaging etkisi var da diyebiliriz.

    Ürünün koruma bandını kaldırdığımda akışkan bir krem ile karşılaşacağımı düşünmüştüm ancak önyargım ürünü elime sıktığımda kırıldı.Çünkü yoğun bir krem yapısı ile karşılaştım ki bu da benim için güzel bir durum.Çünkü bugüne kadar su gibi akışkan hangi ürünü kullandıysam cildimde dalgalanmalar ve gün içinde gözle görülür parlamalar gözlemliyordum.

   Cildime uyguladığımda tek kötü yönü cilt tonuma çok açık düşmesi oldu.Ancak gün içinde gözlemlemem gerektiğinden aldırmadım ve uyguladım.Orta düzeyde kapatıcılık benim için yeterli olduğundan baktığım ilk etki kapatıcılık etkisi oldu.Cilt tonumu güzel bir şekilde eşitlediğini rahatlıkla söyleyebilirim.





    Ürünü kullandığımdan itibaren cildimde yumuşama hissettim arkadaşlar.Gerçekten bu macademia özü etkisi olmalı.Zira aynı içerik sık sık kullandığım Note Cosmetics Detox&Protect fondoteninde de mevcut ve kesinlikle kuruma, pullanma gibi sorunlar ile karşılaşmıyorum.Çizgilere dolma ve sürdüğüm andan itibaren cildimde dalgalanma da gözlemlemedim.Dediğim gibi tek sorun kremin renginin cildime açık düşmesi oldu.

   Unutmadan üründe 15 faktör güneş koruma özelliği olduğunu da söylemeliyim.

   Bunca cümleden sonra bu ürünü yeniden alır mısın diye soracak olursanız, ameliyat izlerim geçtiğinde kendi tonumu alırım derim.Tatmin edici olduğunu da güvenle söyleyebilirim.

**Unutmadan olgun ciltler aynı serisinin HYARÜLONİK ASİT içeren krem ve göz kremini kullanmalı!!

   TÜRK MARKASINDAN BB GÖZ ALTI KAPATICISI!!



    Aslında bu ürüne concealer muamelesi mi yapmalıyım yoksa göz altı kremi mi gerçekten bilemiyorum.Çünkü ismi eyecream olarak geçtiğinden sadece concealer özelliği olmadığını, aynı zamanda göz altımıza da bakım yaptığını iddia eden bir ürün var karşımızda.Üstelik BB etiketini de almış sırtına.Bu da renkleri daha iyi dengelediğini bizlere göstermek için.

    Ürünün yoğun bir kapatıcılığı var mı derseniz malesef kapatıcılığı değil güzel bir aydınlatma özelliği var derim.Çok mor halkalara sahip olan arkadaşlar bu üründen tatmin olmayacaklar.Ancak koyu halka sıkıntısı olmayan arkadaşlar bu ürünün verdiği aydınlatmadan memnun kalacaklardır.



   Aslında nemli aydınlatma demeliyim!Çünkü ürün pamuk gibi dağılıyor göz altınıza sanki bir göz kremi gibi.  ( doğru ya aslında ürün aynı zamanda göz kremi!) Göz altında kuruluk sorunundan yakınan ve koyuluk sorunu yaşamayan arkadaşlar bu ürünün verdiği nemlilikten memnun kalacaklardır.Merak etmeyin çizgilerde birikme gibi bir sorun yaşamadım.( ancak bu cümlemi yazarken göz altımda sadece katlanan yerlerde çizgi oluştuğunu söylemeliyim benim kaz ayağı ya da göz altında ince çizgi problemim yok şuanda)


    Sonuç olarak Türk menşeili  bir markanın değişik özelliklerde ürün üretmesi beni ziyadesiyle mutlu ediyor.

    Bu arada eklememiz gereken bir durum var; önceki Farmasi yazımda fondotende paraben içeriğine rastladığımı belirtmiştim.Firma tarafından yapılan geri dönüşte yeni sürüm ürünlerde paraben içeriği olmadığı belirtildi.Bilginize.

Herkese mutlu günler:)

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

Nihan

21 Temmuz 2014 Pazartesi

KOYU RENK OJELERİ SORUNSUZ ÇIKARMA TEKNİKLERİ

Merhabalar!

Kadınsal mevzularımızı kolaylaştırmak için önerilerimize devam ediyoruz.Bizi biz yapan şeylerden biri de kırmızı ya da bordo ojelerdir öyle değil mi? Peki bu sevdamız nereden geliyor?

Cevap? ÇOCUKLUĞUMUZDAN:)))

Hele ki benim gibi 80li yıllarda doğanlar çok daha iyi bilir bunu.O zaman hatırlatalım.Kimler kırmızı ojeli el şeklindeki sabunlukları hatırlıyor? Hani şu fayanslara monte edilenlerden :)))


Eveeet!!! Dediğinizi duyar gibiyim!

Işte bizim kırmızı oje sevdamızın kaynaklarından biri de bu.Ama ojeyi sürmek güzel de çıkarması problem! Asetonlu pamuğun rengini alan pembe pembe parmaklar, kaç kere silinen eller? Eh bunlara da bir çözüm bulmak lazım!

Şimdi anlatacağım çözüm yolu tamamen eskilerin kullandığı bir yöntem.Gerçi son zamanlarda koyu renk ojeleri çıkarmak için tasarlanan asetonlar da var ama inanın onlar da bir yere kadar sonuç veriyor.

1.TEKNİK- TURBO GÜÇ VAZELİN!



NE YAPMALI?

   İhtiyacımız olan tek şey vazelin :)) Evet vazelin ile hem tırnak etlerini yumuşatmaya hem de bordo/siyah/kırmızı ojeleri tırnak kazımadan çıkartmaya var mısınız? :)

     O zaman tırnakları etler dahil vazeline bulayınız efendim.Dilerseniz ellerinizi vazelinin içine sokup 5 dakika bekletin, dilerseniz bol bol sürüp bekleyin seçim sizin!

    5 dakika sonra vazelinde bekletilen tırnaklarımızı asetonla silmek çok kolay olacak.Silin tırnakları bakın bakalım kalıntı eskiye nazaran nasıl :)

   Tırnak bakımı ile ilgili pek çok yazı paylaştım instagram ve blogda.Bu yapacağınız işlemin dahi tırnaklara faydası var.Nasıl mı?

    Vazelin içeriğinde keratin bulunur ve keratin tırnakları bir folyo gibi kaplar, korur.Aynı zamanda vazelinle yumuşayan tırnak etlerine hem daha kolay manikür yapılır ya da manikür yaptırmayanlar için geriye itme yöntemi daha zahmetsiz hale gelir.O sebeple bir yandan tırnaklara bakım yaparken diğer yandan koyu renk ojelerimizi kolay bir şekilde çıkarabiliriz.

2.TEKNİK- NAYLON ÇORAP-ANNEANNEMİN DİZ ALTI ÇORABI YÖNTEMİ (+18)

(Kübra'cım kulakların çınlıyor mu ;)

    Merak etmeyin banka soymayacağız, amacımız sadece koyu renk oje çıkartmak! :))) Koyu renk ojelerimizin tırnakta pembelik yaratmaması için en güzel temizleyici caaart diye kaçırdığınız için burnunuzdan dumanlar çıkarak baktığınız seksapalitasyon oranı tavan yapmış çorabınızdır!!! :)))))

Müjdee müjde sizeee :)))



    Kaçan çorabınızı büzerek üzerine aseton döküp tırnaklarınızı silin.Oje kolaylıkla çıkacaktır.Çıkarır mı diye soru işaretleri ile bakmayın yüzüme; halıya dökülen ojeyi çıkaran o seksi çorap tırnaklarınızın ojesini mi çıkaramayacak!

    Evet, bu makyaj ve güzellik bloglarında bir ilktir, denemesi bedavadır ve aslında 60'lı yıllarda yapılan pek revaçta bir yöntemdir.Ha limonu da mı icat ettin diyenler vardı, hayır, emin olun naylon çorabı da ben icat etmedim :)

  Gördüğünüz gibi hayatta herşeyin bir çaresi var, güçlü ve zeki kadın herşeye çözüm bulur! Bizler dünyanın en zeki varlıklarıyız! Bu dünyada zeki erkek timsali bana göre tek kişidir, o da bloğumun en güzel köşesinde yerini almış durumda zaten.O sebeple zekanızın ve pratikliğinizin keyfini çıkarın hanımlar.Eminim iki salınsanız sizden de daha ne tüyolar çıkar!

Hadi denemesi bedava :)

Emeğe saygı!

Herkese sevgiler :)

Nihan


20 Temmuz 2014 Pazar

BİTMİŞ EYELİNER VE CONCEALER FIRÇALARINI ATMAYIN!

Bitmiş eyeliner ve concealer sizin için bir zaferdir! Neden? İstikrarlı olarak kullandığınız bir üründür ve sonuna kadar bayıla bayıla kullanmışsınızdır, sonunda bir ürün sizi mutlu etmiştir... Ya da ohh be!! Hiç beğenmediğiniz üründen kurtuluyorsunuz :))

Ama bazı şeyleri atmamak, hatta değerlendirmek lazım.Ben de bunun arayışına girdim.

EYELİNER FIRÇASI NELERE KULLANILIR?


   Eyeliner fırçasını alıkoydunuz ve güzelce dezenfekte ettiniz.Şimdi fırçamızı nerelerde kullanabiliriz bir bakalım :

* EYELİNER FIRÇASI ALMANIZA GEREK YOK, BOŞA PARA VERMEYİN BİR EYELİNER FIRÇANIZ VAR ARTIK!
 
    Jel eyeliner sevdasına hepimiz kapıldık öyle değil mi :) Hatta bu jel eyeliner ile çok ince uygulamalar yapamadığımızdan yakındık çünkü jel eyeliner fırçaları HEP KALINDI!

    Eyeliner fırçası jel eyeliner fırçasından her zaman iyidir! Size daha az hata yaptırır arkadaşlar.O yüzden jel eyelinerlarınızı, ıslatarak eyeliner olarak kullandığınız farlarınızı da temizlediğiniz fırçanız ile harika bir şekilde kullanabilirsiniz!


    Demekki neymiş? Bilmem ne marka eyeliner fırçası çıkarttıysa hemen koşup almanıza ya da ballandıra ballandıra anlatarak insanlara masraf yaptırmaya gerek yokmuş!

* KAŞLARIMIZIN ARALARINI DOLDURMAK İÇİN AÇILI MAÇILI FIRÇA ALMANIZA GEREK YOK!

    Özendiniz ve kendinize bir kaş farı aldınız.Kaşlarınızda çizgisel boşluklar var.Maşallah kaş farlarından çıkan farlar kaşınız için değil gözünüze gölge yapacak kadar büyük öyle değil mi?...


 
   Sorun yok temiz liner fırçanız var! Eyeliner fırçanız kaş farınızı sadece uç kısmına alır ve siz çizgi şeklindeki boşluğunuzu sanki resim yapar gibi fırçanızla doldurabilirsiniz.Emin olun daha doğal ve noktasal bir uygulama olacak!

* NAİL ART FIRÇASI MI ÇIKMIŞ? NE GEREĞİ VAR?

    Evet? Ne gereği var üstelik hem sert hem de kalemle çizer gibi şekiller yapabilecekken?


    Kaygan bir kağıda ojelerinizi damlatıp eyeliner fırçanızla tırnaklarınızın üzerine harika şekiller yapabilirsiniz.

     Benim gibi nail art sevmeyenler için de güzel bir haberim var.French cizgisi bu fırça ile çok kolay, benden söylemesi! :))

CONCEALER FIRÇASI NELERE KULLANILIR?

     Concealer fırçasını alıkoydunuz ve dezenfekte ettiniz.Nereye kullanacağız bakalım :

* MAKYAJ KUSURLARI CONCEALER FIRÇASI ILE DÜZELTİLİR!

    Corrector pen'miş! Bizim de Concealer fırçamız var arkadaşım.
    Hepimiz kirpiklerimizim altına dökülen far ve rimel kalıntılarından nefret ederiz öyle değil mi? Islak mendil ile alırsanız bütün makyaj dağılır, elinizle alsanız rimel kalıntısı çizgiye dönüşür boyar...

Eee ne yapacağız o zaman? Çok kolay.

   Far döküntüleri concealer fırçasına hemen yapışacaktır.İnatçı durumlar için concealer fırçasını bir nemlendiriciye batırarak hataları silmeniz mümkün!

    Bunun dışında alt kirpik diplerine far uygulamışsanız ve beğenmemişseniz batırın hemen nemlendirici ya da fondotene.Silmesin de göreyim!

* CONCEALER FIRÇASI ASLINDA LİPGLOSS FIRÇASININ AYNISIDIR!

    (Yazar burada zzzttt erenköy modunda:)))

     Evet yanlış okumadınız.Hadi yatak odanıza gidin de bir bakın.Resimde gördüğünüz fırçalar arasında fark var mı?


     O halde elimizde tertemiz bir ruj karıştırıcısı var.Rengi mi beğenmediniz? KARIŞTIRIN! Harika bir lipglossunuz var ama dudağınızdaki rujun üzerine sürdüğünüz zaman fırça batacak öyle değil mi? Ee batırma o zaman! Elinde başka bir fırça olmuş oldu.Sür gitsin!

* OJE SÜRERKEN YAPILAN HATALAR BU FIRÇA İLE DÜZELTİLEBİLİR.

      Her zaman elimizin ayarı bir olmayabiliyor.Elimiz titrer, acele işe şeytan karışır.İnsanız! Herşey dört dörtlük olacak diye birşey yok!
 
       Aseton kapağını ters çevirip içine azcık aseton koyup concealer fırçanızı batırarak tırnak kenarlarınızı temizleyebilirsiniz.Çok kolay!

     Evet kızlar, iki minik ve çöpe doğru yollanan malzeme bakın ne işlere yarıyor.Artık yok liner fırçasıymış, nail art fırçasıymış, corrector peni imiiş....gerek var mıymış masrafa girmeye?

Bence yokmuş....


Yazı ve fikir bana aittir.Bir yerde rastlamam inşallah; zira Fikri ve Sınai Haklar bazında suç, hatırlatayım.Emeğe saygı duyun!

Herkese sevgiler ♡
Nihan
    
   

FARMASİ TEN ÜRÜNLERİNE GENEL BİR BAKIŞ -FARMASİ HİGH PERFORMANCE ANTİAGİNG& SHİNE CONTROL 16 H FONDOTEN

   Evet 4 hafta geçti ve yazı alarmımız çaldı.Artık gönül rahatlığı ile Farmasi ürünlerinden bahsedebilirim.

    Helal kozmetik yazımı okumuş muydunuz? O halde Farmasi ürünlerinden bahsetmeden önce BURAYA tıklayarak öncelikle helal kozmetik konusunda kısa bir bilgi edinmek hepimiz için çok faydalı olur.Zira bu yazı Farmasi ürün içeriğine korku dolu gözlerle bakmamamız gerektiğini bize hatırlatacak.


   Biliyorsunuz ki Nihanperi'nin üslendiği en büyük misyon Türk sermayesine katkıda bulunmak ve Türk kozmetiğini daha yüksek seviyelere ulaştırmak.Farmasi de Türk kozmetik markalarından biri.Istanbul Ömerli'deki fabrikalarında üretimlerine devam eden Tan-Alize Kozmetik A.Ş'nin yarattığı Türk Markası. Bloguma yazarken memnun kaldığım ürünlerden Made in Turkiye diye bahsetmek benim için inanılmaz bir mutluluk!


    Açılışı ten ürünleri ile yapmak istedim.Ten ürünleri deyince akla BB krem, Concealer, Fondoten vs. geliyor.Ben de en çok beğendiğim üründen yani Farmasi High Performance Antiaging & Shine Control 16 h Fondoten ile başlayayım.

FARMASİ HİGH PERFORMANCE ANTİAGİNG &SHİNE CONTROL 16 H FONDOTEN


     Kalıcı fondoten olarak bugüne dek bir çok fondoten kullandım.Tek tek de saymayalım ama en iyi örnek Loreal İnfalliable fondotenidir.Özellikle yaz aylarında sıcakların bastırması ile yüzlerimizde durmayan fondotenlerden yakındığımız süre zarfında aslında ihtiyacımız olan fondoten tipi bu! Keza karma ve yağlı ciltler için de mevsim ne olursa olsun meydana gelen parlama problemleri; hatta 35 yaş sonrası kırışıklık görünümünün artması gibi durumlarda da bu tip fondotenleri seçmemiz gerekiyor.

   Fondoten içeriğindeki anti-aging aktifi (Thermus Thermoshilus deniyor buna) sayesinde oluşmuş kırışıklıkları azalttığı, yeni yaşlanma izlerinin oluşumunu engellediği ve hücresel yapılanmayı arttırarak, cildi güneş ışığının zararlı etkisinden koruduğu söyleniyor. Yaşa bağlı oluşan lekeleri azaltıcı özellikleri de var bu fondotenin.

     Ben de ürünü kullanmaya hemen başlayıp telefon alarmını kurdum.Biliyorsunuz ki geçirdiğim operasyon sonrası yüzümde üç tane geçici iz var ve şuanda fondotenden beklentim en azından izlerimi kapatması.Kapattı da. İnstagramda bu fondoten ile yapmış olduğum makyajlarda izlerin gayet güzel kapandığını hep birlikte gördük.




  
    Gün içerisinde parlama gibi bir sorunum kesinlikle olmadı.Çizgilerim olmadığından kamufle etti mi anlayamıyorum ama kapatıcılığından ve gün içinde ağırlaşmama özelliğinden çok memnun kaldım.

    Ürünün özellikleri sadece bunlar ile de kalmıyor.Üründe spf 15 özelliği var, bu da yazın yüzünüze baz olarak güneş koruyucu üzerine sürülebilecek bir fondoten olduğunu gösteriyor (beyaz tenler için), esmer ve bronz tenlerde rahatlıkla tek başına uygulama yapabilirsiniz.

    Ürün içeriğinde markanın helal kozmetik sertifikasına rağmen paraben ve paraben türevlerini görüyoruz.Ben içeriğe çok takılan biri değilim ama bu konuda hassas olan arkadaşlar bilsin ki paraben içeriyor.

    Ürün ambalajı oldukça kullanışlı ve cam şişede ayrıca.Ambalaj pompalı olunca sıktığımızda fazla ürün çıkar mı diye korkuyoruz ama korkmayın ürün gayet kullanabileceğiniz miktarda çıkıyor.

    Sonuç olarak memnun kaldığım güzel bir fondoten olduğunu söyleyebilirim.Hatta şu yorumu yapmamda da sakınca yok.Fondoteni beğendiğim ve diğer Farmasi ürünlerinden ihtiyaçlarım olacağında almak için üye oldum bile :)

    Yarınki yazımız ise Farmasi Skin Perfecting Balm All İn One BB krem ve 5 in 1 BB eye cream hakkında olacak.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle ♡♡
Mutlu Pazarlar
    
  

Sevgilerimle ♥♥♥

Sevgilerimle ♥♥♥